hiçbir polis yerde yatan birini tekmelemedi diye veya kendi halinde yürüyen birinin kafasına vurmadı diye üstleriyle problem yaşamaz bunları yapan bundan zevk alıyordur isteyerek yapıyordur böyle emir kulluğu olmaz
her gece miting biter bitmez polis saldırıyor. bu olay yokmuş gibi mi yapacak chp? mvler belediye başkanları orada çadırda kalacak. ofislerini taşıyacak. orada yaşayacaklar. kitle de arkalarına geçecek. mitingi bırakın. orayı bir yaşam alanına çeviremezseniz sönüp gidecek enerji.
@vizebox_ Merhaba, almanyanın vize reddi sonrası itirazı için güncel durumu hakkında bilginiz var mı? Konsolosluğa dilekçe yoluyla itiraz edebiliyor mutuz yoksa bu yol kaldırıldı mı?
Ayasofya’da üst galeriye girişte Türk vatandaşlarından 25€ alınacak olması, müzekartın geçmeyişi, böyle bir mekanın özel bir firmanın “işletmesine” tahsis edilmiş olması, yapılan kepenkli fiziki müdahale baştan aşağı ve tamamen yanlış bir uygulama ve hiç etik değil. Bunu benim aklım da, görgüm de kabul etmiyor. Ayasofya’ya hem ibadet hem de ziyaret için kontrollü bir giriş ve içeride kalış süresi olmalı. Türk vatandaşlarından üst kat galeri için sembolik bir ücret alınabilir ancak yabancılarla aynı ücretin talep edilmesi doğru bir yaklaşım değil. Mekanın Ayasofya oluşu, bu mekanın özel bir firmaya tahsis edilmesi ve giriş ücretinin ülkenin yerlisine yabancı bir para birimi -üstelik de Euro- üzerinden salınması ister istemez biz sömürge miyiz sorusunu oluşturuyor zihinde. Kişi başı bugün 820₺’ye, kısa bir süre sonra ise 1.000₺ civarına dayanacak bir giriş ücreti bir anlamda “Sevgili yerli vatandaş sen buraya gelme, burada senlik bir şey yok” demek. Bu giriş ücreti hangi kriterlerle belirlendi? Üst kat galeride bir yatırım yapıldı da bir maliyet mi oluştu? Neden 25 Euro? Son olarak burayı “işletecek olan” özel firma ile az ötesinde, Türk İslam Eserleri Müzesi bitişiğindeki Ayasofya Müzesi’ni halihazırda işleten firma aynı firma. Bu da ilginç doğrusu. Acaba ilk müze çok tutmadı mı?..
3 numaralı yumurtalar fabrikasyon usülü üretilir. Her tavuğa bir A4 kağıdı kadar alan düşer ve tavuklar toprağa basamaz, gün ışığı göremez. Kirli kafes ortamında fazlaca
amonyak gazına maruz kalırlar. Bu da gözlerini ve ciğerlerini yakar.
arada dışarda yemek yemek, bi yerlerde oturup çay-kahve içmek, ihtiyaç halinde kıyafet-ayakkabı almak fln gibi standart olması gereken şeylerin halka lüks olarak kabul ettirilmesi sonucu pek çok kişi kendini şanslı sayıyor. sadece geçindiklerinin farkında bile değiller.
Neslican'ın ismiyle kendinizi aklamaya çalışmayın.
Bizler sizi tanıyoruz.
Siz yurt dışından gelen ilaçlara akıl almaz vergi yükü getirenler, ilaçları "Devlet bütçesi karşılamıyor." diyenler, Dilek Özçelik'in ilaç isteğine avucuna para sıkıştırmak isteyenlersiniz.
#NeslicanTay