demek ki KK itirafçı olmuş..
o beyanat itiraftır...
Ertuğrul bey fevkalade yazmış..
lütfen okuyalım...
📌Ertuğrul Özkök’ten olay Kemal Kılıçdaroğlu Gerçeği
Ertuğrul Özkök, yayınladığı video ile CHP'ye "arınma" çağrısı yapan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı ve “Hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim” dedi
CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yayınladığı videoda CHP yönetimine arınma mesajı verdi. Kılıçdaroğlu'nun videosu "parti içi muhalefete start verme" olarak yorumlanırken Ertuğrul Özkök’ten çarpıcı bir yorum geldi.
“Kemal Bey, 2023’te sizi Erdoğan yendi; bu defa hüsrana uğrattığınız insanlar yenecek” ifadelerini kullanan Ertuğrul Özkök, “Hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim” değerlendirmesinde bulundu.
Ertuğrul Özkök’ün yazısı şöyle:
İlk oyumu 1969 seçimlerinde verdim.
O günden bu yana kaç seçimde oy kullandım hatırlamıyorum.
1978-80 yılları arasında CHP Parti okulunda çalıştım, Bülent Ecevit’e danışmanlık yaptım.
12 Eylül’ün en karanlık günlerinde rahmetli Bülent Ecevit’in yasaklı yıllarında, O'nun çıkardığı “Arayış” dergisinde yazılar yazdım.
Derginin 6. sayısında Ecevit’e yazı yasağı getirilince, O'nun başyazı yazdığı sayfada, o başyazıları imzasız olarak ben devam ettirdim.
2023’te O'na oy verdim ve hayal kırıklığına uğradım
Fransa’da öğrencilik yıllarımda, Saint Guillaume Sokağı’ndaki Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin kütüphanesinde günlerim, aylarım geçti.
1986 yılından bu yana profesyonel gazeteci olarak siyaseti izliyorum.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde O'na oy verdim.
Kemal Kılıçdaroğlu’na yani…
Ondan önce de kim bilir kaç defa oy verdim O'nun başında bulunduğu partiye…
Ve 13 kere hayal kırıklığına uğrattı beni.
Bütün bu hayatım boyunca bu kadar sinsi bir konuşma görmedim
Dün yaptığı ve devam edeceği anlaşılan ilk video konuşmasını izlerken, vatandaş olarak işte bu şahsi siyasi tarihim geçti gözümün önünden…
O yenilmeye doyamadı… Hiçbir başarısızlığının hesabını vermedi.
Biz yine de O'nun başında olduğu partiye oy vermeye devam ettik
O'nun dönemi benim hafızamda işte böyle bir zincirleme hüsran yılları hatırası olarak kaldı.
O nedenle ilk defa böyle öfkeli bir ruh haliyle yazacağım
Hayatım boyunca bu kadar sinsi bir siyasi konuşma görmedim
Özetlediğim bu uzun hayatım boyunca bu kadar sinsi, bu kadar egoist bir siyasi konuşma görmedim.
Bir yıldan fazladır tartışmalı iddianamelerle içerde yatan yüzlerce partili arkadaşını böyle üç cümlede müebbete mahkûm eden bir egoizme tanık olmadım.
Milyonlarca vatandaşa böyle geri zekâlı muamelesi yapan bir siyasetçi de görmedim.
O'na 13 seçimde oy veren vatandaşları, O'nu genel başkanlıkta bu kadar uzun süre tutan partili arkadaşlarına bu kadar geri zekâlı muamelesi yapmış bir genel başkan çıkmadı.
Ne CHP’de ne de başka bir partide, ihtirası yüzünden kendini, kendi iradesi ile bu kadar aşağılara indiren bir siyasi figüre rastlamadım.
İnsanlar iki türlü yaşlanırmış ya bilgeleşerek ya habisleşerek
İnsanlar iki türlü yaşlanırmış…
Ya bilgeleşerek…
Ya da habisleşerek.
Hayatım boyunca ikisini de gördüm de…
Bu kadar hezimetten sonra hâlâ bu kadar habisleşen bir “siyaset emeklisini” hiç görmedim.
Sinsi ama niyetini saklayamayan bir konuşma
Konuşmayı kim hazırladıysa, “dünya sinsilik” ve “habislik” tarihine bir baş eser kazandırdığından emin olmalı.
