Altı, yasada yok ama yasanın açıklandığı basın toplantısında var. Evet, yasa Bahçeli’nin istediği gibi Öcalan’a özel bir statü vermiyor. Ama Abdullah Güler’in açıklamasında görüldüğü gibi, ülkenin genel cezaevi koşullarından farklı bir disiplini öneriyor. Öyle anlaşılıyor ki Öcalan’a PKK’nın önşart koştuğu gibi bir tür çalışma ortamı sağlanacak. Öcalan Bahçeli’nin istediği gibi Meclis’e gelmese de İmralı’dan siyaset önerecek. Ve hatta... Öyle görünüyor ki önümüzdeki seçimin sonucunu da yapacağı/yapamadığı mutabakatlarla o belirleyecek.
https://t.co/WeJWnOjDon
Burası Yeni Türkiye;
Bir kararname, bir fezleke, bir iddianame…
🔘Bir gün öğrencisi olduğun üniversite yoktur.
🔘Ertesi gün oy verdiğin belediye başkanı yoktur.
🔘Sonraki gün oy verdiğin parti yoktur.
Başkanlık rejimi budur !
Dur hele sen daha dur....
Mutlak butlan kararıyla YSK da fiilen kaldırılmıştır. Bundan sonra seçim sonuçlarına mahkemeler, iktidarın istediği doğrultuda karar vereceklerdir. Yani halkın iradesinin bir hükmü kalmamıştır. Bundan sonra herkesin diplomasından sofrasındaki ekmeğine, çocuğunun geleceğinden, yaşamının her aşamadına tek kişi karar verecektir.
bir gece, hiçbir hukuki gerekçeye dayanmayan bir kararla bir üniversiteyi kapatıp 25 bin öğrenciyi altyapısı bile olmayan başka bir okula devretmeye “ülke yönetmek” denemez. imamoğlu 'artık hiç kimsenin diplomasının güvencesi yok' dediğinde aslında tam da bu keyfiyeti anlatıyordu
“Ben doğru söylerim” diyor KK! Ya siz seçmeninize yalan söylediniz, kandırdınız. Utumadan, yüzünüz kızarmadan pişkince çıkıp şimdi “burdayım” diyorsunuz. Bu sefer kiminle masayı kurduğunuz belli. Bir daha size oy verirsem yuh olsun bana!…
13 seçim kaybetti. Hepsini ertesi gün içine sindirdi. CHP genel başkanlığını kaybetti 3 senedir sinsi sinsi mahkeme kararı bekledi. Mahkeme kararı çıkmadan 1 gün önce de video çekti!
Ne utanmaz bir varlıksın sen ya! @kilicdarogluk
Gülistan’ Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar, bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar, başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor! Ülke kocaman bir kadın mezarlığı olmuş! O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan; bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma! Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz! Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......
Vali Bey, bir ara gidin Londra’da, Amsterdam’da vs. kedisiz şehirlerde farelerin nasıl her yerde olduğunu görün…
Vali Bey… Vali Bey…
Sizi kimse tanımaz yurtdışında ama İstanbul kedili şehir olarak turist çeker, belgesellere, filmlere konu olur…
Bu şehrin kedileri meşhurdur yani…
Kedi İstanbul’un simgesidir..,
Yıllar sonra adınız bile kalmayacak, 100 yıl sonra sizi kimse hatırlamayacak, kabirinizin yeri bile bilinmeyecek belki ama kediler yine bu şehirde olacak…
500 yıl önce de olduğu gibi…
Kedileri yok olursa şehirdeki kemirgen popülasyonun nasıl artacağını, oluşacak hijyen sorununu vs. düşünmek bile istemiyorum…
Çin’de de Mao kafayı serçelere takmıştı, tarladaki ürünleri yiyor diye…
Mao serçeleri yok etti ve çekirgeler tarlaları kuruttu, çıkan kıtlıkta da milyonlarca Çinli öldü…
Ekosistemi anlamamak:
✅ Bilimi yok saymak
✅ Bir canlıyı günah keçisi ilan etmek
✅ Ve bütün bir düzeni kişisel kanaate göre bozmanın sonuçları ağır olur…
Doğanın dengesini maden, taş ocakları bozuyor Veli Bey…
Bu konuda cidden hassassanız gidin Şile’ye bakın… Kediler mi yoldu bitirdi Şile’nin ormanlarını?
