@fatihtezcan@celalulgen @BaharAtakan Mustafa Kemal idraki ağırdır, her beden kaldırmaz! Zaman gerektirir , analiz gerektirir, zeka gerektirir, öngörü gerektirir, aldatmamayı ve aldatılmamayı gerektirir!!! Ağzı çalkalayarak onun adını anmayı gerektirir! Hadi oradan, Destur!
Fon vurgununda insanların 2.2 milyar TL’sini çalan Fatma Betül Sayan Kaya’nın elini kolunu sallayarak gezdiği, 440 vurguncunun isminin gizlendiği ülkede İsmail Arı’yı haber yaptığı için tutukladılar. Susturmak istiyorlar. Susmayacağız.
Murat Ağırel tutuklandı. Gökçekler, Fonzi Fatmalar, hırsızlar, uyuşturucu kaçakçıları, kara paracılar, memleketi soyanlar çok mutlu. Ama çok sevinmeyin. Bu memleketi soyguncuların karanlığına teslim etmeyeceğiz. Murat da diğer gazeteciler de karanlığı deşifre etmeye, yazmaya, anlatmaya devam edecek. ÇAĞLAYAN'DAN CANLI | MURAT AĞIREL TUTUKLANDI! https://t.co/xn9UpN2t73 @YouTube aracılığıyla
Gazeteci Murat Ağırel, araştırdığı bir konuda yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmamış. Şimdi ise haber yapmadığı gerekçesiyle tutuklanıyor.
Peki, o haberi yapsaydı ve iddialar doğrulanmasaydı ne olacaktı? Bu kez de dezenformasyon suçlamasıyla karşı karşıya kalmayacak mıydı?
Üstelik ev hapsinde bulunan ve hakkında zaten adli kontrol tedbiri uygulanan bir gazetecinin tutuklanmasını gerektiren somut gerekçe nedir? Hangi kaçma veya delilleri karartma riski, tutuklama tedbirini zorunlu kılmaktadır?
Adalet; ancak hukuk herkese eşit ve ölçülü uygulandığında gerçek anlamını bulur.
CHP iktidarın tek alternatifiydi...
CHP büyüyordu...
Bundan rahatsız oldu...
Butlan kararını sevinçle kabul etti...
Koltuğu binlerce polisi CHP'nin kapısına yollayarak ele geçirdi...
İktidar hedefi olan CHP'yi hedefsiz bir parti haline getirdi...
En çok Halk TV ekranına çıkmak istiyordu...
Çıkamadı...
Çıkarmadılar...
İçerlendi...
Halk TV'ye hedef gösterdi...
Aradan 4 gün geçmedi...
Halk TV'ye kayyum atandı...
Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu hedefine kayyum ile koşuyor...
Tarih seni asla affetmeyecek...
Timur Soykan: “Murat Ağırel elektronik kelepçeyle evinde, artık evinden çıkması yasak. İsmail Saymaz da aynı şekilde. O da elektronik kelepçe takıldı ve evinde. Ama Fatma Betül Sayan Kaya’nın ayağında kelepçe yok, Fatma Betül Sayan Kaya’nın evinden çıkması yasak değil. O elini kolunu sallayarak geziyor.”
İstanbul’da 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın katili 14 yaşındaki E.Ç.’ye 18 yıl 10 ay hapis cezası verildi.
E.Ç., yasa gereği 11 yıl 10 ay tutuklu kalacak.
Bu cezanın 4 yıl 10 ay 22 günü kapalıda, 7 yılını açık cezaevinde geçirecek.
E.Ç., 25 yaşında sokağa salınacak!
SON DAKİKA
GÜLİSTAN DOKU’NUN İNSTANGRAM HESABINA GİREN PERIHAN BENZER TUTUKKANDI….
5 Ocak 2020 tarihinden Gülistan Doku’nun Tuncay Sonel tarafından ortadan kaybedilmesinden sonra
8 Ocak 2020 tarihinde gün boyu Gülistan Doku’nun İnstagram hesabına girerek veri silen ve bazı kişileri engelleyen Munzur Üniversitesi öğrencisi Perihan Benzer tutuklandı.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen Gülistan Doku soruşturması 5. Dalga operasyonunda gözaltına alınan Perihan Benzer, *Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme, Bilişim Sistemindeki Verileri Bozma Yoketme, Erişilmez Kılma,Sisteme Veri Yerleştirme vb. Nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme ve Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak suçlarından Erzurum nöbetçi Sulh Ceza mahkemesi tarafından tutuklandı.
Melih Gökçek ifade verdi, çıktı.
Adliyeye girerken ağzında sakız, çıkarken gözünde güneş gözlüğü vardı…
Ahmet ve Hülya Gökçek ise pazartesi saat 14.00’te ifade verecek.
Melih Gökçek çıkışta dikkat çekici bir cümle kurdu:
“Yakında soruşturma biter.”
Soruşturma devam ederken insan ister istemez soruyor:
Biteceğinden bu kadar emin olmanın sebebi ne?
Ankara Büyükşehir Belediyesi müfettişlerinin Gökçek dönemine ilişkin savcılığa gönderdiği onlarca dosya ve yüz milyonlarca liralık kamu zararı tespitleri ne oldu?
Melih Gökçek, Savıcılıkta 25 yılın hesabını 2 saatte vermiş.
Muhalif belediye başkanları sadece 4 gün emniyette gözaltında gözaltında tutuyorlar.
Adalet herkese eşit işliyor.
“Başıma bişey gelirse, intihar demeyin” demişti Fatma Çelik.
Başına çok şey geldi; 3 yaşındaki kızı istismar edildi, kendi çocukken istismar edildi, failiyle evlendirildi.
Kızıyla birlikte ölü bulundu, olayla ilgili kimse yargılanmadı.
Bu sesi duymadılar, kimi korumak için?
Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan:
"Geçtiğimiz günlerde revire gittim, doktor şikayetlerimi sordu.
Doktorumuz beyefendi biri, şikayetlerimi sabırla dinledikten sonra stresli bir dönemde olup olmadığımı sordu.
Şok oldum. Hemen hemen yaşıtım bir doktor olduğu için şakalaşmak amacıyla mı soruyor diye tereddüt ettim ve hemen cevap vermedim.
'İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar hapiste olacağım bilmiyorum. Bunlar her insanın yaşadığı günlük stresler, majör bir şey yok!' dedim. Stresle mücadelede iyiyiz.
Türkiye’de pek çok cezaevinde halen yüzlerce hak ihlali yaşanmaya devam ediyor. Cezaevleri bir deneyim merkezi değildir. Romantize edilecek, kahramanlık hikâyeleri yazılacak yerler de değil.
Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor.
Tecritin kırıldığı o görüş günlerinde de üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum.
Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum."
(Cumhuriyet)