Bayram süresi boyunca beyaz çorap giyerek evlerinizin temizliğini test ettim. Tebrik ederim 3 gün boyunca çoraplarım hiç kirlenmedi bayram temizliğini iyi yapmışsınız. 10 puanımı kaptınız kdjdjhdhd
Koskoca türk halkı “sebep olmak” kelimesinin olumsuz bir ifadede “sağlamak” kelimesinin ise olumlu ifadelerde kullanıldığını bi öğrenemedi.
Tüm iyi şeylere sebep oluyor diyin iyi mi kör cahiller
Şu karaborsacı uyanıkların beleşe aldığı bileti parayla satın alacak kadar saf olmayın. Ayakta ve onbinlerce kişinin geleceği belki anca dürbünle izleyebileceğiniz konsere fahiş para vermek yerine aynı paraya ücretli konserine gidip oturarak izleyin. #tarkan#ankara
O dönemde sosyal medya yaygın olmamasına rağmen koca bir nesli fankızlıkla tanıştıran çiftti Femir onlar için tüplü tvde fragman nöbetleri tuttuk dizifilm forumu çökerttik Facebookta kurgu senaryolar yazdık ama TAM olması gereken zamanda yayınlanmış şuanki ortamda asla istemezdim
Kaçta yatarsam yatayım 07:30’da uyanmaya başladım çünkü ışık görüyor vücut aha diyor doğdu güneşim tak uyanıyor… kışın asla uyanamayıp kendimi suçluyordum meğer suçlu yine sadece akp’ymiş.
İstiklal Marşımızı söylemeyen, Türk askerinin şehit düştüğü gün mutluluk görselleri paylaşan, taraftarı Türk bayrağına saldıran bir takımı nasıl kutlayabilirim ki?
2019’da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Kandil’in Amedspor ile ilgili yaptığı açıklamalar konusunda topladığı devlet istihbaratını paylaşmış
Kutlayan herkese de soruyorum, Öcalan’ın İmralı’dan çıkışında kutlama mesajı yayınlamaya hazırlık mı yapıyorsunuz? @zaferpartisi
Gelmiş geçmiş en büyük Türk milliyetçilerinden biri olan Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve logosunda 1 tanesi Türk milliyetçiliğini temsil eden 6 ok olan siyasi partinin mevcut liderinin 3 Mayıs Türkçülük gününde sosyal medya hesabı…
Doruk Madencilik İşçilerin direnişi, kamuoyuna başka bilgileri de açık etti. Bir yeri maden sahası ilan edip, orada tarımla geçinen çiftçiyi-köylüyü, maden işçisi olmaya mecbur bırakıyorlar. Sadece Yıldızlar Holding’in elinde 2364 adet maden ruhsatı varmış. Ruhsatların 1433 tanesi arama, 577 tanesi işletme ruhsatı (talep aşamasında), 354 adedi ise aktif işletme ruhsatı. Maden ruhsatlarının kapladığı alan toplam 29.694 kilometrekare. Bu alan neredeyse Ankara ili kadar büyük bir alan. Bu kadar büyük bir kamu kaynağı nasıl oluyor da tek bir şirkete veriliyor? Gazetecilerin bu verilerin doğruluğunu araştırması gerekiyor.
Doruk Madencilik iflas etse de büyük bir holdingin parçası. Holding rahatlıkla işçilerin parasını ödeyebilir. TMSF zaten ödeyebilir. İflas eden şirketin toplam borcu 600 milyon TL, işçi alacağı ise 150 milyon TL. İşçi alacakları bu iflaslarda öncelikli. İsteseler anında ödeyebilirler. Direnişin başladığı günden bugüne dek ödenen rakam, 36 milyon. Ancak ödenmesi gereken rakamın yüzde 20’sine tekabül ediyor.
Ayrıca Bakanlık, şirkete son iki yıl içerisinde, toplu iş sözleşmesine uyulmaması sebebiyle 23 milyon ceza kesmiş. Bakanlık bile şirketin yaptığı hukuksuzlukların farkında. Ama ruhsat vermeye devam ediyor. İşçilerin taleplerinin karşılanmasını da sağlamıyor. Nereden tutsan elinde kalıyor. Bu Holdingin bu kadar korunması, bu kadar fazla ruhsat alması, Bakanlık içerisinde güçlü bağlantıları olduğunu gösteriyor. Bürokraside bu şirketi koruyan kim?
Biz size ne yaptık ya?
"14 senelik maden işçisiyim 5 aydır maaş alamıyorum. Sesimi duyurmak için 9 günde 190 km yolu adım adım yürüdüm geldim. Gözaltına alındım."
#MadencininEliniTut
Olacaklar:
1. Metal dedektörlerinden her okula koyuyoruz diyecekler
2. İhaleyi onlardan biri alacak
3. Nöbetçi hoca sabah bunun başında dursun diyecekler
4. Bir ay herkes dedektörden geçecek
5. Bir aydan sonra kimse sallamayacak bunlar da bozuk şekilde yıllarca okullarda kalacak
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'ndan güzel bir analiz;
EĞER;
TIP okursan karşına insan DNAsının şempanze ile %98 aynı olduğu çıkar...