Çekmeköy’de yol yapacağız diye orman tıraşlanıyor… Kediler mi kullanıyor iş makinelerini?
Sn. İçişleri Bakanı,
Ne ben ne partimden bir başka yönetici, insanları sokağa, şiddete davet etmiyor.
Partimizin üyelerini kendi binasına almayan, insanları sokakta bırakan, böyle yaparak bir güvenlik sorunu yaratan, kanunsuz emirle devletin polisini vatandaşla karşı karşıya getirmeye çalışan sizlersiniz!
İl Başkanlığımız, Cumhuriyet Halk Partililerin baba evidir, evimizi ablukaya almak haneye tecavüzdür.
Millet sizden, algı operasyonu değil, devlet adamlığı bekliyor.
İşinizi yapın, hukuka uyun, derhal evimizin önünden çekilin.
Ben kimsenin burnu kanamasın diye üstüme düşeni yapıyorum, siz de yapın.
Gözlerimizde inanç, kalbimizde cesaret, sırtımızda ay-yıldız… 🇹🇷 Her topa vururken milyonların sesini, her sayıda milletimizin nefesini yanımızda hissedeceğiz. Bu mücadele yalnızca bizim değil, Türkiye’nin mücadelesi. Hep birlikte tek yürek, tek bilek, tek hedef: Dünya Şampiyonluğu 🙏🫶
Mustafa Kemal Paşa'nın adeta bir gerilim filminden fırlamışcasına yürüttüğü 19 Mayıs stratejisinin perde arkası...
İngilizler, Saray ve Paşa'nın birbirini oyuna getirmek için oynadığı satranç oyununun arka planını okuduğunuzda çok şaşıracaksınız.
GEZİ’de mesele nasıl sadece ağaçlar değildiyse, doğrudan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı Türkiye çapında başlatılan bu ikinci büyük isyan dalgasında da mesele sadece Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptali veya 90 kişiyle birlikte göz altına alınması değildir.
Mesele sistem haline getirilmiş adaletsizliktir, hukukun araçsallaştırılması, biat etmeyene düşman hukuku uygulanması, kuralsızlık, yolsuzluk, kayırmacılık, nepotizm, zorbalık, keyfilik ve hesap vermezliktir.
Mesele öğrencisinden emeklisine, işçisinden memuruna halk açlık, yoksulluk, fakirlik, sağlıksız beslenme ve sağlıksız yaşam koşulları, işsizlik, çaresizlik ve kendisi ve ailesi için devasa bir gelecek kaygısı içinde perişan halde hayatta kalmaya çalışırken, iktidar mensuplarının ve yandaşlarının aşırı zenginleşmesi, çakarlı araçlar ve korumalarla, kaynağı belirsiz paralarla ultra lüks hayatlar yaşamalarıdır.
Mesele ehliyetsizlikten, liyakatsizlikten, denetimsizlikten Soma’da madende, Çorlu’da trende, Bozkurt’ta selde, Kartalkaya’da tatilde bir tek kişinin bile ölmemesi gereken yerlerde yüzlerce insanımızın ölmesidir.
Mesele durdurulamayan kadın cinayetleridir, iş kazalarında %90’dan fazlası önlenebilir sebeplerle meydana gelen ölümlerdir.
Mesele 6 Şubat depremlerinde, dışarı kaçabilmiş insanlar sokakta dehşet içinde kar, kış, yağmur, çamur altında, eksi derecelerde hayatta kalmaya çalışırken, 140 yıllık şanlı Kızılay’ın başkanının, depolarında bir alıcı çıkana kadar beklettiği çadırları satmasıdır, enkaz altında kurtarılmayı bekleyen insanlarımızın, başında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin olduğu işe yaradığı tecrübeyle sabit afetlerle mücadele sistemimiz yok edildiği için pisi pisine ölmesidir.
