Psikolojide narsisizm, psikopati, sadizm gibi kişilik özelliklerine "karanlık kişilik özellikleri" denir ve hepsinin bir ortak noktası vardır: Başkalarının çektiği acıya karşı duyarsızlık, kayıtsızlık ("callousness"). Bu açıdan baktığınızda, bu kişilerin siyasi görüşlerini de daha iyi anlıyorsunuz. Kendisinden farklı kişilerin çektiği acıları kafasına gram takmayan birisinin kadınlara, hayvanlara, etnik azınlıklara düşman olabilmesi gayet normaldir.
@TurkcuOznurr @cristianzilla Türk düşmanlığında haksız olmadığını düşündürdünüz bana. Ne son günlerinde rahat bıraktınız kızı, ne öldükten sonra. Övünebileceğin tek şey Türk olman sanıyorum, insanlığın değil. Üzülmek durumunda tabii ki değilsin, susup oturabilirsin.
@LemuryaMu Doğal doğum dediğiniz vajinal doğumu tercih eden kadın niçin aşı ve topuk kanını reddetsin ki? Doğum sağlıklı sonuçlanmış, sezaryen müdahalesine gerek duyulmayan 35 haftalık bir gebelik gibi görünüyor.
@goksudeniz19 Ebeler eşliğinde doğum yapılmış. Doğumda ebeler aktif rol oynayan sağlık çalışanlarıdır. Doğum da sağlıklı bitmiş. Kadınları yanlış yönlendirmeyi, korkutmayı bırakın.
Öncelikle özür dileyerek başka bir çarem kalmadığı için bu tweeti görenlerin ilgili makamları etiketlemesini rica ediyorum. @AFADBaskanlik@IstanbulAFAD@AFADAdiyaman@csbgovtr@TC_istanbul@adiyamangovtr@AdiyamanBelTR@TC_icisleri@adalet_bakanlik@TCTarim@HMBakanligi@RTErdogan
Bir hukukçu olarak mağduriyetlerimi ülkemizdeki hukuki yollarla halledemediğim için (!) buradan belki görürler umuduyla seslenmek zorundayım. Babamdan bana kalan 3-5 tane tarlaya devlet yıkılan köyümüzü tekrar inşa etmek için çalışmalara başladı. Ve çalışmalara başlandığından itibaren ilgili arsalarda su açığa çıkmaktadır. Çünkü arsalar sulak ve verimli tarım arazisidir. Böyle bir zemine tekrar bir köy inşa edilmesi çok büyük bir risktir. Böyle facia bir depremden sonra buna kalkışılması hala akıllanılmadığının göstergesidir. Ayrıca köyümüzde binlerce arazi olmasına rağmen ben tek kaldığım için acımayıp köylülerin hepsinin toplanıp imza atması üzerine benim arazilerim üzerine bu çalışmalara başlanmıştır. Diğer binlerce arazinin sahipleri güçlü oldukları için onların arazilerine hiç yönelinmemiş, koskoca köyde bir ben tek başıma kaldığım için benim elimde kalan son mirasa da çalışma başlatılmıştır. Ne arazinin inşaata uygun olmasını gözetiyorlar ne de tek başına kalmış bir kızın geleceği için kendisine kalmış tek mirasın yok olmasının onu sokacağı zor durumu gözetiyorlar. Bu sebeple yapılan bu çalışmanın durdurulması için buradan sesimi duyurmak dışında başka bir seçeneğim kalmadı. Aylardır mücadele ettiğim hiçbir şeyde devlet tarafından korunmadım. Tehdit edildim, kandırıldım, ailemin mirası çalındı, sağ kalan maalesef ki akraba denebilecek ve akraba olmayan insanlar tarafından uğramadığım haksızlık kalmadı. Ve ben 8 aydır başvurduğum hiçbir yoldan sonuç alamadım. Tüm ailem 6 gün enkazdayken ölüme terk ederken devlet yoktu, 8 aydır tek başına kalmış bir vatandaşı mağduriyet üzerine mağduriyet yaşarken devlet yine gözünü kulağını kapamış ve yine yok. Ailemi geri getiremeyeceğim. 8 aydır verdiğim maddi manevi kayıpları da geri getiremeyeceğim. Ama artık göz göre göre babamın sulak arazi tarlasının üzerine köyün inşa edilmesine izin vermeyeceğim. 8 aydır yaşadığım kayıpların ve zararların altında ezildim yok oldum. Hayatta tutunacak hiçbir şeyim kalmamışken bu kadar mağduriyet çok fazla. Bu arazide yapılan işlemlerden devletin üst merciilerinin haberi olmadığına da eminim. Çünkü haberleri olsa idi bu araziye inşaat yapılmaması gerektiğini bilir ve izin vermezlerdi. Rica ediyorum ilgili mercilerin duyması ve yardımcı olması için etiketler misiniz? Yoksa bir mağduriyet daha yaşarsam, buraya 8 aydır başıma gelen şeyleri bir bir yazıp ülkenin bir vatandaşı nasıl ölüme sürüklediğini göstermek zorunda kalacağım maalesef.
Depremzede yurttaşlarımızın geçici barındığı tüm illerden oy kullanmak için Hatay'a dönmelerine aracı oluyoruz.
WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz: 0533 817 96 88 - 0543 119 60 33