Erkan Baş, muhteşem konuşmuş:
“Dünyanın savaş baronları, katiller, haysiyetsizler, Epstein belgelerinde adı geçen sapıklar Türkiye'ye gelecekler diye duvarların önüne brandalar çekiyorlar
Şu yaşadığımızı dünyanın görmesinden utanıyorlar ama bunları bize yaşatmaya utanmıyorlar”
Deniz Yavuzyılmaz:
"AKP dönemindeki yolsuzluklarla ilgili yaptığım 39 suç duyurusundaki parasal hacim 600 milyar lira! Eski parayla 600 katrilyon.
Ankara-İstanbul Demiryolu Hattı Rehabilitasyon İşi’nde; 5 km’lik T-26 tünelinin her bir kilometresinde 1 katrilyon yolsuzluk tespit ettik."
Müjde Kuşu kitaplarımız geldi.
Birisi arşivime birisi İngiltere’de yeni doğacak yeğenimin kızına.
Diğeri Alya’ma.
Kalanı da hediye edeceğim.
Dayanışma yaşatır.
Bir şehirden diğerine yürürken gördük ki...
Yol, cümleden uludur.
Yol, yolcudan da uludur.
Önemli olan doğru yolda olmaktır.
Bugün Diyarbakır’da vatandaşlarımızla bir olduk. Yolda, çarşıda, tarlada buluştuk.
Bizim bu mücadelede, milletimizden başka sığınacak kimsemiz yoktur.
Millete sığınıyoruz, millete güveniyoruz.
@baristerkoglu EMPERYALİST @NATO (bazı) üyelerine müstemleke muamelesi yapmayı sever
ABD İSRAİL ORTAK GÜVENLİK PROJESİ BOP UN EŞBAŞKANI @RTErdogan da kendi halkına bu muameleyi reva görmüş
Şaşırmadık tabi
NATO ya karşı protesto ya bile tahammülü olmayan RECEP ERDOĞAN için görev günü
Gözaltındaki 62 yaşındaki Gül Özgür’ün oğlu anlattı:
“Annem gelen jandarmaya ‘Beni neyle yargılıyorlar kuzum’ diye sormuş.”
Aslında olan biten belliydi. Ne zaman
Türkiye’de bir NATO toplantısı olsa, ne zaman bir ABD başkanı ziyarete gelse, ne zaman emperyalist bir buluşma gerçekleşse... Yollar asfaltlanıyor, duvarlar boyanıyor, şehirler vatandaşlara kapatılıyordu. Öte yandan, emperyalizm karşıtı solcular protesto etmesinler diye evlerinden toplanıyor, yanlarına da alakalı alakasız herkes eklenerek gözaltı listeleri şişiriliyordu.
https://t.co/eMXu1UGFkd
Adalet Bakan Yardımcısı Burak efendi!
Ekrem İmamoğlu,Onursal Adıgüzel Adalar Belediye Başkanı Ercan kardeşimizi ziyaret etme talebime 24 saattir izin vermedin.
Hayırdır Burak efendi!
Orası babanın özel makamı mı?
Milletvekilinin ziyaretine sen hangi hakla izin vermiyorsun?
Hakkında birçok suçlama bulunan İBB bürokratı Gürkan Akgün savunma yapıyor. Keşke bu savunmalar televizyondan verilebilseydi de Akgün’ün verdiği şehircilik ve imar dersi herkes tarafından izlenebilseydi. Sizden ricam boş zamanlarınızda https://t.co/u0SbhpE8zk sitesine gidin bu adamlar ne söylüyor diye bir bakın. İçiniz acıyacak. Gürkan Akgün’ün, Elçin Karaoğlu’nun, Ali Kurt’un, Büşra Gökçe’nin, Kaan Sürmegöz’ün, Elif Güven’in, Pınar Türker’in, Mehmet Pehlvan’ın savunmalarının bütününü okuyun. Bir de empati yapın, ‘benim başıma gelse ne yapardım’ diye düşünün!
