gelin protesto eylemlerinde gözaltına alınan ve tutuklama gerekçelerinden bazılarına bakalım.
177 kişi tutuklandı şu ana kadar. 20'si 18 yaşından küçük. çoğu üniversite öğrencisi.
hepsi polise taş atan kişiler mi? değil tabii ki. çok sayıda yürüyüş fotosu var evraklarda.
❌ #İstanbulSözleşmesi'nden çıkılması toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor.
❌ Şiddet faillerine, ceza almaksızın şiddet uygulayabileceklerine yönelik korkunç mesajlar iletiyor.
❗ İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. Sen de imzacı ol! 👉 https://t.co/mBjhRECoC0
Adamların sadece birkaç günde giderayak tek imzayla kaçırdıkları paralara bak ya. Böyle binlerce gün geçti, binlerce imza. Koca ülke birkaç bin kişiyi doyurmak için gece gündüz çalışıyor resmen
Siz edebiyatı, bilimi, sosyolojiyi, psikolojiyi sadece belirli bir zümrenin yapması gerektiğini savunadurun; bu mekanik kafalı adamlara tuhaf bir saygıyla bakın. "Ama kütüphaneleri çok şöyle, eğitimleri çok böyle" -bu adamlar pozitivizmin başat paradigma olduğu çağlarda söylenegelmiş laflardan öteye gidemiyorken yüz bin kitapları olsa ne?
Ayaktakımı dediği biziz; konuşmanın ikinci bölümünden, ama bu sistem ayaktakımının da hakkını gözetiyor manası çıkartılabilir. Bu da çok güzel bir meşrulaştırma yöntemi: "Sen kafanı yorma, sözümüzden çıkma, edebiyatı da bilimi de sosyolojiyi de psikolojiyi de biz yaparız. Senin için neyin iyi olduğuna da biz karar vereceğiz. Zira anlamazsın."
En çok üzüldüğüm de insan hayatının her köşesine sirayet eden "Ben zaten bunları anlayamam" tavrı. Anlayamayız değil, anlayamayacağımıza inandırıldık. O dereceye geldi ki bize derdini, derdimizi anlatmaya çalışanları elitist olmakla suçlayıp elitistleri alkışladık. Bilimsel sözcüğünü kutsamayı öğrendik ve yaşam deneyimimize çiçekler açtıracak her türlü fikir ve bilgi, karmaşık bir terminolojinin arkasına saklanarak iticileştirildi. İticileştirildi ki aptal hissedelim.
Ama değiliz.
Çankaya Üniversitesi niye en üstte biliyor musunuz? Söz konusu sıralama makale ve atıf sayısını da dikkate alıyor. Çankaya'daysa makale çetesi var. Mesela üniversitenin yılda 349 (evet 349 :D) makale yazan hocası var. Orantılı olarak atıf da alıyor. Sonra girer sıralamaya tabii
Bütün bir güzellik endüstrisi insanlara -özellikle de genç kadınlara- beslenme, şehir hayatı, sınıf, genetik vs. gibi birçok sebepten asla ulaşamayacakları standartları, ulaşılabilir gibi gösteriyor. Bu endüstrinin sattığı hayaller milyonlarca insanın psikolojisini bozuyor. Özellikle de Instagram. Instagram güzelliği ve estetizasyonu o kadar normalleştirdi idealize ettiği vücut ve yüz hatlarına sahip olmayan insanlar eksik hissediyor. 2 sene önce Instagram CEO’su Adam Mosseri ABD Senato’sunda sorgulandı. Çünkü şirket daha fazla kar elde etmek uğruna özellikle genç kızların psikolojisini bozduğu ortaya çıkan algoritmalarını değiştirmediği ortaya çıktı. Bu güzellik endüstrisi ve kar peşinde koşan sosyal medya, koca bir yalan satıyor. Kimsenin gerçekte sahip olmadığı standartları gerçekmiş gibi düşünen başta genç kadınlar da ciddi psikolojik sorunlarla boğuşuyor.
Antakya'da kaldığım yerde su bitti. İBB getiriyordu ama onlar da teyzeme artık sadece aş evlerine su vereceklerini söylemişler. Hatsu'yu aradık sıraya aldılar ama ne zaman geleceği meçhul. Tuvalete geçemiyoruz, hava sıcak duş ihtiyacı oluyor. Tankerle su getiren birileri var mı?
Anlayamıyorsunuz çünkü;
* Depremden önce nüfusu 1.5M olan bir şehri köy zannedip herkesten aynı reaksiyonu bekliyorsunuz
* 5 ilçe haricindeki ilçelerin zaten cumhurcu olduğunu ve depremin bu ilçeleri etkilemediğini bilmiyorsunuz
📢📢📢
Sosyologların istihdamı ve sözleşmeli cetvel engeline ilişkin raporumuz talep üzerine 2 Bakan Yardımcısına iletilmiştir. Umarız Sosyologlar olarak beklentilerimiz gerçekleşir ve umutlarımız tekrar yeşerir.
Kurban olduğum Antakya sokaklarında Feyruz şarkıları bu bayramda da eksik olmadı. Hüngür hüngür ağladım bu videoyu çekerken ama bu sefer umutlu bir ağlamaydı bu. Ya Antakya, seni yeniden yeşertmek şarkılarımızla bayramlaşmak en güzel haliyle yeniden nasip olacak. 🌹
Bugün Erkan Baş bir programda neden agresif siyaset yaptıkları sorulduğunda "İtirafta bulunayım olabildiğince sakin kalmaya çalışıyoruz. Düşünebiliyor musunuz biz Meclisteyken imar affı çıkıyor mesela, gözünüzün önünde Türkiye bi katliama gidecek bir süreci yaşıyor ve bunu engelleyememek, engellersek nelerin değişeceğini düşünmek insanı gerçekten agresifleştirebiliyor." dedi. Mıh gibi kazındı beynime bu sözler. 4 vekil yerine 400 vekil bu tavrı koysaydı bugün yas tutmak yerine hepimiz sevdiklerimizle bayram kutluyor olabilirdik. Bütçeden bir lira destek almadan halk gücüyle verdikleri mücadeleye destek vermek boynumuzun borcu! https://t.co/doEyRFDkMl