BİYOLOJİ okursan karşına evrim çıkar...
FİZİK okursan karşına BİG BANG çıkar...
KİMYA okursan karşına elementlerin kaynaşmasıyla İLK CANLILARIN nasıl oluştuğu çıkar...
TARİH okursan karşına dinlerin nasıl ortaya çıktığı çıkar...
JEOLOJİ okursan karşına dünyanın 4,5 milyar yıl yaşında olduğu çıkar...
ARKEOLOJİ okursan karşına tüm Ortadoğu dinlerinin temelini oluşturan SÜMER kültürü çıkar...
PALEONTOLOJİ okursan karşına dinozorlar çıkar. Din kitapları yazmaz bunu...
EMBRİYOLOJİ okursan karşına insanın balık atasından kalma solungaçları ve kuyruk çıkar...
Ama hiçbir şey okumazsan
sana ne söylenirse ona inanırsın.
Hep başkasının sana sunduğu hayatı yaşarsın,
başkalarının doğrularıyla yaşamak zorunda kalırsın,
seni herkes kandırır.
Ama sen bunların hiçbirisini fark etmezsin bile...
12 adaları 1912’de verdik.....
Nerde mi?
Lozan şehrinin Ouchy semtinde.
Şu Lozanda adaları verdik diyip oku emrinden uzak güruhun meydanlarda Lozanda verdik deyip algı yaratması bundan!!
Araştırmayan halk da: “ulan savaşı kazandık- adaları verdik”e inandırıldı...
Osmanlı Devleti, bugün 12 Adalar olarak bilinen adaları İtalya'ya bırakıyor.
Sene 1912, “Uşi Anlaşması”dır bu gördüğünüz anlaşma. İtalya'ya bırakıyor fakat geçici olarak.
Anlaşma şartlarına uyulduğu takdirde adalar tekrar Osmanlı Devleti'ne geri verilecek.
Fakat şartlara uyum sağlanmıyor.
Bu yüzden 3 yıl sonra, yani 1915'te Londra'da bu konu gündeme geliyor ve Londra Paktı denilen anlaşmada bu adaların tamamı İtalya'ya bırakılıyor.
Bakınız itiraz eden hiçbir padişah yok. Hiç sultan yok.
Adaları İtalya'ya bırakmakla kalmıyorlar aynı sene bir de Çanakkale Boğazı'na dayanıyorlar ve Çanakkale Savaşı'nı yapıyoruz.
Yani 12 Adalar önce Uşi'de, sonra da 1915’de Londra'da İtalya'ya verilmiştir.
Osmanlı temsilcilerinden biri Rumbeyoğlu Fahreddin Bey'dir.
Bu adam kim mi?
Türk milleti bir milli mücadele verirken, Kuvayı Milliye'yi kurmuşken, bu adam Kuvayı Milliye'nin karşısına Damat Ferit'in kurduğu Kuvayı İnzibatiye ile çıkan adamdır ve Yunan ordusunun yanında olmuştur. Savaş kazanılınca sürgün edilenlerin arasında yer almıştır.
12 Adaları İtalya'ya bırakan heyetin içerisinde bu adam vardır.
Şimdi asıl olaya gelelim...
Uşi Anlaşması'nın ismini aldığı Uşi, Lozan şehrinin bir semtidir. Bu yüzden 1912'de imzalanmış olan Uşi Anlaşması, İtalyan tarihinde Lozan Anlaşması olarak geçer. Fakat bizim bildiğimiz yani 1923'te imzalanan Lozan Barışı ile bu anlaşma birbirine karıştırılmasın diye bu anlaşmaya Uşi denmiştir.
İşte arkadaşlar sahte kiralık tarihçiler, yani Kadir Mısıroğlu, Armağan ve çetesi, bu durumdan faydalanıyor ve
12 Adaların Lozan Anlaşması'nda gittiğini söylüyorlar.
Halbuki o Lozan başka, bu Lozan başka. Ne yazık ki bunu bütün millete yutturdular ve böylece milletimizi Lozan barışına düşman ettiler.
Bizim bildiğimiz Lozan Anlaşması'nda ise bilakis Ege'de birçok ada Türkiye'ye geçmiştir.
Türkiye'ye Lozan Anlaşması ile geçen bu adalar ise, son 10 yılda Yunanistan'a bırakılmıştır.
Bugün Yunan papazların mangal yaptığı Ege adaları, uluslararası anlaşmaya göre halen daha Türklerindir...
Umulur ki bol bol paylaşılır, gruplara atılır, milletimiz bilgilendirilir...
Prof.Dr. Yusuf HALAÇOĞLU
@HocamBeyDiyecek@bosunatiklama İçenlerin bize saygı duyun demesi ne kadar pişkince abi ! Kendi tercihiyle bağımlı leş kokan bir acize neden saygı duyayım üstelik benim konforumu bozuyorsun
Sigaraya "yetişkin emziği" denmiş hahah cidden bu kadar mı doğru olur bi benzetme ya tütün emziği resmen. Yokluğunda delirmeler asansörde bile ağzında olsun istemeler falan