İklim krizi en çok yoksulları vuruyor!
İklim krizi aynı zamanda bir adalet sorunudur.
Dünyanın yoksulları, iklim krizi medeniyle en çok mağdur olacak kesimdir.
Bugün artık temenni ve tavsiyelerle alınacak yol kalmamıştır.
İklim suçu tanımlanmalı ve yaptırıma bağlanmalıdır.
Çözüm üretirken iklim adaleti sağlanmalıdır.
https://t.co/OdAPoSQ5U7
BU SESİ DUYUN!
#PerşembeYaylası için bölge halkının itiraz ve taleplerini bana ifade ettikleri şekliyle burada paylaşıyorum:
“Biz kimseye herhangi bir kötülük yapmıyoruz.
Perşembe Yaylası’nı koruma mücadelemizde kavga da yok, şiddet de...
Bizim askerimizin buraya şirketi korumak üzere gönderilmesi zorumuza gidiyor.
Bizim yanımızda durup yapılan yanlışı engelleyecekleri yerde doğamıza zarar veren şirketin yanında duruyorlar.
Lütfen bunu tüm yetkililere iletin!”
Başta @TC_icisleri Bakanı @mustafaciftcitr , @TCTarim Bakanı @ibrahimyumakli , @csbgovtr Bakanı @murat_kurum , @TCEnerji Bakanı @aBayraktar1 olmak üzere diğer tüm yetkililerin dikkatine sunuyorum.”
Deniz Göktaş'ın tutuklanması, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı politikalarının bir sonucudur. Mizahı yargılayan, eleştiriyi suç sayan ve sanatçılar üzerinde yargı yoluyla baskı kuran bu anlayış kabul edilemez.
Mizah suç değildir. Düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyor, Deniz Göktaş'ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Diktatörlükte bugün: Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı.
Bugün Türkiye'deki yargının tek referans noktası demokrasi ve hukuk değil, iktidarın kurmak istediği otoriter rejime biat ve tam sadakattir.
En kü��ük eleştiride dahi sanatçılar, aydınlar, gazeteciler, siyasetçiler önce hedef gösteriliyor; ardından malum çevrelerin verdiği işaretle iktidarın yargı aparatı devreye giriyor ve otoriter rejimin çarkları halkı ve halkın çocuklarını susturmak için seferber oluyor.
Rejime kötü bir haberimiz var: Ne yapılırsa yapılsın;
Susmadık, susmuyoruz, susmayacağız.
#DenizGöktaşaÖzgürlük
33 yıl önce 33 Canımız katledildi.
Ne olaydı, ne öfke patlamasıydı ne de gerici yobaz kalkışmydı.
Madımağı yaktıktn sonr Valilik önümde Havaya sıkılan bir kurşunla dağılabilen ödlek, korkak katil sürürüsydü.
Ama o kurşun Madımak önünde havay sıkılıp o güruh dağıtılmamıştı.
Çünkü Madımk katliamı planlı organize Devletin derin delhizlerinde kararlaştırılmış ve uygulnmıştı.
Süleyman Demirel'in, Mehmet Ağar'ın, Tansu Çiller'in fail olduğu bir katlimdır.
Unutmayacağız, affetmeyeceğiz.
#2Temmuz1993SivasMadımakKatliamı
Demokratik bir ülkede iktidarlar eleştiriye ve siyasi hicve tahammül göstermek zorundadır.
Mizahı soruşturma konusu, her eleştiriyi gözaltı gerekçesi haline getiren uygulamalar, darbeci ve faşizan yönetim anlayışının ürünüdür.
Bugün mesele sadece Deniz Göktaş değildir. Mesele, ifade özgürlüğünün sınırlarının gözaltılar ve tutuklamalarla çizilmeye çalışılmasıdır. Düşünceyi bastıran her adım, demokrasiyi biraz daha daraltır, halkın tepkisini daha da büyütür.
Demokratik ülkelerde hukukun işlevi iktidarı eleştireni susturmak değil, herkesin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır.
İktidarı uyarıyorum: Halkın tepkisi öfkeye dönüşmeden bu uygulamalardan vaz geçin!
