Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu:
“Memleketi bu hâle getiren birisiyle neyi müzakere edeceksiniz?
Müzakere edilmez, mücadele edilir.
Geçmişte Meclis Başkanlığı yapmış AK Partili bir kişiyle CHP Genel Başkanı iki saat ne görüşür?”
Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir!
İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Hiçbir Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı yurtdışına gidip "Bize niye yardım yapmıyorsunuz?" diyemez.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz!
Hem bürokratik hem de siyasi yaşamımda, sadece ve sadece bu millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Boğazımdan tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim ve açıkça söylüyorum: Kimseye de yedirmeyeceğim!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde demokrasi esastır. Merak etmeyin; Atamızın emaneti olan partimizi, arınmış şekilde tertemiz bir kurultayla, temiz bir vicdanla, temiz bir iradeyle geleceğe taşıyacağız. O sandıktan kim çıkarsa başımızın tacı olacak.
Sen yürü önümüzden…
Vicdanımızla, şerefimizle, dürüstlüğümüzle; rantın, çıkarın ve kirli düzenin peşinde koşanları temizlemek bize and olsun.
Biz bu mücadeleyi makam için değil, onur için veriyoruz.
@kilicdarogluk
Onlar, “Bizim çocuklar başardı.” diyerek kazandıklarını sandılar.
Ama ülkemizin çocukları idamlara yürüdü; sonraki kuşaklar ise inancını ve vatan mücadelesini büyüterek Cumhuriyete ve demokrasiye sahip çıktı.
1980 askeri darbesinin bütün acılarını yüreğimizde taşıdık. Ancak sağcı ve solcu olarak birbirimizi severek barıştık.
12 Eylül 1980 darbesinin acısını taşıyan herkesin acılarını yürekten paylaşıyor, vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum.
Hukukun üstünlüğü, sadece bir ilke değil; demokrasinin temelidir.
Halkın oyuyla göreve gelmiş, yıllardır büyük bir emekle halkına hizmet eden belediye başkanlarımıza yönelik bu kararlar; kişisel bir yargı tasarrufu olarak değil, doğrudan halkın tercihine ve yerel demokrasinin ruhuna müdahaledir.
Masumiyet karinesi, hukuk devletinin omurgasıdır. Yargı, siyasetin gölgesinde değil; adaletin ışığında karar vermelidir. Unutulmamalıdır ki, yanlış verilen her karar sadece bir hayatı değil; bir toplumun vicdanını da kanatır.
Yargının; tarafsız, bağımsız ve evrensel hukuk normlarına sadık kalması yalnızca bir temenni değil; demokratik bir zorunluluktur.
Halkın iradesine ve hukukun üstünlüğüne yönelen her türlü müdahalenin karşısında duracağız. Bu sürecin hem hukuki hem de toplumsal takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Paylaşma ve dayanışma ruhunun her zamankinden daha anlamlı olduğu, dargınlıkları gidermek, kucaklaşmak ve bir arada olabilmek için güzel bir fırsat olan Kurban Bayramı’nın, ülkemize ve milletimize güzellikler getirmesini diliyorum.
Pahalılığın can yaktığı, yoksul evlere etin giremediği bu zor günleri dayanışma ile atlatmalıyız.
Kurban Bayramımız kutlu olsun.
Karanlığa alışmayın…
Korkuya teslim olmayın…
Hukuksuzluklara ve tehditlere geçit vermeyin...
Asla ama asla tek adama boyun eğmeyin…
Değerli gazeteci Murat Ağırel; yüzü maskeli,
ortadoğu infazcısı kılıklı biri tarafından tehdit edilerek, öldürülmesi için çetelere ihale açıldığını söyleyebiliyor,
Yargıtay Savcımız sokak ortasında darp edilebiliyor hale geldiysek kardeşlerim,
Şunu anlayın; Korkularınızı yönetiyorlar…
Buna izin vermeyeceğiz.
Sevgili Murat, zerre korkmadığını, santim geri adım atmayacağını biliyorum.
Sende bil ki; mücadelene ortağım…
Hukukçu Afşin Hatipoğlu: “Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun aklına yenildi. 6’lı masa ile ideolojiler kalktı ve partiler CHP’de eridi.
CHP’nin başarısı birgünde gelmedi, bugün CHP birinci partiyse, Kılıçdaroğlu’nun hakkını teslim edin.” @AfsinHatipoglu
Merkepler Adam Olur, Sen Adam Olmazsın.
Güç, Fetö terör örgütündeyken her organizasyonlarına koşup yalakalık yapan Kepaze.
Doğan Grubunda çalışırken Ciner'e küfür eden, Ciner daha çok para verince oraya geçen, patronların Satılık elemanı.
İnsan Hakları Derneği Başkanı bir Hanım için;
"Gördüğüm yerde cinsel tacizde bulunmazsam namerdim"
diyen NAMERT Kadın Düşmanı.
Saray talimatıyla oynanmış anketler yayınlayan İş birlikçi.
