ÖSYM, AGS 2025’ten sonra 2026’da da istatistikleri ve net ortalamalarını sır gibi saklamaya devam ediyor. Daha katsayı hesaplamalarını doğru oturtamayan sistem, şimdi de şeffaflıktan uzak bir kapalı kutu süreci yürütüyor. Adaylar kendi sıralamasını ve yığılımları neden göremiyor? Bu gizem kime hizmet ediyor?
#26AGSiçinDDK #26AGSÇözüm
Sonuçlarımız yanlış hesaplandı
Bu yanlışlığın üstü kapatılmaya çalışılıyor
Bizim sonuçlarımız 2025 verilerine göre hesaplanmıştır
Biz bu şaibeli durumun Devlet Denetleme Kurulu tarafından incelenmesini istiyoruz
@RTErdogan@oktay_saral#DevletDenetlemeKuruluÖSYM
Sonuçlarımız yanlış hesaplandı
Bu yanlışlığın üstü kapatılmaya çalışılıyor
Bizim sonuçlarımız 2025 verilerine göre hesaplanmıştır
Biz bu şaibeli durumun Devlet Denetleme Kurulu tarafından incelenmesini istiyoruz
@RTErdogan@oktay_saral#DevletDenetlemeKuruluÖSYM
AGS SONUÇLARI AÇIKLANDI. ANCAK BU NE ARKADAŞ, SONUÇLARI GEÇEN SENEKİ SISTEME GÖRE AÇIKLAMIŞLAR, SÜREKLI SISTEM DEĞIŞIRSE SONUÇ BU OLUR. YAZIK YAZIK BU ÖĞRETMENLER DENEME TAHTASI DEĞIL…
#ösymbaskanıistifa
İLK FIRSATTA SOLUĞU CİMER’DE, BİMER’DE ALAN VELİLER İÇİN;
Ben de bir VELİ ŞİKÂYET HATTI istiyorum.
Soracaklarım:
Çocuğunuza neden banyo yaptırmıyorsunuz?
Çocuğunuzun beslenmesine neden özen göstermiyorsunuz, her gün neden çikolatalı ekmek koyuyorsunuz?
Çocuğunuzun tırnaklarını neden kesmiyorsunuz?
Çocuğunuzun defter ve kitapları hâlâ neden kaplanmamış?
Veli toplantılarına neden katılmıyorsunuz?
Çocuğunuz ateşliyken, burnu akıyorken neden okula gönderdiniz?
Çocuğunuzla neden yeterince ilgilenmiyorsunuz?
Çocuğunuz bu kadar küfrü nereden öğrendi?
Çocuğunuza yetişkinlere yönelik televizyon dizilerini neden izletiyorsunuz?
Çocuğunuza şiddet içeren bilgisayar oyunlarını neden oynatıyorsunuz?
Çocuğunuzla neden oyun oynamıyorsunuz?
Çocuğunuza neden kitap okumuyorsunuz?
Çocuğunuzun arkadaşlarını neden tanımıyorsunuz?
Çocuğunuzun gözlerinin bozuk olduğunu neden fark etmediniz?
Çocuğunuza tuvalet alışkanlığını neden kazandırmadınız?
Çocuğunuzun kırtasiye ihtiyaçlarını neden karşılamadınız?
Çocuğunuzu neden dövdünüz?
Bu çocuk sizin çocuğunuz mu, yoksa benim mi?
Birbirinizden boşandınız, çocuğun ne suçu var?
En kıymetlinizi bize emanet ettiniz; o hâlde neden onların yanında öğretmenler hakkında dedikodu yapıp hakaret ederek moralimizi bozuyorsunuz?
“Çocukların sözlerden çok iyi örneklere ihtiyacı vardır.” sözünün gereğini neden yerine getirmiyorsunuz?
Sevgili Veli;
Elinizdeki cep telefonu ekranından gözlerinizi kaldırın ve etrafınıza bir bakın.
Sanal ortamda sevgilinize sarılıp dostunuza darılacağınıza, klavye mücahidi olup vatan kurtaracağınıza; evladınıza sarılın, eşinize sarılın… Öğretmenin gırtlağına sarılmadan önce.
Anne olun.
Baba olun.
Veli olun.
İyi insan olun.
Öğretmenlerin maalesef sahibi yok.
“Hakikat, hayatın öğretmenidir.”
Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci — Yazar
Kadının kendisi 19 yaşında tecavüze uğramış, yetmemiş tecavüzcüsü ile evlendirilmiş. Kızı ise aynı adam tarafından cinsel istismar görmüş. Kadın şikayetçi olmuş, yıllarca adalet aramış ama “kaçma şüphesi yok” denilerek tutuklanmamış adam. “İntihar etmeyeceğim” dedikten bir ay sonra da ölü bulunmuş kızıyla birlikte.
İşte yarattıkları Türkiye bu, yoksullar için cehennem.
Öğretmen İbrahim Oktugan’ı hatırladınız mı?
Vatandaşlık satın alan Iraklı bir ailenin 17 yaşındaki şımarık çocuğu tarafından 5 el ateş edilerek katledilmişti.
Ömrümü eğitime vermiş, sayısız öğrenci yetiştirmiş bir öğretmendi.
Ceren Damar. Sınavda kopya çektiğini tespit ettiği öğrenci Hasan İsmail Hikmet tarafından kendi odasında katledildi.
Fatma Nur Çelik. 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanarak katledildi. Fatma öğretmen, geçen sene uyarmış ve tehlikeye dikkat çekmişti. Dedikleri dikkate alınsaydı bugün hayatta olacaktı.
Önümüzdeki tablo bu. Şimdi öğretmeler kendini nasıl güvende hissetsin? Zaten “cimer” meselesinden ötürü bile birçoğu haklı olsa da ağzını açamıyor.
Öğretmenler hem sistem hem öğrenciler hem veliler tarafından ayrı ayrı mobbinglere maruz kalıyor. Halden anlayan aileler elbette var ama yeterli değil.
Birçok aile evinde bir oğluyla baş edemiyorken öğretmenlerin her gün 30-40 tanesi baş edebilmesini bekliyor. Öğretmen bir şey dediğinde gecenin bir saati whatsaptan mesaj alıyor…
Bu şekilde bir sistem olmaz. Baştan aşağı değişmeli.
#öğretmenlersahipsizdeğildir
🚨Eski Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, (Fatmanur öğretmen hakkında)
''Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız.
Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı.
Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere.
Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa.
Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.''
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bugün Fatma Nur Öğretmenimizi Öğrencisi katletti!
Bu mesleği hiç yapamayacak mıyız? Bireysel ve bağımsız bir hayat kuramayacak mıyız? Tek bir çocuğun bile hayatına dokunamayacak mıyız? Mesleğimiz sorulduğunda rahatça öğretmenim diyemeyecek miyiz? Kendimizi hiçbir işe yaramıyormuş gibi mi hissedeceğiz?
Bir sınıf öğretmeninin paylaşımı:
"Sayın veliler;
Çocuğunuz özgüvenli ve hiperaktif degil!
Saygısız ve şımarık!
Bunun böyle olmasının sebebi öğretmenler değil! "