Mesele dinciliktir, Allah ile aldatmak, Kuran ile aldatmak, yaşam tarzı dayatması, özgürlüklerin kısıtlanması, çocukların zorla imam hatiplere yollanması, Türkiye’nin Araplaştırılması, camiye de, kışlaya da, her yere de siyasetin sokulmasıdır.
Mesele emperyalizmin Türk’e en büyük tuzağı, Ilımlı İslam diye hayatımıza soktuğu ve iktidar güçlendikçe Radikal İslam’a dönüşen Siyasal (CIA’SAL) İslam’dır ve onun iktidardaki elemanlarıdır.
Mesele bölücülüktür, bebek katili terör örgütünü muhatap almak, pazarlık etmek, 50.000 kişinin katili, ağırlaştırılmış müebbet cezasını çeken Teröristbaşı’nı TBMM’nde konuşturmaya çalışmak, Anayasa’nın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez ilk 4 maddesine saldırmak, Anayasa’dan Türk’ü çıkarmaya çalışmak, Türk milletini var eden 30 küsur etnisiteden sadece birinin dili olan Kürtçeyi resmi dil yapmaya çalışmak, hepimizi bu ülkenin eşit, özgür ve egemen sahibi kılan Türk milleti tanımını ırkçılaştırmaktır.
Mesele bedeli Atalarımızın kanlarıyla ödenmiş büyük Türk milletinin biricik vatanına milyonlarca ne idüğü belirsiz Suriyelinin, Arap’ın, Afgan’ın, Pakistanlının, Afrikalının, bilmem nerelinin ortak edilmesi, yüz binlercesine yasa dışı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesidir.
Mesele Hudut Namustur diyerek binlerce şehit vermişken, kevgire döndürülen sınırlarımızdan önüne gelenin vatanımıza sokuşturulmasıdır, Ege’deki 20 Adamızın ve 2 Kayalığımızın Yunanistan’a terk edilmesi, diğer Yunan Adalarıyla birlikte bize karşı yasa dışı silahlandırılmasına göz yumulması ve egemenlik haklarımızdan tavizler verilmesidir.
Mesele madenlerimizin, ormanlarımızın, zeytinliklerimizin, SİT alanlarımızın, kıyılarımızın, doğal güzelliklerimizin ve her şeyimizin yağmalanmasıdır.
Mesele bütün sınav sorularının çalınması ve yandaşlara dağıtılmasıdır, Hakimlik Sınavında biri rekor kırarak iki kere birinci, bir kere sekizinci olan adayın her mülakatta ısrarla elenmesidir, mülakatı kaldıracağız sözü verdikleri halde asla yapmamalarıdır, Türk milletini cahil bırakmak için milli eğitimin sistematik olarak niteliksizleştirilmesidir.
Mesele Büyük Kurtarıcı ve Büyük Kurucu Atatürk’e düşmanlıktır, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in kazanımlarına düşmanlık, laikliğe düşmanlık, çağdaş dünyanın değerlerine düşmanlıktır.
Mesele hak temelli yaşam anlayışına karşıtlıktır, insan haklarına, kadın haklarına, çocuk haklarına, insanların farklı yaşam tarzlarına, hayvan haklarına, doğa koruma yasalarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne karşıtlıktır.
Mesele iktidarın 23 yıllık çok ağır bilançosunun ve iktidarda kaldıkları her günün, Türk milletinin yaşam kalitesini daha fazla mahvetmesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını ve güvenliğini çok daha fazla tehdit etmesidir.
Mesele bu harika ve bereketli ülkede, muhteşem coğrafyada harika insanlarla birlikte hepimizin ortak geleceğidir. Hiçbir tek adamın hezeyanlarına ve sayesinde, oligarklaşanından kendi küçük çıkarlarının peşinde koşan vatan, millet sevgisinden yoksun yandaşlarına feda edilemez.