“Hayatın anlamı ne?” yerine, “Benim hayatımın anlamı ne?” sorusu daha “anlamlıdır”. Çünkü anlam herkes için geçerli tek bir cümle değildir. Aynı olay bir insan için anlamsız, başka biri için dönüştürücü olabilir.
Anlam, yaşantıyla hem keşfedilen ve hem de inşa edilen bir şeydir.
insanlar senede bi hafta on gun anca tatil yapabiliyor. onu da mekanda ne yedigine ictigine, sezlongta ne kadar uzandigina, giriste ne giydigine karisan sagindan solundan sigara/nargile/puro dumanlarinin ufuruldugu, yediginle zehirlenmedigin ama zehirlenmeye yakin hal aldigin ozetle paranla binbir turlu rezil oldugun yerlerde perisanlik yapacagina birakin insan gibi muamele gordugu yerde yapsin
ha bu kepazelige maruz kalmadan oradaki tatilin feristahini yaparsin burada ama onun bedelini odeyebilse zaten gitmezdi muhtemelen.
bu yuzden zaten yeterince fedakarlik yapan bu insanlara degil de ic islerine, turizm ve kulture olsun cagriniz
Kendiyle barışık insanların yanında tuhaf bir huzur hissediyorsunuz. Sizi yargılamıyorlar, kötülüğünüzü istemiyorlar, sizinle rekabet etmiyorlar. Sadece iyi niyetinize, dürüstlüğünüze ve katkılarınıza odaklanıyorlar. Bu merkeziliklerini hissediyor ve güvenle doluyorsunuz.
Büyük bir felaket gibi görünen olaylar bazen büyük ve yepyeni başlangıçların da öncüsüdür.
Artık çoğunluğunu ideolojisi tutarlı ve bunu savunmaktan çekinmeyen fikir sahibi insanların oluşturduğu, gelecek vizyonu ve en önemlisi cesareti/cüreti olan yeni bir oluşumun zamanıdır.
19 Mart'ta mesele İmamoğlu değildi, bugün de mesele CHP değil. Mesele Türkiye'yi karanlığa sürükleyenlerle omuz omuza ve ihanet içinde partisini işgal eden kayyum da değil.
Mesele ülkemizde onurlu, huzurlu bir yaşam ve gelecek hakkının adım adım gasp edilmesidir. Bu bir yaşam mücadelesidir, hepimizindir.
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
"Bir insanın okuduğu her şeyi aklında muhafaza etmesini beklemek yediği her şeyi midesinde tutmasına benzer. Oysa yediği şey onu bedenen beslediği gibi okuduğu şey zihnen besledi. Okudukların şu anda her ne isen o olmanı sağladı."
bilgi üniversitesi hocalarımızdan şu şekil mailler almaya başladık… okulumuz kapatılmış olabilir ama sizin gibi kıymetli öğretmenlerin bize kattıklarını anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.