Bazı insanları hiç tanımamış olmayı isterdim. Bazı yerlerde hiç bulunmamış, bazı şeyleri hiç görmemiş, bazı durumları hiç yaşamamış, bazı hisleri hiç hissetmemiş olmayı.. Bir sürü hiç’lerim var.
Her şeyden çok sıkıldığım bir evreye geldim. Tahammül seviyem yok artık. Kimseye gerektiğinden fazla katlanamıyorum. Kimsenin peşinden koşacak gücüm yok. Belki de koşacak gücüm yok. Olacak her şey kabulüm olmayana da üzülecek zamanları çoktan geçtim.
Nasıl anlatayım. Herkes güzel yollarda, ben adım bile atamamışım gibi. Herkes sevilmiş, benim başım hâlâ okşanmayı bekliyor gibi. Saatlerce beklenmesi gereken meydanda herkes oturacak bir tabure bulmuş bir ben ayakta kalmışım gibi.
"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var, beyefendi! Ölünceye kadar insanın sırtında atamayacağı şeyler de var..."
-Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali