Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Milyonlarca insan depresyonla mücadele ediyor.
Ama bazen gözden kaçan şey şu: Ruh halimizi beslenme durumunuz da etkiliyor.
Depresif belirtilerle ilişkilendirilen 5 önemli eksiklik:
1.B12 Vitamini
1 yemek kaşığı zeytinyağı yaklaşık 135 kaloridir.
İçerisinde;
Oleik asit→ LDL’yi düşürmede yardımcı, damar sağlığını destekler, anti-inflamatuar etkileri vardır.,
Oleuropein→ Güçlü antioksidan + anti-inflamatuar → Kan şekeri ve insülin regülasyonuna yardımcı → Kardiyoprotektif etkileri vardır.
Hidroksitirozol (3-hidroksitirozol)→ En potent antioksidanlardan → LDL oksidasyonunu engelleyebilir (EFSA onayı var) → Nöroprotektif + anti-inflamatuar etkileri vardır.
Oleokantal→ İbuprofen benzeri doğal anti-inflamatuar etkileri vardır.
Longevity için esneklik/hareket egzersizleri, herkesin yapabileceği egzersizler, kaslar, eklemler hatta fasya için oldukça yararlı görünüyor.
Kaydedin ama mutlaka deneyin, kaydedip kenarda bırakmayın ... 👇
@Ciyelii Ona bu talimatı kim vermiş ona bakacaksın. Bu durum, uyuşturucu baronlarının başını ezmek yerine torbacı veya kullanıcıların hapise atılmasına benziyor.
@gidadedektifi Kendine gel, haddini bil @Migros_Turkiye@MSanalMarket@migros gündemden bu kadar kopuk olduğunuzu hiç sanmıyorum. Utanmadan toprağını, suyunu, gıdanı koru etiketiyle satıyorsunuz. İnsanlarla dalga mı geçiyorsunuz? Ortak bir amaç peşinde misiniz? Amacınız insanları zehirlemek mi
Migros tarafından Tahsildaroğlu markalı ürünlerde "toprağını, suyunu, gıdanı koru" ifadeleriyle yapılan %50'ye varan indirimler devam ediyor.
Tahsildaroğlu markalı kırık beyaz peynirde geçtiğimiz ay çıkan bir patojen bakteri sebebiyle zehirlenme vakası olduğu sosyal medyaya yayılan belgelerle ortaya çıkmıştı.
https://t.co/JxxONcrc08
Científicos japoneses acaban de descubrir una noticia sorprendente sobre las canas.
Es, literalmente, la forma en que tu cuerpo elige la supervivencia en lugar del cáncer.
Aquí tienes todo lo que necesitas saber (y cómo mantener tu cabello oscuro):
Alimentos que ajudam a limpar órgãos:
- LIMÃO: Limpa o fígado
- ESPINAFRE: Limpa o sangue
- PEPINO: Limpa os rins
- ALHO: Limpa as artérias
- CENOURA: Limpa os olhos
- BRÓCOLIS: Limpa os pulmões
- MAÇÃS: Limpam os intestinos
- MILHO: Limpa o cólon
- UVAS: Limpam o coração
- CHÁ VERDE: Limpa as células
- MIRTILOS: Limpam o cérebro
- MAMÃO: Limpa o sistema digestivo
@BarbaraOneillAU
IVERMEKTİN: KANSER VE ÖNLEME İÇİN TAM DOZAJ ÇİZELGESİ
Binlerce kişi Dr. William Makis’in IVERMEKTİN dozaj çizelgesini kullanmaktadır. İşte vücut ağırlığına göre (günlük mg/kg) hazırlanmış, açık ve kategorilere ayrılmış bir döküm.
DÜŞÜK DOZ: ≤ 0,5 mg/kg/gün
**En uygun olduğu durumlar:**
- Remisyondaki kanserler
- Güçlü aile öyküsü veya genetik yatkınlık
- Profilaksi (önleyici tedavi)
**Yan etkiler:** Uzun vadeli yan etki bildirilmemiştir.
**Örnek:** Dr. Tess Lawrie, kemoterapi + günlük 12 mg ivermektin ile tedavi edilen bir 3. evre yumurtalık kanseri vakası bildirmiştir. Tümör belirteci CA125, 2 ay sonra 288'den 22'ye düştü ve tümör ortadan kayboldu.