Sinsi diyorum ama zannetmeyin ki zeki bir belâgat…
Kötü niyetini saklayamayacak kadar da beceriksiz…
Arkadaki niyet ve ihtiras her tarafından sarkıyor, sırıtıyor, akıyor…
Güya CHP’li seçmene sesleniyor, yuttuk mu o bakışları ve belâgati…
Taammüden hazırlanmış bir tuzak ve onun üzerinden sarkan elbise gibi duran demode bir belâgat…
Nasıl da kendinden emin…
Nasıl da dürüstmüş gibi bir eda, bir hal, bir tavır…
Ama hiçbiri sahici değil, hepsi “miş” gibi…
Liğme liğme sarkıyor…
Güya CHP’ye oy veren insanlara sesleniyor…
Dürüstlük, temizlik, arınma…
Ne hoş kelimeler değil mi…
Ama bir dakika…
Sayın 13 seçim kaybetmiş eski genel başkan…
Siz bizi geri zekâlı zannedebilirsiniz, ama biz sizin zannettiğiniz kadar saf ve aptal değiliz.
Üstelik 13 kere hüsrana uğratılmış insanlarız biz…
2017 referandumunda daha sandıklar kapanmadan, sizin suskunluğunuzla değiştirilmiş bir rejimde yaşayan vatandaşlarız…
Artık yutmuyoruz o şehvetli belâgati.
Siyasetin “s” harfinden nasibini almış biri asıl adresin kimler olduğunu anlar, çünkü sırıtıyor
O nedenle, siyasetin “S” harfinden nasibini almış herhangi bir vatandaş bu sinsi ve beceriksiz konuşmanın asıl muhatabının kendileri olmadığını anında anlamıştır…
Üstelik asıl adresin neresi, kimler olduğu öyle besbelli öyle sırıtıyor ki…
Biri, CHP’nin seçilmiş belediye başkanlarına dava açmış Silivri savcı ve hakimleri;
Öteki de CHP’ye kurultay davası açan savcı ve hakimler.
Ne diyor o iki adrese?
Ne diyor o iki adrese?
Silivri savcı ve hakimlerine, “İmamoğlu ve arkadaşlarını içeri atmakta haklısınız, ortada adaletsiz bir durum yok, sonuna kadar gidin” diyor…
Ya kurultay savcı ve hakimlerine?
“Siz çıkarın mutlak butlan kararını, ben partinin başına geçmeye hazırım…”
Aynen böyle diyor…
Halkın yüzde 50’sine hayatının en büy��k düş kırıklığını yaşatmış emekli siyasetçi
Karşımızda inanılmaz bir karakter var.
13 kere seçim kaybetmiş…
14. kere de kaybetmeye azmetmiş.
Üstelik toplumun yüzde 50’sine, belki de hayatlarının en büyük siyasi hayal kırıklığını yaşatmış bir siyasetçi…
Sokağa bile çıkamıyor ama bir YouTuber olarak ofisinin bir köşesinden düğmeye basıyor.
Belli ki kendi kendine sefer görev emri çıkarmış.
CHP’yi bölecek ve bir seçim daha kaybettirecek.
Henüz savunmasını bile yapmamış partili arkadaşlarına suç etiketi yapıştırıyor
Gözünü öyle ihtirası bürümüş ki, hukukun en basit ilkesi olan “masumiyet karinesi”ni bile unutmuş.
İhtirası o kadar büyük ki, partisinin seçilmiş başkanlarına yapılanları meşrulaştırmak için neredeyse bir siyasi itirafçıdan bile ağır ruh haline girmiş.
Partili arkadaşları hakkında henüz Silivri hakimleri bile kararını vermeden o kararını vermiş, cezasını kesmiş, infaza gidiyor.
Kemal Bey destekçilerinizle birlikte o koltuğu gasp edebilirsiniz.
Hatta partiyi de bölebilirsiniz.
Ama bilin ki CHP’ye oy veren insanları bölemeyeceksiniz…
Özgür Özel önce kurultayda sizi yendi, sonra sandıkta iktidarı yendi
O koltukta artık, sizin 13 hezimetinizden sonra partiye ilk seçim zaferini kazandıran genç bir siyasetçi oturuyor.
Yılmak, durmak, dinlenmek bilmiyor…
Önce kurultay sandığında sizi yendi.
Sonra seçim sandığından birinci çıktı.
Şimdi halkın da desteği ile siyasi dalavere meydanında sizi bir kere daha yenecektir.
Ve siz de muhteris bir ihtiyar olarak evinize döneceksiniz.
2023’te Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim sandığında sizi yenmişti.
Bu defa hüsrana uğrattığınız size oy vermiş insanlar sizi yenecek ve hayatınızın sonuna kadar sizi bir yapayalnızlık evine gönderecek.
Bu son barutunuzdu.
Attınız ve 14. defa kaybettiniz.
Kimse benim babamın oğlu değil..
