-Sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun.
+Öyleyim sanırım.
-Peki özellikle sevmediğin şey nedir?
+Her şey. Bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler, ilişkiler...
Oblomov
Kimin sözüydü hatırlamıyorum ama "Bir insanın ruh sağlığını belirsizliğe olan tahammülü belirler" şeklinde bir cümle okumuştum. Ahmet Amiş Efendi de şöyle diyordu "Bir şeyin olması ya da olmaması senin için aynı değilse, daha olmamışsındır evladım."
Hep ile hiç'in, ben ile sen'in, varlık ile yokluğun, birlik ile çokluğun aynı olduğunu idrak edene dek terbiye ediyor hayat bizi.
ahmet hamdi tanpınar'ın hayal kırıklığını şöyle betimlemesi çok hoşuma gidiyor "hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu. muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti."