#ENERJİ sektöründen kısa vade de %50 kar marjı olan bir hisse buldum🚀
Beklediğim destek tepkisi geldi,dönüş sinyalleri yüksek
Grafik yalan söylemez,Teknik oturdu Ralli başlıyor✅
YORUMLARA '#ENERJİ' YAZ DM KUTUNU KONTROL ET
Öyle bir #hisse ki dibin dibindeee✅
Buy sinyalleri hala sönmedi
+%70 NET KAZANÇ🔥
#GUNDG kaçıranlarrrr bunu SAKIN kaçırmasınnn!
RT VE REKOR❤️ İSTİYORUMMM
Hungary has chosen hope over fear, democracy over autocracy.
Tonight, the Hungarian people reminded Europe, and the world, that no strongman is invincible when citizens refuse to surrender their freedom.
From a prison cell in Silivri, I send my warmest congratulations to the Hungarian opposition leader Peter Magyar and to every voter who stood in line to defend the rule of law. Your victory belongs to all of us who believe that ballots are stronger than fear, and that justice, however delayed, is never defeated.
Istanbul stands with Budapest. The tide is turning.
If you want to know what sport is…
What a weekend of action! I love the Winter Olympics but there have been quite a few articles questioning whether @lindseyvonn should have been competing in Italy at the age of 41 with an injured ACL.
I think her attitude is the very essence of sport.
It wasn’t just about chasing glory… it was about defiance.
This is what sport looks like when you strip away the polish. It’s not comfortable… it’s painful.
Risk instead of safety.
Vonn knew she might not win.
She knew it might hurt.
She understood the risk.
She embraced it because not going down that mountain would mean surrendering to the things that stop you getting out of bed in the morning.
Great sporting moments don’t always finish on a podium.
They are acts of courage.
They are athletes standing on the start line, knowing it could be the last time, knowing it might go wrong… and launching themselves anyway.
That is the essence of sport.
Not the medal.
The moment before the gate opens and there is a chance that dream might become reality.
I hope her body heals quickly and she knows she will always be a winner 🏆
@milanocortina26
Merve Dizdar da ödülle ilgili bir umudu yoktu, bu ihtimali konuşanlara belki de yok artık ya daha neler diyordu, yedirdiler mi bize diyordu.
Alsakta vermezler diyordu.
Yüzündeki şaşkınlık, gözlerindeki mutluluk size ilham olsun.
Vatanını seven sandığa gitsin
#Cannes2023
Bir kaç gündür yurtdışında oy veren kadınların sandık başında fotoğrafları düşüyor önüme.
Çoğunun ortak dili “Sonuna kadar Erdoğan” şeklinde.
Sevgili hemcinslerim;
Hepiniz çok güzelsiniz, zarifsiniz.
Saçlarınıza şekil vermiş, makyajlarınızı yapmış, eteklerinizi, pantolonlarınızı, taytlarınızı, topuklu ayakkabılarınızı giymiş şıkır şıkırsınız.
Hep de böyle olmanızı arzu ederim lakin biz Türkiye'de yaşayan kadınlar var olma mücadelesi veriyoruz.
Dayak yiyor, taciz ediliyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyoruz.
Düşünün benim haklarımı korumasını beklediğim AYM üyesi bile "kadın-erkek eşitliği modern hurafedir" diyor.
Yani uzaktan sevmek kolay.
Biz tehlikenin farkındayız, ya siz?
Uğradığımız tüm haksızlıklar da verilen cezalar da ne giydiğimize, nerede olduğumuza, saat kaçta olduğuna göre şekilleniyor.
Biz kadınlar sizler gibi giyinip otobüse binerken biri tekme atar mı diye tedirgin oluyoruz mesela.
Akşam sokakta arkamıza bakarak yürüyor, aynı işi yaptığımız halde erkeklerden daha az ücret alıyoruz.
Gel de tüm bunları siyasilerin düzeltmesini bekle..
Burada başın açıksa "perdesiz ev" diyorlar,
hakkını arayınca "sürtük" diyorlar,
çalışmak isteyince "evdeki işler yetmiyor mu, erkekler işsiz kalıyor" diyorlar,
"kadın evi süsüdür" diyor hatta çalışarak fuhuşa zemin hazırladığımız bile söylendi biliyor musunuz?
Ne güzel gülmüşsünüz fotoğraflarda, hep de gülün isterim.
Lakin burada kahkaha atan kadına "iffetsiz" diyorlar biliyor musunuz?
Biz Atatürk sayesinde kul olmaktan kurtulup vatandaş olmuşken bugün hayvan gibi sahiplendirmekten bahsediyorlar.
Sizin yaşadığınız ülkelerde bırak siyasetçiyi sıradan bir vatandaş bile kadınları sahiplendirmekten bahsedebilir mi?
Bahsedemez, biliyorsunuz ve uzaktan ne de güzel seviyorsunuz.
Bizi erkek şiddetinden koruyan sözleşmeleri üç beş oy için silip atıyor, kız-erkek öğrenciler aynı sınıfta ders görmesin diye mücadele ediyorlar düşünebiliyor musunuz?
Yani elleri ya saçımızda, ya örtümüzde, ya eteğimizde...
Gülme, çalışma, konuşma, düşünme, isyan etme, eğlenme, onu giyme, buraya gitme...
Tek dertleri kadın!
Ahlakı kendilerinde, siyasetlerinde değil hep kadında arıyorlar.
Almanya’da, Fransa’da, İngiltere’de yaşayıp oy verirken “Şeriat için” diyen hemcinslerim..
Çok değil 2 sene önce şeriattan ilk kaçan erkekler olmadı mı?
Düşünebiliyor musun binde bir ihtimal bile yokken uçağın motorunda ölümüne uçtu adamlar.
Tercihlerinize elbette saygım var.
Lakin Afganistan’da, İran’da yaşamadan Avrupa’nın göbeğinde “Şeriat” istemek ne kolay değil mi?
Peki istemeyenler ne olacak?
Siz uzaktan seveceksiniz diye biz hayattan uzaklaşıyoruz adım adım..
Farkında değilsiniz!