Müdürenin hangi üniversite mezunu olduğunu, ataması ne zaman yapıldı, formasyon aldı mı? Öğrenemedik. Bir şekilde konu hızla gündemden düştü.
Paylaşın dostlar lütfen
@Muhabir_Haberr Ah benim güzel partim ,birisi kapılara polisler gelecek kırılacak deseydi hadi oradan ,her yerde olur bizim partimizde olmaz derdim .
CHP li görünümlü akepeliler Allah topunuzun belasını versin hepinizin zürriyeti kurusun.
Düşman yapmazdı
Adam oturmuş hiç bir şey bilem diyor
@Muhabir_Haberr Ben CHP İZMİR ÜYESİ VE ESKİ MAH DELEGESİ OLARAK DEMOKRASİ DARBESİ BUTLAN SALDIRISINA ATAMA KAYYUMA HAYIR DİYORUZ. GEN BŞK.NIM SEÇİLMİŞ MAZBATALI SAYIN ÖZGÜR ÖZEL'DİR. BİZ SAYIN İMAMOGLU VE ÖZGÜR ÖZEL VE MANSUR BAŞKAN İLE BİRLİKTEYİZ SEÇMEN DELEGE MILLETVEKİLİ CHP ÖRGÜTÜ OLARAK
@Muhabir_Haberr Kemal Gürsel Berhan yarkadaş duyuyor musunuz ? İstediğiniz ihaneti yapın bu halkı karşınıza almanın bir bedeli olduğunu göreceksiniz ve bir daha siyaset değil bakkal açsanız bu halktan selam dahi alamayacaksınız! Hodri meydan !
#SONDAKİKA | 74 il başkanı ve 81 ilden örgüt temsilcileri, mahkeme kararıyla göreve atanan CHP Genel Merkezi'ne seslendi:
'Görevden almalarınızı, ihraçlarınızı tanımıyoruz. Korkmuyoruz, yılmıyoruz, boyun eğmiyoruz. Olağanüstü kurultay istiyoruz. Dayanışmamızı ve kararlılığımızı teslim alamayacaksınız. CHP örgütü yenilmez. CHP örgütü unutmaz.'
Irmak öğretmenimizi tokatlayarak ölümüme sebep olan bu diplomasız ahlaksız kadın tutuklanana kadar paylaşmaya devam edeceğim
ASİL TÜRK MİLLETİ
UNUTMA
UNUTTURMA
Hak ettiğin cezayı alana kadar unutturmayacağız..
#melahati̇leritutuklansın#irmaköğretmeniçinadalet
Millet bu habere ERİŞİM ENGELİ, HESAP KAPAMA, YALANLAMA gelmeden okuyun❗️❗️❗️
Eşi benzeri görülmemiş SAHTECİLİK olayıında dünya rekoru kırmışız❗️
Mahkeme şokta❗️❗️❗️
Kazakistan Astana Büyükelçilik inşaatında şirket “Paramı vermediniz” diye dava açıyor,
Dışişleri Bakanlığı mahkemeye “ÖDEDİK” diye sahte belgeler sunuyor,
✅ Büyükelçi imzası SAHTE
✅ İdari Ataşe imzası SAHTE
✅ Bölge Koordinatörü imzası SAHTE
4 sahte ödeme tutanağıyla tam 15.074.542 DOLAR (yaklaşık 700 MİLYON TL) kasadan çıkmış gibi gösterilmiş❗️
Para şirkete gitmediğine göre 15 milyon dolar kimin cebinde?
Vallaha ben demiyorum, hiçççç bana saldırmayın trolcükler. TBMM’nin seçilmiş DEDEKTİF lakaplı, AKP’nin korkulu rüyası Zonguldak milletvekilimiz @yavuzyilmazd diyor. Haberi ortaya çıkaran @baristerkoglu çıkarmış. Aha da belgesi👇👇👇
@avcemilcicek Öyle bir olay olacakki İzmir'de, arkanıza bakmadan kaçacaksınız...O partiyide sizden alacağız....Atam' ın "geldikleri gibi giderler" sözü tam da size uygulanacak tarife....
