Tarih iki şeyi asla unutmayacak:
Birincisi, Gazze'de bu katliamlar yaşanırken elindeki imkânları seferber etmeyenleri; ikincisi ise bir şeyler yapmaya çalışanlara engel olanları…
Bölge rejimlerinin sırf kendilerine tabi olanları kandırmak için "Elimizden hiçbir şey gelmiyor" diyerek realpolitik ve konjonktür söylemlerinin 'yalan' denecek bir tarafı vardı.
Ancak bir şeyler yapanların önüne geçmeleri, sınır kapılarını kapatmaları ve yardım konvoylarını alıkoymalarıyla birlikte, bu söylemin yalan olarak bile ne bir şerefi ne de bir haysiyeti kaldı.
#FilistinKonvoyunaYolAç
Sürekli toplanıp içi boş kınama metinleri yayımlamak caydırıcılık değil, acziyetin ilanıdır.
Sahada tetiğe basan irade, sizin yuvarlak cümlelerinizi değil, somut yaptırımları anlar. Kınamaktan başka kozu olmayanların bu yüzden bir karşılığı yoktur!
#SizeYalanSöylediler
Bilmeyen veya duymayan varsa diye ben de söylemek istedim: Gazze'de ateşkes yok.
Ateşkes adı altında ve garantör ülkelerin sessizliğinde, Aksa Tufanı sonrasında yaşanan katliamın bir benzeri yaşanıyor.
#SizeYalanSöylediler
Tetiği çekmeye bir dakika bile ara vermeyen işgalcilerin ilan ettiği "ateşkes" kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur.
Gazze’de evler hala füzelerle başlara yıkılıyor, insanlar hala doğrudan vurularak ölüyor.
#SizeYalanSöylediler
Bir çocuğun trajedisi üzerinden ideolojik hesaplaşma yürütenler; adli tıp raporlarını değil, uydurdukları ensest senaryoları manşet yaptı.
Bu düpedüz aile kurumuna çekilmiş bir operasyondur!
#NarinDavası
İnsanları bir kez "şeytan" ilan ettiğinizde, artık haklarındaki hiçbir somut delili, çelişkiyi ya da savunmayı dikkate almazsınız.
Çünkü şeytanlaştırma stratejisi, kamuoyunun düşünme yetisini elinden alıp yerine kör bir nefret yerleştirmek için kullanılır.
#NarinDavası
Güran ailesinin talebi nettir: Yargılamanın tüm Türkiye'nin gözleri önünde, şeffaf bir şekilde yeniden yapılması.
Zira ortaya çıkan bütün deliller göstermiştir ki bu yargılamada tüm deliller bir arada ve tarafsızca ele alınmamış, karar alelacele verilmiş ve ailenin yargılama sürecindeki talepleri göz ardı edilmiştir.
Bu durum neticesinde kamuoyu vicdanında oluşan yargı şudur: Bu yargılama toplumun içine sinmemiştir. Dolayısıyla, adil ve şeffaf bir yeniden yargılama artık kaçınılmazdır.
#NarinDavası
Bilmeyen veya duymayan varsa diye ben de söylemek istedim: Gazze'de ateşkes yok.
Ateşkes adı altında ve garantör ülkelerin sessizliğinde, Aksa Tufanı sonrasında yaşanan katliamın bir benzeri yaşanıyor.
Önce bir cana kıyıldı; geride kalanların üzerine 'fail' damgası vuruldu. Anne en ağır ithamlarla itibarsızlaştırdı; sağcısıyla solcusuyla koca bir toplum, vicdanını susturup aileyi el birliğiyle linç etti.
Kimse babanın yüreğindeki yangını hissetmeye çalışmadı. Adamı kendi evlatlarının, kendi ailesinin onurunu korumak için tek başına bir orduyla savaşmaya mecbur bıraktı.
Bugün Bakırköy'den Başakşehir'e, Zeytinburnu'ndan Şirinevler'e kadar meydanlarda bir "olay yeri" ile karşılaştınız.
Ama bu bir hırsızlık ya da cinayet mahalli değildi. Bu, dijital kelepçelerle sansürlenen, hapsedilen özgür düşüncelerimizin olay yeriydi.
#DijitalKelepçeyeHayır
Olacak olanı söyleyeyim: Birçok insan mahkemeye çıkacak ve tutuklanacak. Daha sonra büyük kısmı ilk duruşmada, kalanı da ikinci duruşmada serbest bırakılacak.