#DenizGöktaş derhal serbest bırakılmalıdır.
Özel sektör öğretmenlerinin günlerdir sürdürdüğü haklı direnişi ziyaret ettik, açlık grevinin 8.gününde olan eğitim emekçileriyle dayanışmamızı büyüttük.
HDK adına yaptığımız basın açıklamasında bir kez daha vurguladık: Bu mücadele yalnızca öğretmenlerin değil, kamusal, eşit ve nitelikli eğitim hakkını savunan herkesin mücadelesidir.
Güvencesizliğe, düşük ücretlere ve sömürüye mahkûm edilen öğretmenler bugün açlıkla karşı karşıya bırakılmışsa, bu durum politik tercihlerin doğrudan sonucudur. Buna karşı yükselen her ses, haklıdır ve adil bir düzen içindir.
Polis şiddetiyle bastırılmak istenen bu haklı direnişin yanındayız. Öğretmenlerin talepleri karşılanana kadar dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
Basına ve kamuoyuna da çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: bu haklı direnişi sahiplenmek , bulunduğumuz her yerde öğretmenlerle dayanışmayı büyütmek, açlık grevindeki öğretmenlerin sesini duyurmak ve gerçekleri kamuoyuna taşımak hepimizin sorumluluğudur.
#ÖğretmenlerYalnızDeğildir
#ÖğretmenlerAçlıkGrevinde
🎙️GENEL KURUL KONUŞMASI
İmar planları inşaat şirketlerine rant oluşturmak için değiştiriliyor.
Yurttaşların katılımına kapalı, şeffaflıktan uzak, kapalı kapılar ardında değiştirilen planlar ile şirketlere sermaye transferi sağlıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, adındaki “çevre” ifadesinin tersine tam bir İnşaat Bakanlığı haline gelmiştir.
https://t.co/3pgsYBLJby
Bilgi Üniversitesi öğrenci, öğretim üyesi ve çalışanları hem sokakta..
HEM SOKAKTA!!!
Yazıktır.. Yazıktır..
Kimse akıl erdiremiyor..
Dersler bitmeden, sınavlar yapılmadan. Çözüm bulunmadan..
Köy bakkalı gibi kapatıldı..
Kara Para Yasası!
“Varlık Barışı” düzenlemesi Meclis’ten geçti.
Bu, barışla ilgisi olmayan bir kara parayı aklama yasadıdır
Düzenlemeyle denetimsiz sermaye girişine kapı açılacak, kaynağı belirsiz paraların sisteme sokulması kolaylaşacak ve kayıt dışılık büyüyecektir.
Bu yasa, Türkiye’yi kara para trafiği açısından daha kırılgan hale getirecek ve Türkiye adeta “kara para cenneti” haline gelecektir.
Milyonlarca çalışan ve dar gelirli kuruşuna kadar vergi tahsil edilirken iktidar kaynağı belirsiz paralara meşruiyet kazandıracak bir düzenlemeye imza attı.
Bu ülke, şirketlere ve kara para babalarına çalışan bir iktidar tarafından yönetilmeyi hak etmiyor.
#KaraParaYasası
Avrupa Yeşiller Partisi (EGP) Heyeti Partimizi Ziyaret Ediyor.
Partimizle görüşmeler gerçekleştirmek üzere Türkiye’ye gelen Avrupa Yeşiller Partisi heyeti, bugün TBMM’de çeşitli ziyaretlerde bulundu.
Heyet, 19 Mayıs Salı günü (yarın) Genel Merkezimizde milletvekilimiz İbrahim Akın ve Merkez Yürütme Kurulu üyelerimizle bir araya gelecek.
Gerçekleştirilecek bu görüşmede, Türkiye’nin ekolojik-politik gündemine ilişkin karşılıklı değerlendirmelerde bulunacağız.
@europeangreens
📢TEŞHİR EDİYORUZ:
#Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği (@Giresunilmud) Giresun İl Müdürü @CavuntMurat, Doğankent Kaymakamı (@tcdogankent) Deniz Yıldırım, Doğankent Belediye (@dogbel28) Başkanı Rüşan Özden (@rusan_ozden) düzenledikleri "muhtarlar toplantısı" ile, Doğankent muhtarlarını "ikna odasında" ü konusunda ikna etmeye çalıştılar.
