AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.
Gerekçe olarak, iddiaların açıklığa kavuşturulması ve soruşturmanın selametle sonuçlandırılması talebini gösterdi.
İstifa kararı, doğru ve yerindedir.
Keşke iddialara ilişkin de bir iki cümle kursaydı iyi olurdu.
Bu muğlaklık, iddia sahiplerine haklılık kazandırır.
Bu konuda Cumhurbaşkanımız @RTErdogan ‘ın gösterdiği sıfır tolerans, ucu kime ulaşırsa ulaşsın soruşturmada sonuna kadar kararlılıkla gidileceği konusunda güçlü mesajdır.
🔴KARDEŞİM SEN KİMSİN?
BU SERVETİ NEREDEN BULDUN?
Bu millet kolay para kazanmıyor.
Tarladaki çiftçi güneşin altında çalışıyor,
işçi fabrikada ter döküyor, esnaf sabah erkenden kepenk açıyor.
İnsanlar 30-40 yıl çalışıyor, hâlâ bir ev sahibi olamıyor.
Çocuğunun okul parasını, evinin kirasını, mutfağının masrafını düşünüyor.
Sonra karşımıza daha 30-35 yaşında bazı şımarık tipler çıkıyor.
Altında milyonluk araba, kolunda servet değerinde saat, üzerinde dünyanın en pahalı markaları…
Havai/Dubai tatilleri,
yatlar, katlar, pahalı otomobiller,özel uçaklar…
Kardeşim, sen kimsin?
Bu serveti nereden buldun?
Ne ürettin?
Kaç kişiye iş verdin?
Hangi fabrikayı kurdun?
Hangi tarlayı sürdün?
Hangi ahırı süpürdün.
Bu yaşta bu servet nasıl yapıldı? Bu özel uçakların, Havai/Dubai tatillerinin, pahalı saatlerin, lüks hayatın parası nereden geldi?
Bir de millete tepeden bakıyorlar.
Sen kendini ne sanıyorsun? Ömrünü çalışarak geçirmiş, hâlâ bir ev alamamış vatandaştan daha mı akıllısın?
Tarladaki Mehmet amcadan, pazardaki Ayşe teyzeden, fabrikadaki işçiden daha mı zekisin?
Onlar namusuyla çalıştığı için mi bu hayatı yaşayamadı, yoksa sen paranın yolunu herkesten iyi bildiğin için mi bir anda bu kadar zengin oldun?
Yok öyle yağma!
Bu millet zenginliğe düşman değil. Çalış, üret, helalinden kazan,Allah daha çok versin.
Ama milletin üç kuruşunu reklam, algı, iletişim kanalları üzerinden, uçuk vaatlerle toplayıp sonra o parayla saltanat kuruyorsan, paraları hokus/pokus ediyorsan
iş değişir.
Devlet sana bunun hesabını sorar/sormalıdır.
Sayın Cumhurbaşkanım, milletin size olan güveni de tam burada önem kazanıyor.
Garibanın, fakirin, fukaranın beklentisi çok açık:
Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan, suç işleyen varsa hesabı sorulsun.
Haksız kazanç varsa ortaya çıkarılsın. Milletin parası nereye gitmişse kuruşuna kadar araştırılsın.
Bu millet hâlâ devletine güveniyor, adalete güvenmek istiyor.
Kendini dokunulmaz sananlara da birilerinin “Sen kim oluyorsun?” demesini bekliyor.
Sayın Cumhurbaşkanım, garibanın hakkını yedirmeyin. Kendini milletten büyük gören bu şımarıklara devletin de hukukun da var olduğunu gösterin.
Çünkü yat biter, kat biter, özel uçak biter, şatafat biter…
AMA GARİBANIN HAKKI KİMSENİN YANINA KÂR KALMAZ/KALMAMALI!
Nedim Şener:
Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümünden sadece üç gün önce yayınlanan Kurtlar Vadisi bölümünde, "Kazım Kaşifoğlu" isimli karakter cezaevinde hava enjekte edilerek öldürülmüştü.
İsim benzerliğinin ötesinde, dizideki karakter de tıpkı Kozinoğlu gibi cezaevinde tutuluyordu ve senaryoda yazılan bu infazdan tam üç gün sonra Kaşif Kozinoğlu gerçek hayatta hayatını kaybetti.
F*TÖ'nün dizinin senaryosuna yerleştiğini gösteren tüm bu yaşananlara "tesadüf" demek ve senarist Raci Şaşmaz'ın sözlerine inanmak için hakikaten aptal olmak lazım.
https://t.co/Ez2KsZjGJ5
İmreniyorum şu arkadaşların mahallesine!!!
Bu hanımefendiye 'gazeteci' diyorlar.
Saçmaladıkça daha da çok alkışlıyorlar.
Misssss!
Ne müthiş bir konfor!
Altan Tan (2020):
Dış dünya Kürtleri, Türkiye Cumhuriyeti ile kavga ettiği müddetçe destekler.
Yarın Kürtler desin ki biz anlaştık, Kürtleri bir kaşık suda boğmaya kalkarlar.
Suriye'ye kapsamlı harekatlar yapılmadan önce bu ülkede Genelkurmay Başkanlığı yapmış isim bunları söylüyordu.
Suriye'yi bu açıklamalara rağmen bugünlere getirdik.
Şimdilerde gelinen noktaya burun kıvıranlar, gidip ağlama duvarında dostlarıyla ağlaşabilirler.
Suriye'ye kapsamlı harekatlar yapılmadan önce bu ülkede Genelkurmay Başkanlığı yapmış isim bunları söylüyordu.
Suriye'yi bu açıklamalara rağmen bugünlere getirdik.
Şimdilerde gelinen noktaya burun kıvıranlar, gidip ağlama duvarında dostlarıyla ağlaşabilirler.