YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
Doğu Demirkol’un apolitik bir tarzı var ve kendisi dindar biri. Haliyle ekteki şakası yüzünden tutuklanmıyor. Ama eğer Erdoğan’a eleştirel yaklaşıyorsanız Doğu Demirkol’a gösterilen müsamaha size gösterilmiyor.
O halde hukuk adamına göre işliyor.
https://t.co/FHJEJjDgl5
İnstagram hesabımız saldırı altında!
Milletin sesini susturmaya çalışan butlancılara karşı mücadelemizi büyütmek için takip, beğeni ve paylaşımlarınızla destek olabilirsiniz.
https://t.co/cbOwES2R9g
“I see nothing “wrong” in believing in a God. I don’t think there is a God, but belief in him does no harm. If it helps you in any way, then that’s fine with me. It’s when belief starts infringing on other people’s rights when it worries me.”
İspanyol yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni aldığı robot süpürgesini PlayStation 5 koluyla kontrol etmek isterken dünya genelinde binlerce cihazın yönetimini ele geçirdi.
Olay, akıllı ev teknolojilerindeki güvenlik zafiyetlerini bir kez daha gündeme taşıdı.
1 ay boyunca tüm youtube videolarımı İlber Ortaylı öğretmenimin anısına ithaf edeceğim. Youtube kanalımda anlattığım birçok şeyi onun kitaplarından öğrenmiştim ❤️
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu akşam yaptığı açıklamalarla, Adalet Bakanlığı makamının taşıması gereken anayasal sorumluluğun sınırlarını bizzat aşan bir tablo ortaya koymuştur.
Adalet Bakanı sıfatını taşıyan bir kişinin, henüz yargılaması devam eden dosyalar hakkında ayrıntılı değerlendirmelerde bulunması ve etkin pişmanlık beyanlarını savunma konusu yapması yargı bağımsızlığı ilkesinin özüyle açıkça çelişmektedir.
Adalet Bakanı, geçmişte savcı sıfatıyla imza attığı iddianameleri bugün kamuoyu önünde savunur konuma yerleşmiştir. Bu tutum, dosyaya bakan hakim ve savcılar üzerinde nesnel bir baskı zemini üretmektedir.
Bir yargı mensubunun, hakkında karar vereceği dosyayı; aynı dosyanın eski savcısı, bugünün Adalet Bakanı ve aynı zamanda HSK’nın başkanı konumundaki bir aktörün ekranlardan anlatması, adil yargılanma hakkının yok edilmesidir.
Canlı yayında dile getirilen “tutukluların avukat görüşmelerine ilişkin yeni düzenleme” hazırlığı, savunma hakkı açısından alarm verici niteliktedir.
Avukat–müvekkil görüşmesi, ceza yargılamasının temel güvencelerinden biridir. Bu alanda “boşluk” iddiasıyla yapılacak her müdahale, tutukluluğu peşin cezaya dönüştürmektir.
Canlı yayında “zorlama yok, herkes kendi iradesiyle başvurdu” şeklinde sunulan etkin pişmanlık anlatısı, uygulamayla örtüşmemektedir.
Dosyalara yansıyan tablo; uzun tutukluluk, aile bireyleri üzerinden kurulan baskı, ekonomik ve psikolojik tehditlerle beyan üretildiğini açık ve bir net şekilde ortaya koymaktadır.
“Siyasi partilerin kapatılması olmaz. Bunu zorlaştıran da zaten AK Parti. Bunlar tamamen yanlış bilgi” ifadesi ise gerçeği yansıtmamaktadır. İBB iddianamesinin kabul edilmesinin hemen ardından Yargıtay’a kapatma “ihbar”ı gönderen bizzat Sayın Bakan’ın kendisidir.
Belki de en vahimi ise; hakimler, iddianamenin aksine bir ara karar verdiğinde dahi bu kararın ardından mesleki geleceğiyle ilgili risk hesaplamak zorunda kaldığı bir sistemin işlemekte oluşudur.
Adalet Bakanı aynı zamanda HSK’nın başkanıdır. Bu gerçeklik, devam eden davalar hakkında yapılan her açıklamayı çok daha ağır bir anayasal sorun haline getirir.
Dolayısıyla;
Yargı dosyaları, siyasi meşruiyet üretmek için televizyon stüdyolarında anlatılamaz.
Savunma hakkı, “düzenleme yapacağız” denilerek daraltılacak bir alan olarak görülemez.
Etkin pişmanlık, baskı altında beyan üretmenin kılıfı haline getirilemez.
Adalet Bakanı’nın devam eden dosyalar hakkında tek taraflı anlatılar kurması hakimlere, savcılara ve topluma verilen açık bir mesajdır. Bu mesajın adı bağımsız yargı değildir. Bu mesaj, yargının siyasal gölge altında çalıştığını bir kez daha ilan etmektir.
"Siz bana dolandırıcı mı demek istiyorsunuz?"
Geçen hafta dolandırıcılık mesajlarından biri bana da geldi. Aradım, dolandırıcıyla konuşmamı kaydettik. Kişisel bilgilerimin tamamına hakimdi, sahte bir mahkeme kararı yolladı, e-Devlet'in kopyalandığı bir siteye yönlendirdi. Biraz sorgulayınca kendi sicil numarası diye gerçek bir avukatın sicil numarasını söyledi Baro'dan kontrol etmem için... "Beni neyle itham ediyorsunuz" diye de üste çıktı... Hayatında hiç mahkeme kararı görmemiş, hukuki süreçlere hakim olmayanların inanması çok kolay. Üstelik tüm kişisel verilerimiz ellerindeyken çok savunmasızız... Diyalog, maruz kalacaklara örnek olur belki👇🏻
Onur Yıldız, "hata yaptım" diyerek çeviri skandalını geçiştirmeye çalışıyor. İngilizce bilmediği halde nasıl bu kadar iddialı yalan söyleyebildin? Yarattığın algı yürüdü, kimse özrünü paylaşmaz ama o ilk iftira videosu dolaşmaya devam edecek.
Polisler ile vatandaşlarımızı karşı karşıya getiren kanunsuz emir ve talimatlar demokrasiye açık darbedir.
Bu işin sorumlusu olan yetkililere sesleniyorum:
Vergilerimizle maaşını alan, devletin polislerini siyaseti dizayn etmek için kullanmaktan vazgeçin.
Cesaretiniz varsa sandığı getirin, kararı millet versin!