Şimdi ben buraya ne yazsam heyecanımı tarif etmeye yetmeyecek, bir şeyler eksik kalacak.
O yüzden kısa tutuyorum.
Buluşana kadar gün sayıyor olacağım.
Görüşmek üzere ♥️🥹♥️
Seni bir kere gördüm… ve o an anladım, biliyor musun?
Bazı insanlar vardır, hayatına sessizce girer ama varlığıyla her şeyi değiştirir. Sen öyleydin.
Gözlerinin içine baktığım o kısa anda bile, içimde tuhaf bir huzur, tarif edemediğim bir tanıdıklık vardı. Sanki seni ilk kez görmüyordum da, yıllardır bekliyormuşum gibi…
‘Neyi?’ diye sormuştun ya…
Anlatması kolay değil aslında. Çünkü bu bir anlık his değil, içime yerleşen bir gerçekti.
Hiçbir zaman benim için ‘herhangi biri’ olmayacağını.
Kalabalığın içinde kaybolan yüzlerden biri değil…
Geçip giden bir anı, unutulup giden bir hikâye hiç değil…
Niran Ünsal’ın 1996 yılında seslendirdiği efsane şarkısı “Haktan”ı Hande Mehan su gibi yorumlamış. Son yıllarda duyduğum en iyi yorumcu olabilir. Hande’yi abartmayı ne zaman düşünüyoruz? Bağırmadan, kasmadan o kadar duru bir yorum olmuş ki.. eridim, bittim. 😍
Kadınlar bir konuda mağdur olduğunda erkeklerin cevabı “yapmasaydın o zaman” oluyor. Bu da aslında düşünme biçimlerini gösteriyor. Kadınların empatisini kullanıp onları manipüle ederek bir şeyler yaptırıyorlar. Sonrasında gelen “yapmasaydın o zaman” ne demek biliyor musunuz? “Ben olsam bunu hayatta yapmazdım. Çünkü kendi çıkarıma hizmet etmeyen bir şeyi neden yapayım?” Bu, kendilerindeki empati yoksunluğunun apaçık dışavurumu. Yani diyor ki, “sen de bir erkek gibi davransaydın ve yapmasaydın o zaman.” Erkekler, eğer bir şey kendi çıkarlarına hizmet etmiyorsa, onu yapmıyorlar. Ve kadınların, bu davranışı örnek alma vakti geldi. Bu konuda bir erkek gibi olun. Ne yazık ki, duygusal ilişkilerde bile kar-zarar hesabı yapmak zorundasınız. Hayat böyle. Eğe bir şey kendi çıkarınıza hizmet etmiyorsa, yapmayacaksınız.
20 yıldır öğretmenlik yapıyorum. Son birkaç yıldır, özellikle pandemi sonrası, öğrencilerle bağ kurmak gittikçe zorlaştı. Yanlış da olsa bildiğini savunma refleksi gösteren, çok kolay yalan söyleyebilen, düşünceleri savruk, sınır duygusu olmayan, utanma bilmeyen, sürekli her şeyi "deneyen", kendine çeki düzen vermekle çok da ilgilenmeyen, bunu yapıyorsa bile istediğini elde etmek için yapan, pragmatik ve hedonist bir nesille karşı karşıyayız. Parası, ünü ve gücü olan her şeyi çekici buluyorlar. Can sıkıntısı en büyük düşmanları.
Ve ortaya çıkan tüm bu semptomların birçok nedeni var elbette; bu sadece teknolojinin ve online platformların etkisiyle açıklanamaz. Ama öncelikle, birçok ailenin çocuk yetiştirme tarzı ciddi problemli. Çocukları disipline etmeyi ya tembelliklerinden ya da yanlış özgürlük tasavvurlarından dolayı pek de başaramıyorlar.
İkinci olarak, eğitim politikaları pedagojiden uzak, siyasi hesaplarla şekilleniyor. Üstelik sürekli değişkenlik gösteriyor. Bunlar elbette belli bir toplumsal gerçeklikte ortaya çıkıyor. Bu gerçeklik de sadece öğrencileri değil hepimizi şekillendiriyor. Dolayısıyla sorun çok boyutlu çok katmanlı... nasıl ülkede kadın cinayetlerinde durum münferit değilse bu trajik olaylarda da maalesef değil.