İşte toplantının detayları:👇
Toplantı daveti Kaymakam Deniz Yıldırım tarafından yapılıyor ve toplantı konusunun “kaçak yayla evleri” olduğu söyleniyor.
Normalde muhtarlar toplantısı Kaymakamlık Toplantı Salonunda yapıldığı halde Kaymakam, bu toplantı için muhtarları Kaymakamlık binasında değil, Doğankent Belediyesi’ne çağırıyor.
Muhtarlar çağrılırken onlara toplantıda Alagöz Madencilik konusunun da konuşulacağı önceden söylenmiyor.
Kaymakam, muhtarlarla yaylacılık konusunu konuşurken Alagöz Madenciliğin Ankara’dan gelen Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, muhataralarla görüşme yapmak ve ikna etmek için yan odada hazır bekletilmiş.
Toplantıda yaylacılık konusu konuşulup bittiğinde, muhtarlar toplantının bittiğini sanırken Belediye Başkan Rüşan Özden, Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt’u, Ankara’dan gelen Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’ı ve Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat'ı, yan odadan toplantı salonuna alıyor.
Belediye başkanı Rüşan Özden, (muhtemelen görüntü veya ses kaydı alınmasın diye) toplantıdaki herkesin telefonlarını toplatıyor.
Sonrasında Şirket Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır, İşletme Müdürü Umut Polat ve Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Kaymakamın çağrısı üzerine toplanmış olan muhtarlarla konuşup onları Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin zararsız olduğu konusunda ikna etmeye çalışıyorlar.
İşletme Müdürü Umut Polat toplantıda Alagöz Madenciliğin kirlettiği dere için derede canlı yaşam var diyerek derenin kirletilmediğini iddia ediyor.
Toplantıda Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin dereye hiçbir zarar vermediğini, sadece derenin suyunun bulanıklığından şirkete ceza yazıldığını söylüyor.
ŞU SORULARIN YANITLANMASI ZORUNLUDUR:
1- Muhtarlar çağrılırken toplantının gündemi neden önceden tam olarak bildirilmedi? Neden gündemle ilgili eksik bilgi verildi?
2- Daha önceki toplantılar Kaymakamlık Toplantı Salonunda yapıldığı halde bu muhtarlar toplantısı neden Doğankent Belediyesinde yapıldı?
3- Muhtarlar toplantısında yaylacılık konusunun yanı sıra Alagöz Madenciliğin faaliyetleri ile ilgili konuların da görüşüleceği neden gizlendi?
4- Yaylacılık konusu için çağrılan muhtarlarla toplantı yapılırken yan odada Ankara’dan gelen Alagöz Madencilik Genel Müdürü Ali Çağatay Çalışır’ın ve Alagöz Madencilik Doğankent İşletme Müdürü Umut Polat’ın ne işi vardı? Neden o sırada Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt ile birlikte toplantı yerinde hazır bekliyorlardı?
5- Toplantıda özel ve gizli bir görüşme yapılmayacaksa neden herkesin telefonları toplatıldı? Telefonları toplatmak bir usul ise bu işlem, neden toplantının başında değil de Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin konuşulmaya başlanması sırasında uygulandı? Kamuoyuna yansıması istenmeyen konular mı konuşulacaktı?
6- İşletme Müdürü Umut Polat derede canlı yaşamın devam ettiğini hangi bilimsel dayanaklara ve hangi raporlara göre ileri sürdü?
7- Çevre Şehircilik İl Müdürü Murat Cavunt, Alagöz Madenciliğin faaliyetlerinin çevrede kirlilik yaratmadığını ileri sürdüğüne göre, geçtiğimiz günlerde işletmeye verilen 2,5 milyon TL’lik ceza hangi gerekçeyle kesildi?
