Sulukule yıkılırken 2006 da hafta sonları çocuklara kapısını açan ilk üniversiteydi Bilgi Üniversitesi, Santral İstanbul'da etkinlikler, Kuştepe de, Kuştepeli çocuklarla kapısını açtı. O çocuklar büyüdüğünde de kapıları kapanmadı. Bilgi üniversitesi hayattır, tek sahibi öğrencilerdir. #bilgidireniyor
Bilgi Üniversitesi kararından geri mi dönülüyor?
Öğrenciler ve ailelerden gelen yoğun tepkiler üzerine İstanbul Bilgi Üniversitesi için Ankara’da yeniden değerlendirme trafiği başladı.
Kayyum raporu YÖK üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuldu.
https://t.co/VeGN2kTP0C
SERDAR SOYDAN – Şaziye Karlıklı ile Lüks Nermin üzerine: “Gazeteciler de tevkif ediliyorlar. Beni tevkif etmişler, ne çıkar?” https://t.co/AiEU4l6uWt @kitapkritik24 aracılığıyla
Roman, ölüme karşı direnen bir tür bilinç makinesidir! Hazırsanız Hayalet Yazar bu hafta "roman" sayfasını açıyor. Romanı anlatmaya hikayeden başlıyor: Roman yazmak hikaye anlatmak değildir!
https://t.co/SH4ynU5vhG
İlk kitabım GELİN BAŞI okurla ilk buluşmasından 19 yıl sonra yeni baskısı, yeni kapağı, yeni düzenlemesiyle kitabevlerinde…
Doğan Kitap’tan.
19 yıldır birlikte yürüdüğümüz, kitaplarıma göz nuru döken okura bin selam…
Gelin Başı, kapak tasarımı: Füsun Turcan
Yayına hazırlayan: Hülya Balcı
@fusunturcan@editorhulya@dogan_kitap
#GelinBaşı #kitap
Kötü yazar olmak neyse de altmışını devirip kötü bir yazar olduğunu idrak edememek, kendini boyuna kandırmak, senden meşhur yazarların senden intihal yaptığına körü körüne inanmak, kırık dökük egonu tarafgirliği sence de malum yargının pansumanına bırakmak... Trajedi...
#1tweet1öykü “Bir yayınevi sahibi, bir yazar ve bir editör bara gitmiş. Yayınevi sahibi: ‘Ben olmasam kitaplarınızı bastıramazdınız’ demiş. Yazar: ‘Ben olmasam basacak eser bulamazdınız’ demiş. Editör: ‘Ben olmasam’ deyip biraz duraksamış ve ‘O değil de, ne içiyoruz?’ demiş!” +
Altan Öymen'i kaybetmişiz.
Büyük bir gazeteciydi.
Altan Öymen’in 5 ciltlik “anılı kitapları” 3O’lardan 60’lara Türkiye’nin siyasal ve sosyal tarihi üstüne anılar, notlar, belgelerden oluşuyor.
Altan Öymen tanığı olduğu yılları yazmış. Eşsiz bir anı kitap dizisi.
MENOPOZDA İLAÇ HAKKI KAÇAK YOLLARA TERK EDİLDİ.
40 YAŞ ÜSTÜ KADINLAR YAPAYALNIZ
1/
Kadınlara sadece doğurganlıkları üzerinden değer biçmenin sonuçları ne dersiniz?
Menopozal Hormon Tedavisinde kullanılan biyoeşdeğer hormonlar Türkiye’de artık YOK.
Milyonlarca kadın, bilimin sunduğu koruyucu tedavilere ulaşamıyor. 👇
2/
Menopozal Hormon Tedavisi (MHT), kadınları ileri yaşta:
• Kemik erimesi (osteoporoz)
• Kalp hastalığı
• Alzheimer gibi yıkıcı hastalıklardan korur.
Ama bu tedavide kullanılan biyoeşdeğer hormonlar ülkemizde satılmıyor.
3/
Biyoeşdeğer hormonlar, vücudun ürettiği hormonlarla aynı yapıda.
Saygın tıp kuruluşları, bunların sentetik hormonlara göre daha güvenli olduğunu belirtiyor.
Ama Türkiye’de bu hormonlara erişim yok!
4/
Kısa süre öncesine kadar, büyük bir ilaç firmasının ürettiği östrojen bandı çok zor da olsa bulunabiliyordu.
Artık o da üretilmiyor.
Sentetik hormon kullanmak istemeyen kadınlar, çaresiz bırakılıyor.
5/
Östrojenin jel formu da var. Ama o da Türkiye’de yok.
Bazı eczaneler bu jeli kaçak getiriyor.
Fransa’da 7 euro olan ürün, burada 2000 TL’ye satılıyor.
Üstelik bazıları sahte olabilir, deniyor. Bu sağlıkla kumar!
6/
Kadınlar hormon tedavisine ulaşamıyor çünkü:
• Ya bilim dışı ezberlerle “doğal olsun” deniyor
• Ya da “bilimden yanayız” diyenler bile ilaca erişemiyor
Kaçak yollara mecbur bırakılıyoruz. Bu bir halk sağlığı krizidir.
7/
Menopozal Hormon Tedavisi kadın sağlığı için temel bir haktır.
Menopoz, kemiklerin kırıldığı, kalbin teklediği, zihnin puslandığı bir dönem olmak zorunda değil.
8/
Türkiye’de kadınlar, ortalama ömürlerinin yaklaşık 1/3’ünü menopozda geçiriyor.
Ama sağlık politikaları hâlâ sadece doğurganlık üzerinden şekilleniyor.
Menopoz yok sayılıyor.
Menopoza giren bir kadının düzenli sağlık taramaları yapılması ve ilk randevuda en az 1 saat ayrılması gerekirken devlet hastanelerinde 15 dakikalık muayeneler yeterli gelmiyor. Doktorlar menopoz konusunda eğitim almıyor.
9/
Devlet eğer sosyal devletse, her yaştan kadının sağlığını güvence altına almalı.
Doğum gibi, çocukluk gibi, menopoz da sistematik sağlık politikalarıyla ele alınmalı.
10/
Menopozda sağlıklı yaşlanma sağlık sistemi için de önemlidir.
MHT ile gelecekte önlenebilecek hastalıklar, kamu bütçesine büyük yükler bindiriyor.
Koruyucu sağlık politikası = Ekonomik sürdürülebilirlik.
11/
Kadınlara sadece doğurganlıkları üzerinden değer biçen bu sistem sürdürülemez.
Hormon tedavisine - özellikle de biyoeşdeğer hormonlara erişim hakkı talebimiz, sağlıklı yaşlanma hakkımızdır.
12/
@saglikbakanligi
Bu sessizliği kim bozacak bilmiyoruz.
Ama kadınlar olarak gerçek, etkili ve erişilebilir çözümler istiyoruz.
Sesimizi duyan var mı?
ANTABUS romanım, yeni baskısı, yeni kapağı, yeni düzenlemesiyle kitabevlerinde...
Doğan Kitap’tan
Kapak tasarımı: Füsun Turcan
Yayına hazırlayan: Hülya Balcı
@fusunturcan@editorhulya@dogan_kitap#Antabus
Bu Köşe Kitap Köşesi'nde bu hafta, Kuzeyli polisiyelerin akla ilk gelen isimlerinden Jo Nesbo'nun yeni romanı Kanlı Ay var!
Bu yeni romanda bizi neler bekliyor, kitabın editörü ve aynı zamanda sıkı bir polisiye okuru olan Hülya Balcı ile konuştuk.
https://t.co/DxYNlreEnL