Ama ben Kılıçdaroğlu tipi “miş gibi” muhalefeti değil, Özgür Özel tipi “taş gibi” muhalefeti daha çok sevdim ve netice verme olasılığının daha yüksek olduğuna inanıyorum…
O yüzden, daha iyisi gelene kadar Özgür beyin destekçisiyim.
Nokta!!
@kilicdarogluk@eczozgurozel
Şunu da ekleyeyim:
Siyasette de, değil Ahmet’e, Mehmet’e, babamın öz oğluna bile kefil olmam.
Ben bugün sokaktaki muhalif seçmen gözüyle ve bilgisiyle konuşuyorum.
@samiltayyar27 Tamam. Dediğinizi gayet açık ve net olarak anladım. Yargı kararını siyaset kurumu veriyor. Eğer bundan sonra bağımsız ve tarafsız yargıdan söz ederseniz çok ayıp edersiniz
Öneri mi dediniz? Bugüne kadar muhalefetin hangi teklifini, önergesini kabul ettiniz? Muhalefet okul güvenliği konusunda, uzman çavuşların okullarda görevlendirilmesi dahil onlarca teklif sundu. Hiçbirini görüşmeye bile değer görmediniz. Bu iktidar ile olmaz!
Kahramanmaraş’taki elim hadiseden sonra herkes sorunun çözümüne dair önerilerini tartışmaya açmaya başladı.
İyi niyetli ve yapıcı her öneri kıymetlidir, değerlendirilmelidir.
Ben de yurttaş olarak onlarca öneri sıralayabilirim.
İlk sıraya ‘güçlü ve sağlıklı aile’ konusunu koyarım.
Aile çökerse toplumsal çürüme başlar ve hız kazanır.
Önce aile.
@samiltayyar27 Derviş'in fikri neyse zikri de oymuş. Gezi demokrasi talebiydi, Gezi özgürlük talebiydi, Gezi hayat tarzına müdahaleye isyanın sesiydi. Ama sizin gibi insanlar, FETÖ 'cü savcıların peşinde yürüyerek, GEZİ'yi kirletmeye çalıştınız. 15 Temmuz darbesinden bile ders almadınız!
Adam bir buçuk senedir evinde bir gece oturup, ayağını uzatıp ailesiyle vakit geçiremedi.
Taş olsa çatlardı.
İnsanüstü bir çabayla oradan oraya koşturuyor.
Gece yatağa başını koyduğunda nasıl uyuyabiliyor bilmiyorum..
Partisine, dava arkadaşlarına sahip çıkışı takdire şayan.
Bunları ona yaşatanlar utansın derdim ama yanıt mecliste verildi:
Utanmıyoruz!!!
Fatih Altaylı:
"Ben Akp'li değilim. Hayatımda AKP ve MHP'ye hiç oy vermedim ve şu hallerini gördükten sonra ölsem de, evime benzin döküp yaksalar da yine oy vermem
Bu milletin artık AKP ve Devlet Bahçeli zihniyetinden kurtulması lazım"
Katılanlar ve Destekleyenler...?!
"Ya arkadaş sen gece yık, hukuk bizim arkamızdan gelsin!" diyen İç İşleri Bakanın'dan sonra, Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımayan Nur topu gibi Adalet Bakanımız oldu!
Bunlar kamu personelinden ziyade AKP'nin militanı gibi davranan yandaşlar. Bu tiplerin kendilerine saygıları olmadığı gibi, topluma da saygıları yok. Yazık! https://t.co/niMzGHWC1I @halktvcomtr aracılığıyla
Bu ne? CHP'lilerin gazını alma taktiği mi? Bu zat, iptal edilen İstanbul seçimlerinde, elinde hiçbir delil olmadan oy çaldılar deyip, tekrar İstanbul seçimlerinin yapılmasına, neden olan kişilerden değil mi? Biraz ilkeli olmak lazım. Tavşana kaç, tazı ya tut öylemi?!
Başkanlığınız döneminde almış olduğu nüz bütün stratejik kararlar yanlıştı. Ülkenin bu ucube tek adam rejimine mahkum olması da tamamen sizin yanlışınız yüzünden! Derdiniz nedir! 76 yaşını geçtiniz. Oturun yerinize. Bu millete daha fazla kötülük yspmayın.
Çeyrek asır önce çok partili sisteme geç, 2002 yılı genel seçimlerinde seçimi kazanan partinin yasaklı liderini, partisinin başına geçebilsin diye anayasayı değiştir ve 23 yıl iktidar olmasını sağla, sonra bu nankör zihniyet eline geçen ilk fırsatta partini kapatsın!
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.