8- Sadece derenin suyu bulandığı için mi işletmeye 2,5 milyon TL ceza kesildi? Dere suyunun bulanması ile işletmenin faaliyetleri arasında bir bağ var mı? Derenin suyu yağmur sırasında da bulanabilir. Bunun için de işletmeye ceza kesilmekte midir? Daha önce sadece derenin suyu bulandığı için işletmeye kaç kez ceza kesildi?
Soruların muhatapları ve tüm sıralı sorumlular bu konuyu tüm boyutlarıyla ve şeffaf şekilde açıklığa kavuşturmak zorundadırlar.
@TC_icisleri@csbgovtr@murat_kurum@mustafaciftcitr
6 ODTÜ’LÜ TUTUKLANDI!
Yasaklarla durduramadıkları ODTÜ’lüleri bayrak provokasyonu ve yargı sopasıyla susturmak istiyorlar.
Altı öğrencinin tutuklanması üzerine #Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının “…kamuoyunda hassasiyet yaratan görüntülerde aktif rol oynayan…” şeklindeki açıklaması, tutuklamanın hukuki nedenlerle yapılmadığını, tam tersine belli çevreleri tatmin etmeye yönelik olduğunu göstermektedir.
1987’den itibaren 27 yıl boyunca kesintisiz devam eden #ODTÜBaharŞenlikleri, AKP iktidarı döneminde Rektörlük tarafından 2015, 2019, 2022, 2023, 2024’te ve Ankara Valiliği tarafından 2018 yılında olmak üzere 6 kez tamamen veya kısmen yasaklandı.
Yasaklama kararlarına karşı direnen #ODTÜ’lülerin mücadelesiyle devam eden şenlikler bu yıl da bayrak provokasyonu ile kriminalize edilmek isteniyor.
Tüm provokasyonlara karşı son sözü ODTÜ’lüler söylüyor: “Şenlik ODTÜ’nün, ODTÜ bizimdir!"
SOMA KATLİAMI ANMASINDAYIZ
#SomaKatliamı Türkiye tarihindeki en büyük işçi katliamıdır.
301 maden emekçisinin yaşamına mal olan bu katliamda adalet sa��lanmadı.
Bu davayı takip edip adalet arayanlar maalesef daha fazla cezalandırıldı.
Bugün Türkiye’de sermayenin ihtiyaçlarına göre yasa çıkaran bir meclis tablosuyla karşı karşıyayız.
Bugün hak mücadelesi geçmişe göre çok daha zorlaşmış durumda.
Hem emeğe hem de doğaya düşman olan bir sistemle karşı karşıyayız.
Bu kuralsızlık karşısında bizim hep birlikte hak, hukuk ve adalet mücadelesini yükseltmemiz gerekiyor.
En geniş demokrasi cephesini kurmaya ihtiyacımız var.
#SomaMaden #Soma
(Konuşma videosunu izlemek için linki ziyaret edebilirsini)
https://t.co/le2P96eQSz
Şirketlerin talan saldırıları arttıkça direniş de yayılıyor.
Ülkenin her karışı başka bir direnişin adresi şimdi.
#Kiğı Peri Vadisi’nde yapılmak istenen siyanürlü altın madenciliğine karşı halkın direnişi büyüyor.
“…Biz Kiğı’nın, Peri Vadisi’nin ve Munzur’un çocuklarıyız. Bu dağlar bizimdir. Bu dereler bizimdir. Bu topraklar bizimdir. Hiçbir şirketin, hiçbir rant grubunun milyonlarca yıllık doğayı birkaç yıllık kazanç uğruna yok etmesine izin vermeyeceğiz”
#PeriVadisi #Munzur #AyağaKalk
Perşembe Yaylası…
Maden şirketlerine peşkeş çekilmek istenen Perşembe Yaylası'ndayız.
Bu yaylanın geleceğini korumak üzere bir karar çıkmasını umuyoruz.
Perşembe yaylası UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne aday gösterilen alanlardan biridir.
Böyle bir yeri altın madencilerine burayı vermek istiyorlar.
Perşembe yaylasını maden şirketlerinin yağmasına karşı koruyacağız!
(Videoyu linkten izleyebilirsiniz)
https://t.co/IBDZNQOVs3