"Eline sağlık" paylaşımından ötürü sadece ama sadece savcılığa çağrıldığın için,
"Ben anket yaptım" diyerek özür dileyen Korkak.
Muhalifmiş.
"Gocuklu celep kaldırınca sopasını, sürüye katılmaya koşan" besili bir koyundan farkın
yok.
Kalemin satılık.
Ruhun satılık.
Hatta küfür yuvası ağzın bile satılık.
Belinde tabancayla gazetecilerin grev çadırını basan,
Çalıştığın kurumda gazeteci kıyımı yapılırken "Ne yapabilirdim" diyen,
Yanında çalışan kadın gazeteciye beyzbol sopası gösteren,
Onurlu gazeteci düşmanı, paranın kölesi bir Çukursun.
Gezideki tutumunu da unutmadım!
Ve daha niceleri.
Şimdi gelelim, senin "Akp için çalışıyor - Dış devletlerin Ajanı" iftiralarına ve vicdansızca
söylediğin
"Ayağı asfalttan başka yere değmez" sözüne,
Be Gafil!
Ben, Bu partiyi senin gibi "elinde viski kadehleriyle partime yön veren" alçakların elinden aldım ve
Halkın Partisi yaptım.
Bina görevlileri ile oturdum.
Kağıt toplayıcıların arkadaşı oldum.
Evlere temizliğe giden kadınlara yoldaş oldum.
Çok fakir sofrasına oturdum.
Emekliyle, işçiyle, garibanla hemhal oldum.
Sarayın değil, yoksulun sofrasına oturdum.
Be Müptezel!
"Akp işbirlikçisi-Dış Devlet Ajanı" diyorsun.
Terör örgütü kurşunladı beni, kucağımda Asker Şehit verdim.
İki polis kardeşim yaralandı, ölümden döndük.
Acıları hala ağır geliyor yüreğime.
Be Paranın Emrindeki tetikçi!
Defalarca linçlere uğradım, ölümlerden döndüm.
"Yakın o evi" dediler, santim geri adım atmadım.
Adalet için 70 yaşımda 500 km yol yürüdüm.
Senin gibi kaç tane namerdin hakaretlerine uğradım.
Hayatım tehditlerle ve saldırılarla geçti.
Ne zaman korktum?
Ajan veya işbirlikçi bir adamın parası olur, mal varlığı olur.
Oğlunun Amerikalarda çiftliği, Gemicikleri, Vakıfları olur.
Cevap ver!
Namusum ve Mücadelemden başka
NEYİM VAR?
Ajan ve İşbirlikçi olduğumu ispatlamaz isen,
Namussuz ve Alçaksın!
Beni daha fazla konuşturma!
Bak Fatih!
Bu güneşin altından,
Parayla işi olmayan çok adam geçmedi.
Sen bu Ruhu ve Mücadeleyi anlayacak kapasitede değilsin.
Parayla işim olsa, seni satın alır,
Saraya karşı bağlardım.
Ama benim Parayla-Pulla işim yok.
Müesses Nizamın adamları ve
Sermayenin tetikçileri,
Çarkınız kırılacak-Düzeniniz bozulacak.
Hodri Meydan!
Bu Memleketi ve Partimi Sizlerden kurtarıncaya kadar BURDAYIM.
Siz bir, ben bir.
Rahmetli Levent Kırca'yı saygıyla ve özlemle anıyorum.
En başta Sevgili Gençlerimiz olmak üzere yukarıdaki yazımı okuyan bütün Kardeşlerimden
o lafları benden duydukları için özür diliyorum.
İnanın bunlarla baş etmenin başka bir yolunu bulamadım.
Affınıza sığınıyorum.
Dostlar,
Bu yapılanmalar bir günde oluşmadı.
Koca koca sermayeler ve
Milletimizi felakete sürüklemek,
Vatanımızı bölmek için kurulan koca bir düzen var ortada.
Müesses Nizam!
Bunlar da bu yapının parçacıkları.
Lütfen dikkat edin!
Bu yapılar ne yapıyor?
Sözde muhaliflermiş gibi hem Partimizi hem de muhalefet bloğunu bölmeye uğraşıyorlar.
İşimiz gerçekten kolay değil.
Sadece daha net anlaşılabilmek için bir örnek vereyim.
Yukarıda bahsettiğim zat şimdilerde çıkmış meydana,
"Şu ilçe Belediye Başkanı Cumhurbaşkanı adayı olsun."
"Bu belediye başkanı, şu başkandan daha iyi" gibi cümleler kuruyor.
Partimizde ve muhalif seçmende kafa karışıklığı oluşturmak,
Saraya olan öfkeyi başka
alanlara dağıtmak için operasyon yapıyorlar.
Bunlar Psikolojik Harp Uzmanları.
Bunlar Suret-i Haktan görünen İblisler.
Hep birlikte Başaracağız.
Başarmak Zorundayız.
Tekrar herkesten özür diliyor,
Saygılarımı sunuyorum.