Normallestirilen saygısızlık diye bir şey var. Öğretmenine saygısızlık yapıyor çocuk. Kimi veli geliyor. Çocuğun yanlışını sahip çıkıyor. Öğretmene hesap soruyor. Çocuk, arkadaşına zorbalık yapiyor. Aman canım çocuklar arasında olur, liderlik vasfı var, yok baskın karakter ondan öyle yapıyor diye kılıf uyduruyor veli. Aslında empatiden noksan bir zorba yetiştirdiğini asla kabul etmiyor.
Evde disiplin yoksa, evde başkasına saygı bir ders olarak okutulmuyorsa, okulda verilen hiçbir ders o çocuğu insan yapmaya yetmez. Okul tek başına çocuğa insan kalabilmeyi öğretemez. Bu mümkün değil. Veli de eğitim sürecinin bir parçasıdır. Fakat çoğu veli bunu kabul etmiyor. Bilinçli ebeveynlik olmadıktan sonra istersen her sınıfa bir pedagog, her sıraya bir anayasa kitapçığı koy. Sonuç kocaman bir sıfır.
New York’lu psikiyatrist Rami Kaminski, yeni bir kişilik yapısını tanıttı:
"Otrovert" adını verdiği kişilik dışarıdan sosyal görünen ama tekrar normal hissetmek için çok fazla yalnız kalmaya ihtiyacı olan biri. Gerektiğinde konuşabilirler, gülebilirler ve etkileşime geçebilirler ama çok fazla etkileşimde bulunmaları onları tüketir.
Antisosyal değiller sadece farklı şekilde şarj olurlar. İnsanlarla birlikte olmak ile kendi enerjilerini korumak arasında sessiz bir denge kurarlar.
12 temel özellikleri: 🧵
"...Dünyayı dolaşmayacaksın ki yavrucuğum. Buradan kalkıp Balıkesir'e gideceksin. Mis gibi yol. Aç müziği, kafanı dinle..."
#melisakesmez#çiçeklenmeler#ayvalık
Tanıdığım, tanımadığım tüm kadınların (kendim de dahil) yüzü hep kendi güneşine dönük olsun. Hiçbir kadın incitilmesin, hiç kimsenin merhametine, vicdanına mecbur bırakılmasın. Hayat hepimizin yüzüne gülsün, hepimize adil davransın. Yaşama inadımız, yaşama sevincimiz baki olsun.
#8MartDünyaKadınlarGünü
türkiye’nin bir erkeklik sözleşmesi var. kadınların sözünü, anlattıklarını duymamak, bilmemeyi seçmek, görmemek konusunda bir uzlaşma. kadınların seslerini silmeye ayarlı bir silgi gibi çalışan eril üst-ses. kadınların haysiyetini tanımayan bir makine gibi tıkır tıkır.
"Benim çocuğum yapmaz", "Benim eşim yapmaz", "Benim annem/babam yapmaz" gibi cümleler çok şuursuzca geliyor. Yakınlığı ne olursa olsun kimseden emin olamaz insan, olmamalı. İnsan yanlış yola sapabilen, ummadık şeyler yapabilen bir varlık. Ben kimseden %100 emin olamam; kendim de dahil.
Öğretmeni şikayet hattı kurdunuz..
Öğretmenin tatili, Öğretmenin boş günü, Öğretmen ne yapıyor ki
Çocuğuma sesini yüksellti.
Çocuğuma sert baktı.
Benim çocuğum yapmaz..
Diye diye Fatma Öğretmenimizi öldürdünüz
Ortada boş boş dolaşan binlerce saygısız bir nesil yarattınız..
Öğretmenleri itibarsızlaştıran paylaşımlar yapan istinasız herkes bu katliamdan sorumlu.
Eserinizle övünebilirsiniz.
#öğretmen
#memur
Ağlayıp sızlamayı bırakın. Bu dünya insan kılığında gezen mahlukatlarla dolu. Güzel insanlar var, çok azlar. Sert olun, sağlam durun. Bırakın ukala, kibirli, hatta kötü desinler. Siz kendinizi bildikten sonra sorun yok. Herkese hak ettiği gibi davranın.
hayata dair her şeyi herkesi dalga geçerek, yok sayarak halledebiliyorum. sadece "incelikler"e karşı silahım yok. hemen çözülüyorum. örtülü ilgi , gizli şefkat içeren adı üstünde "incelikler", tek zaafım. 2010'da peru'da mit ajanıyken vurulmam da bu yüzdendi. incelikler yüzünden.