Karıncaların, kırıntıları duvardaki minik bir çatlaktan içeriye taşımalarını izledi. Evrene kıyasla ne kadar da küçük ve önemsiz olduklarını fark edip etmediklerini düşündü. Kendisi de aynı şekilde küçük ve önemsiz miydi? #edebiyat#varoluş#yalnızlık#filistin
Hatice annesiyle beraber çarşıya inmediğine pişman olmuştu. Tahmininden daha çabuk sıkılmıştı. Yerde yiyecek arayan bir karınca ailesini izlemeye başladı. Etrafa baktı, iki günlük ekmeğin kıtır tarafını ufalayıp karıncalarla paylaştı.
Kasabanın çöpçüsü Turşu grev yapmaya karar verince Hoşsefa kasabasında işler karışır. Sokakları dolduran çöp yığınları, pis kokularıyla kasabalıları canlarından bezdirir. Acaba Turşu neden grev yapmaya karar verdi? Kasabalılar sorunu nasıl çözecekler?
Bu, benim bedenim. Bedenim bana emanet! Peki onu nasıl koruyabilirim? Özel alanımın sınırlarını nasıl belirlerim? Kimlere güvenebilirim? Tüm bu sorularımın cevapları bu kitapta…
NİNEMİN ÇORAPLARI
Nineme her gidişimizde çorapları dikkatimi çeker. Hiçbir zaman çoraplarının ikisi birbirinin aynısı olmaz. Ya renkleri farklıdır ya da desenleri.
EYVAH, BALİNA HAPŞIRDI!
“Ambar” adında bir balina varmış. Hem de kocaman bir mavi balina! Denizlerde ve okyanuslarda dolaşır, mutlu mesut yüzermiş. Yüzerken de önüne gelen her şeyi yutarmış. Eski bir ayakkabı, kocaman bir çadır, kırık bir sandalye, çöp dolu torbalar…
Televizyonda veya gazetelerde dünyanın birçok yerinden savaş haberleri görüyoruz. Öldüren, yaralayan, yok eden, yakıp yıkan, insanları yerlerinden eden bu savaşlara dair gazete sayfalarında okuduğumuz haberlere üzülüp öfkelenmekle yetinebilir miyiz?
Peki, oturup televizyon ekranlarından izlediğimiz savaş görüntülerinin çirkinliğinden etkilenip ağlamak yeterli midir? Hayır! El ele verip bir şeyler yapmalıyız.