Ancak geriye; bu insanların kapılarının kırıldığı, ev sahiplerinin onları evden çıkardığı, işlerinin ve ortaklıklarının bozulduğu, kadınların ve çocukların korkutulduğu bir tablo ile devasa bir nefret kalacak.
Niçin peki? Sadece episteinci, çocuk kanıyla beslenen bir iki kâfir memnun olsun diye.
#NatoyaKurbanAranıyor
Bu henüz başlangıç...
Hakikatin sesi kısılmak istendikçe daha güçlü duyulacak, dijital kuşatma arttıkça bu davet daha geniş alanlara ulaşacak. İnşâAllah...
#DijitalKelepçeyeHayır
Bu zulüm Tağuti sistemin Müslümanlara kininin vesikasıdır. Hicabından ötürü anneyi aşağılayan, çocukların oyuncaklarını "terör delili" yapan zihniyet; hakka düşmandır.
"Şefkat yuvası" denilen yurtlarda çocukların kolları kırılmakta, kameralar bozulmakta, hakimler keyfi kararlarla zulmü uzatmaktadır. Müslümanları "medeniyetsiz" gören bu batıl nizamın nasıl kokuşmuş olduğunu şu haberden görebilirsiniz.
Bugün öğlen saatleri itibarıyla başlayan organize bir dijital operasyonla; başta Halis Bayancuk Hoca, Murat Gezenler Hoca, Ramazan Işık Hoca ve Haris Karadağ Hoca olmak üzere ve Tevhid Camiası bünyesindeki yayın organlarının, ardından NATO/küresel çetelere muhalif diğer grupların X hesaplarına Türkiye’de erişim engeli getirilmiştir.
Ortak noktaları, küresel şer odaklarının planlarına çomak sokmalarıdır. Tepki vermezsek, sıranın kime geleceğini küresel efendilerin iştahı belirleyecektir.
Bu küresel sansür operasyonunu tüm boyutlarıyla gündem ediyor, dijital işgale karşı sesimizi yükseltiyoruz!
#NatoSansürü
Allah (cc) Çin’i helak etsin; kendi zulmünde boğsun.
Doğu Türkistanlıların maruz kaldığı zulüm benzeri olmayan bir zulümdür. Ancak maalesef söz konusu Çin’in zulmü olunca, İsrail ve Batı’nın zulmü kadar gündem olmuyor, dikkat çekmiyor.
Bunun sebebi ve çözüm yolu nedir? Fikir ve kalem sahipleri düşüncelerini paylaşırsa müstefid oluruz.
Bir baba düşünün; evladı katledilmiş, eşi, kardeşi ve oğlu ise aynı cinayetle suçlanarak cezalandırılmış. Yetmemiş; eşinin namusuna, öz kardeşiyle ilişkilendirilecek kadar ağır ve mesnetsiz iftiralar atılmış. Yetmemiş; tüm aile, akıl almaz ithamlarla vahşi, gizemli ve suç ortağı bir yapı gibi kamuoyuna sunulmuş. Jandarma, basın ve yargı eliyle deliller karartılmış, gerekli incelemeler askıya alınmış ve aile mahkûm edilerek dosya alelacele kapatılmış.
Peki, bu aile ne istiyor?
Sadece delillerin yeniden ve tarafsızca incelenmesini; karartılan gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını ve yargılamanın hakkaniyetle yeniden yapılmasını bekliyorlar. Seslerinin duyulmasını, herkesin elini vicdanına koyup kendisini bu ailenin yerine koymasını istiyorlar.
Çok mu şey istiyorlar? Hayır. İnsanlık adına; bir baba, bir evlat, bir kardeş olarak herkesin bu mağduriyet karşısında sessiz kalmamasını, ailenin haykırışına ortak olmasını bekliyorlar.
Özellikle adaleti ayakta tutmakla mükellef olanların, mazlumun kimliğine bakmaksızın ona sahip çıkmayı şiar edinen İslami camianın ve vicdan sahibi her kesimin bu sese ses katması gerekiyor.
Bu ailenin yaşadığı süreci ve maruz kaldığı adaletsizliği anlamak için lütfen bu belgeseli izleyin:
https://t.co/TSCgrGzjnZ