ORTA DOZ: 1,0 mg/kg/gün
**En uygun olduğu durumlar:** **Çoğu kanser türü** (akciğer, pankreas, böbrek hücresi, mide kanseri vb.) için başlangıç dozu.
**Yan etkiler:** Uzun vadeli yan etki bildirilmemiştir.
**Örnek:** Dr. Shankara Chetty’nin 70 yaşındaki prostat kanseri hastası (PSA 89), günde 45 mg (artı laktoferrin) aldı. İki ay sonra PSA 10,9’a düştü.
YÜKSEK DOZ: 2,0 mg/kg/gün
**En uygun olduğu durumlar:** Çok agresif kanserler (lösemi, pankreas kanseri, beyin kanserleri).
**Yan etkiler:** Uzun vadeli yan etki bildirilmemiştir.
**Örnek:** Dr. Allan Landrito’nun 4. evre safra kesesi kanseri hastası, 14 ay boyunca günde 2 mg/kg aldı — kanser ortadan kalktı.
ÇOK YÜKSEK DOZ: ≥ 2,5 mg/kg/gün
**En uygun olduğu durumlar:** Yaygın metastatik hastalık, son derece kötü prognoz veya belirli beyin kanserleri.
**Yan etkiler:** Kısa süreli ve geçici görme bozuklukları görülebilir (genellikle birkaç gün içinde düzelir).
**Örnek:** Dr. Shankara Chetty, bir hastayı günde 2,5 mg/kg ile tedavi etti — herhangi bir yan etki bildirilmedi.
**Hızlı dönüştürme örneği (60 kg / 132 lb ağırlığındaki bir kişi için):**
- Düşük: ≤30 mg/gün
- Orta: 60 mg/gün (≈5×12 mg tablet veya 1 çay kaşığı sıvı)
- Yüksek: 120 mg/gün
- Çok Yüksek: ≥150 mg/gün
Ciddi toksisite görülmeden uzun süreli günlük kullanım (aylardan bir yılı aşan süreye kadar) ile ilgili birçok anekdot niteliğinde rapor mevcuttur, ancak bireysel tepkiler kişiden kişiye değişebilir.
Özellikle önceden var olan sağlık sorunlarınız varsa (örn. görme sorunları veya glokom), her zaman bilgili bir klinisyenle birlikte hareket edin. Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.
BÜYÜK OPERASYON!
Olan biteni, tüm bu operasyonları size özetleyeyim...
Yeni bir kurucu liderlik geliyor. Yeni bir Türkiye...
Bunun için;
Öcalan'ın da ABD'nin de istediği gibi
"Milletin adı Türkiye" olmalı.
Ama eğitim müfredatında Orta Asya'nın da "Türkistan" olarak tanıtılması gerek.
"Ne güzel. Ne var bunda?" diyebilirsiniz. Turancılar çok sevinebilir. Ben de bu bölgeyi sürekli Türkistan olarak tanımlıyorum. Doğru.
Fakat neden şimdi?
Neden Milli Eğitim müfredatı Türklere uzak diyarda bir Türkistan verdi, Orta Asya demekten vaz geçti?
Çünkü kanaatim o ki Kürtlere de bir Kürdistan verecek.
Bunu önce eğitim müfredatında Türklere bir Türkistan yurdu biçerek, ama Anadolu'dan uzak bir ata yurdu göstererek yapıyor.
Eşitlik olacak.
Türklerin bir Türkistan'ı olacaksa,
Kürtlerin de bir Kürdistan'ı olacak.
"Madem müfredatta Türkistan var, yarın eşitlik gereği Kürdistan da olmalı..." denildiğini şimdiden duyar gibiyim.
Türkiyeli olunacaksa, birilerine"Yallah Türkistan'a" denilebilmeli ama "Yallah Kürdistan'a" da denilebilecek.
Türkiye Türk yurdu olmayacak, Türkiyeli yurdu olacak. Zira Türk yurdu uzaktaki Türkistan!
Ama Kürt yurdu da olmayacak...
Lakin yakında bir Kürdistan da var edilecek.
"Yallah Kürdistana!" diyenleri de duyar gibiyim.
O halde tüm operasyonların bununla ilgisi ne?
İşte yeni devlet kurulurken, bu yeni devletin önünde muhalefet olabilecek, tüm etkili isimler gözünüzde güven kaybetmeli.
Bu isimlerin yolsuzluk yapıp yapmadığı ayrı bir tartışma konusu.
