Özel Hukuk Tezli Yüksek Lisans tezimin kitabı bugün yayınlandı. Kitabımın yararlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
https://t.co/53xdxKnN7Z
Yargının Kurucu Unsuru Yapay Zekâ Değil, Savunmadır!
Adalet Bakanı’nın katıldığı bir söyleşide, kurulması planlanan bir vatandaş portalı ile vatandaşların, yapay zeka uygulamasıyla “avukat olmadan” dava açabileceği ve yargılamanın devam eden süreçlerine ilişkin bu uygulamayla bilgi edinilebileceğine yönelik açıklamaları kamuoyuna yansımıştır.
Kişilerin yargı mercileri önünde kural olarak avukatla temsil edilme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak “avukat olmadan” ifadesi, kabulü mümkün olmayacak şekilde, avukatı yargı sisteminin dışında, gereksiz ya da ikame edilebilir bir unsur olarak göstermektedir.
Avukat; hak arama hürriyetinin, adil yargılanma hakkının ve bağımsız savunmanın asli unsurudur. Savunmanın teknik bir dilekçe üretimine, hukuki yardımın ise yapay zekâ çıktısına indirgenmesi hak arama hürriyetine zarar vermektedir.
Dijital teknolojiler, yargısal faaliyetlerde ancak tamamlayıcı bir yardımcı araç olarak kullanılması durumunda beklenen faydayı sağlayabilir. Bu bağlamda yapay zekânın yargı sistemi içinde avukatın ikamesi olarak konumlandırılması sonucunu doğuracak herhangi bir uygulama, adelete kolay erişimi değil, savunmasız bir yargılamaya hizmet eder, hak kayıplarına yol açar.
Ankara Barosu olarak; savunmanın yargının kurucu unsuru olduğu bilinciyle dijital teknolojilerin muhakemenin ve savunmanın ikamesi değil sadece aracı olabileceğini bildiririz.
Meslektaşlarımıza ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bu sefer son, genişletilmiş 3 kere kontrol edilmiş 40 sayfa 172 madde. Kira Hukukunda Sorular ve Cevaplar, @metincan_ucar ile birlikte. Hayrını görün, okuyucusunu üzmez, dosta gider.
Eskisini imha edin.
https://t.co/GdwWTqcSuI
Eksi çeken 179 öğrencinin çocuk gelişimi, diyaliz, odyometri gibi bölümlere yerleştiği görüldü.
Ayrıca bu öğrenciler arasında burs kazananlar da var. (Türkiye Gazetesi)
#BOYKOT DEMOKRATİK BİR HAKTIR
Tüketicilerin tercihte bulunma ve bunu ifade etme hakkı demokrasinin bir parçasıdır.
Barışçıl boykot çağrısı, hem ulusal hem de uluslararası hukuk normları çerçevesinde ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilir.
Meşru bir protesto yöntemi olan boykota çağrıyı, nefret ve ayrımcılık suçuna sokmaya çalışmak ya da doğabilecek zararlar için tazminat davaları açılabileceği yorumları, Türk Milleti adına karar veren yargıyı siyasi amaçla istismar ve tüketicilerin gözünü korkutma girişiminden başka bir şey değildir.
Tüketiciler bilinçli tercihleri ile boykot çağrısına katılıp katılmayacaklarına kendileri karar verecektir.
Unutulmamalıdır ki tüketmek bir hak olduğu gibi tüketmemek de bir haktır.