henüz karşılaşmadığım ama evi daha çiçekli, daha ışıklı, yaşamı daha çok seven ve kendiyle arası daha iyi olan, sesinde kuşların olduğu, çocukluğuna benzeyen, halinden daha memnun uyanan bir “ben” olduğunu bildiğim ve onunla karşılaşacağıma çok inandığım için yaşıyorum biraz da.
Yetişkinlikten bir şey öğrendiysem o da budur. Her ne olursa olsun ağlasan da zırlasan da kalkıp devam ediyorsun. Çünkü sen üzgünsün diye dünya durup seni beklemiyor maalesef
muhtesem yuzyil izleyen herkes "eger mihrimah sultan erkek olsaydi tahta o gecerdi" diyor. mihrimah'in bu kadar zeki olmasinin sebebi zaten erkek olmamasi. yoksa digerlerinden farki olmazdi yaniz. hurrem sultanin kizi o.
Yeniden hoş geldin Yaren
Günlerdir Adem Amca ile birlikte “Acaba görür müyüz?” diye güneye uzun uzun bakarken meğer o da bize çatıdan bakıyormuş; biz tanıyamamışız. İlk iki gün çatıda ve bahçede uzak ve çekingen durunca geleni eşi sandık. Hava şartları nedeniyle göle de açılamamıştık. Dün Adem Amca’nın kapısının önünde beklemeye başlayınca içimize bir şüphe düştü. Bu sabah buz gibi havaya rağmen şansımızı yeniden denedik…
Ve anladık ki gelen Yaren’miş! 🤍
Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun.
Buluşma 15. yılda da gerçekleşti.
Ağaçlarımda mutlaka biraz meyve bırakıyorum. Mandalina, Trabzon Hurması vs.
Bu kuş mandalinayı kenarından delmiş ve içini yerken mandalinanın üzerindeki o beyaz lifleri atıyor. Ben de evde yerken ayırıyorum onları :)
Mavi Baştankara
#Trabzon