Bu isimler her şeyden önce bulundukları konum ve sahip oldukları
Sosyal medya gücüyle siyasete etki etme gücüne sahipler.
Uzun zamandır genç muhalif seçmen üzarinde etkisi muazzam olan sanatçılara, fenomenlere yapılan uyuşturucu operasyonlarıyla birlikte düşündüğümüzde farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
Özellikle toplumun büyük bir kesiminde büyük bir güvene sahip olan bu isimler üzerinden güven erozyonu oluşturmak," kimseye inanmama" psikolojisini tetiklemek, keskinleşen Atatürkçülüğü törpülemek yeni anayasa yolunda önemli bir adım olur.
Oğuzhan Uğur'un "devletin resmi kurumları dışında hareket etmemenin önemini gördük" açıklaması tam da bu psikolojik zemini gösteriyor.
Ancak bu açıklama, devletin resmi kurumları içerisine çöreklenebilecek rüşvet, yolsuzluk ve liyakatsızlığın normalleşmesi ve devletin sorgulanamamasını da beraberinde getiriyor.
Çin tipi bir sitem!
Kemal Kılıçdaroğlu'nun danışmanlığını da yapmış olan Bülent Kuşoğlu'nun " "Devlet aklı devrede" açıklaması da bu minvalde hayli manidar.
Nedir bu devlet aklı?
AKP bu aklın neresi?
NATO bundan bağımsız mı?
Öcalan açılımı hangi akıl?
Sorgulamayacağız.
Ve daha da kötüsü devlet ile AKP arasındaki bağ yok sayılıyor.
Aynı devlet aklı AKP ile ilgili suskun. Yolsuzluk AKP'ye 23 yıl boyunca hiç uğramamış gibi yapan bir devlet aklı mı bu?
Siz parsel parsel verin cevabını.
Bundan sonra Oğuzhan Uğur'un Babala'ya çıkardıklarına da dikkat etmek gerekecek.
Çünkü amaç muhalif seçmeni
sandığa gitmeden psikolojik olarak yenmek.
Dikkatinizi çekmek istediğim bir husus da şu: Tüm bu para hareketleri neden şimdi sorun oldu? Neden beklendi?
Yeni anayasa sürecinde, her kesimden ama daha çok açılıma destek olan cenahtan farklı simaları programlarında görebiliriz.
Lakin Küresel projeleri deşifre eden bizlere bir fırsat verilecek mi?
Neyse,
Kendi ülkemizde "Türk" kelimesini anayasal tartışmaya açarken, haritada binlerce kilometre ötede "Türkistan" kuruyoruz.
İçeride kimlik tartışması, dışarıda Turan reklamı.
Vatandaşa destan, masada başka plân.
Geçen yıl bu zamanlar Dardanel ton balıklarının kg fiyatının 1000 liralara dayandığını söylemiştik. Geçen aylarda ise yine aynı ton balıklarının kg fiyatı tam 1700 liraları gördü... Geçen haftalarda yan yana duran iki ton balığının aralarındaki fiyat farkına dikkat çekmiş ve bunlar arasındaki fiyat farkının sebebini sormuştuk.
Bugün ise bir takipçimiz tarafından Migros mağazasından gönderilen bu fotoğraf, aylardır fahiş fiyatlarla satılmaya çalışılan Dardanel ton balığı konservelerinde %45 oranında indirim yapıldığını gösteriyor. Bu indirime rağmen ürünlerin kg fiyatı ancak 1000₺’ye buluyor.
Şimdi ise olayın vehametini daha iyi anlamak için biraz uzaklara, İngiltere’ye gidelim... Benzer şekilde okyanuslarda tutularak ithal edilen ton balıklarının İngiltere’deki marketlerde 145 gr’lık 4’lü paketlerde hem de zeytinyağlı çeşitlerinin sadece 2,49 £ yani yaklaşık 155 liraya satıldığını görüyoruz. Buna göre İngiltere’de zeytinyağlı ton balığı konservesinin kg fiyatı sadece 4,29 £ yani 62 kat kur farkı uygulandığında sadece 265 liraya geliyor!
Belki inanması zor ama durum bu...
Bir yanda İngiltere’de kilosu 265 liraya satılan zeytinyağlı ton balıkları, diğer yanda Türkiye’de kg fiyatı 2000 liraya yaklaşan ayçiçek yağlı ton balıkları...
Şimdi soralım: İngiltere’de satılanlar ton balığı ise, Türkiye’de satılanlar ne balığı?