Fahrettin Altun’un oğlu Mustafa Bilge Altun, 20 yaşında MBA Tarım şirketini kurdu. 23 yaşına geldiğinde 210 milyon TL’lik sermaye artışına gitti. ‘Bu servet nasıl yapıldı’ diye sorduk. Yanıt bile vermediler. Şimdi yargı eliyle haberimize erişim engeli getiriyorlar.
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
Tarih Unutmaz Arşiv Yalan Söylemez.
Saat sabahın dördü...
Kaybeden aday hışımla İlçe Seçim Kurulu’ndan içeri girdi. Kurul Başkanı hâkime döndü ve bağırdı: “Şu haline bak sarhoş adam. Şu adalete bak. Kimlere kalmış. Seni yakacağım. Hepinizi adli tıbba göndereceğim, seni süründüreceğim. Yakacağım.”
Tarih: 27 Mart 1989.
Yer: Beyoğlu İlçe Seçim Kurulu.
Hakaret eden ise Beyoğlu’nda başkanlık seçimini yüzde 21.7 oy alarak kaybeden Recep Tayyip Erdoğan. Hakaret ettiği kişi, İlçe Seçim Kurulu Başkanı 2. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi Nazmi Özcan.
Erdoğan oyların sayımında “kesin bir şey olduğunu” düşünüyordu. İtirazı reddedilince kurulu basmış ve ağzından hakaretler dökülmüştü. Bununla da kalmamış, hâkimin sarhoş olduğunu ispatlamak için onu adli tıbba götürmeye çalışmıştı.
Erdoğan yargıdan kaçtı
Nazmi Özcan, Anadolu’nun birçok yerinde görev yapmış bir hâkimdi. “Delikanlı” denilen bir duruşu vardı. Silah taşıyordu. Sinirlerine hâkim oldu. Hayatında kimseye dava açmamıştı. O gün Erdoğan’ı adalete teslim etmeye karar verdi.
Özcan’ın yanı sıra 7 sandık görevlisinin daha imzasıyla tutanak tutuldu. Erdoğan, 31 Mart 1989 tarihinde polis nezaretinde Beyoğlu Adliyesi’ne getirildi. Tutuklama talebiyle Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Avukatı Erdoğan’ın tutuklanacağını anlayınca, “Reis! Hemen gitmemiz lazım buradan” dedi. Erdoğan kaşla göz arasında kayıplara karıştı. O gün Erdoğan’a “kaç” diyen avukat sonradan AKP’de milletvekili olacak Zeyid Aslan’dı. Evet, Meclis’te gazetecilere “Bacak aranızı çektirip gazeteye bastırsam”, milletvekiline “Terbiyesiz. Senin kıçını si..erim” diyen, Meclis Komisyonu’nda Yargıç Ömer Faruk Eminağaoğlu’na uçan tekme atan kişi.
Hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılan Erdoğan, 27 Nisan tarihinde adliyeye geldi. Kardeşi Mustafa Erdoğan aracılığıyla “birahane sahibi ve kumar işleriyle ilgilenen” Kudret Bey’e haber göndermişti. Kudret Bey, adliye binasındaki “dostları”yla görüştükten sonra Erdoğan’a “gidebilirsin” demişti. Erdoğan, tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderildi. Sadece 4 Mayıs 1989 tarihine kadar, yani bir hafta cezaevinde kaldı. Tekrar hâkim karşısına çıkarıldı ve 500 bin TL kefaletle serbest bırakıldı. Yargılama sonunda 6 ay hapis ve 20 bin TL para cezasına çarptırıldı. Hapis cezası TCK’nin 72. maddesi gereğince 920 bin TL para cezasına çevrilerek tecil edildi. Yani Erdoğan hapse ilk kez “şiir okuduğu” için değil, seçimlere itiraz ederken ettiği hakaret nedeniyle girdi.
BU HABERI LÜTFEN YAYIN SARAYLININ KIM OLDUĞUNU HERKES IYI BILSIN
KEMAL TAŞDEMİR..