Yaşar Nuri Öztürk’ün şu sözleri yeniden gündem oldu:
“Bir tane sağlık ocağı olmayan mahallede 20 tane cami var. Siz buna din mi diyorsunuz? Böyle diyen insanlıktan zerre nasibini almamıştır.”
3 Mayıs her ne kadar tutuklamalar vesilesiyle andığımız bir gün olsa da
Asıl Türkçülük Türk tarih tezini savunmak ve okullarda okutturup Türk çocuğunu mankurtluktan kurtarmaktır.
Anadolu Kurganlarından Türk fışkırıyor.
Avrupa'dan Balkanlardan atılan Türkleri Anadolu'dan da atmak istiyorlar. Bunun için önce ayır-buyur yapıyorlar. Üniter yapıyı bozup toplumu ayrıştırıyor görevli işbirlikçiler. ...
#3Mayıs
#3MayısTürkçülerGünü
#3Mayıs1944
Zülfü Livaneli:
"ABD'nin 1948'de Türkiye'de yaptığı ilk iş okul kitaplarını değiştirmektir. Kitaplarda din belli bir bağlamdaydı. Çünkü Atatürk, İngilizlerin dini kullanarak Osmanlı'yı nasıl yıktığını görmüştü ve kitaplar buna göreydi."
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gen��lere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
Irak'ın bölünmesinden sonra sıranın Suriye'ye geleceğini yıllarca söyledik. Suriye iç savaşı devam ederken de bunun bir İsrail projesi olduğunu söyledik.
Bunu söylediğimiz için bize "ırkçı" dediler, "Arap düşmanı" dediler, bana "MOSSAD ajanı" diye hakaret ettiler.
"Zafer Partisi İslam düşmanı, Arap düşmanı" dediler.
Sonunda Beşşar Esad devrildi ve Trump dedi ki: "Erdoğan'a teşekkür ediyorum, iki bin yıllık işgalin sona erdirilmesine yardımcı oldu."
İki bin yıllık işgal?..
Kimin topraklarını?
Yahudilerin topraklarının işgalinden bahsediyor.
Bakın Nil ile Dicle-Fırat arasını Yahudi toprakları olarak görüyorlar.
Birkaç gün önce de bunu kim söyledi? Amerika'nın Kudüs Büyükelçisi... "Bu toprakları almak İsrail'in hakkıdır." dedi.
Yani Beşar Esad rejiminin devrilmesini işgalin son erdirilmesi olarak gördüler. Suriye'deki savaş devam ederken ben yüzlerce kez "Suriye'den sonra sıra İran'a, sonra Türkiye'ye gelecek." dedim.
Bunu mecliste söyledim, televizyonlarda söyledim, kitaplarda söyledim, konferanslarda söyledim. İşte şimdi sıra geldi İran'a...
İran'da savaş başlar başlamaz Sözcü Televizyonu'nda dedim ki: "Bu, İran'da bir iç savaş çıkartarak Suriye'de olanları ikinci kez tekrar etme senaryosudur." Ve şimdi söylediğim adım adım gerçekleşiyor.
Sıra Türkiye'ye gelecek mi?
Evet gelecek... Evet böyle giderse gelecek.
Daha şimdiden İsrail'den bunun tehditlerinin yükselmeye başladığını görüyoruz.
Burada da açılımla Türk milletini hukuksal olarak Türk ve Kürt diye ikiye bölecekler.
@zaferpartisi
1975 yılında İspanyol Büyükelçiliği’ne bir mektup gelir:
“7 gün boyunca İspanya Elçiliği’ne su, havagazı ve elektrik verilmeyecek. Ankara halkı, özgürlük mücadelesi veren İspanyol halkını desteklemektedir.”
Mektubun altında dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Vedat Dalokay’ın imzası vardır.
Faşist diktatör Franco, beş İspanyol vatandaşını idam etmiştir. Dünyanın birçok yerinde yükselen tepkiler arasında, belki de en çarpıcı olanlardan biri Ankara’dan gelir.
Dalokay, bu eylemi nedeniyle Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanır ve kendini şöyle savunur:
“1936’dan beri bir milyon insanın canına kıyan bir yönetimden söz ediyoruz. Benim yaptığım suç değildir. Etimle, kemiğimle onların yanındayım.”
Hiçbir şey olmasa bile, İspanyollarla aramızda daima bir şeyler oluyor.
Büyük afetlerde dayanışmayla, büyük baskılar karşısında hürriyet aşkıyla, büyük savaşlar karşısında vicdan barikatıyla bir şekilde yan yana geliyoruz.
Akdeniz’in o kadim medeniyet havzasının mucizesi belki de bu: Bazen bir belediye başkanı, bir askeri diktatöre karşı elçiliğin suyunu kesiveriyor; bazen bir halk, emperyal planlara karşı en güçlü itirazı yükselterek çoluk çocuk katledilen sivillerin sesi oluyor.
Bugün yine Türk ve İspanyol halkları arasında kurulan bir küresel vicdan ittifakının dijital bir kardeşlik festivalini izliyoruz.
Aynı anda hüzünlü, keyifli, eğlenceli, şamatalı ve dramatik… Tıpkı Akdeniz gibi.
Vedat Dalokay’a saygıyla…
ÖZAL ve IRAK'TAN KÜRT GÖÇÜ :
Turgut Özal'ın sınırları açması ile Irak'tan Türkiye'ye başlayan Kürt göçü, 90lı yıllar.
Irak'tan gelen o Kürtler, Doğu ve Güneydoğu'ya yayılarak, çok sayıda kızlarını yerli aileler ile evlendirdiler ve bu evlilik yapanların aileleri de sonradan Türk vatandaşlığına geçtiler. Tıp ki Suriyeliler gibi.
Batılı güçler ise bu süreçte tek bir Kürt'ü ülkelerine almamış hatta Batı ülkelerine sığınmak isteyen Kürtlere vize şartı koymuştur. Celal Talabani'ye ve Mesud Barzani'ye Turgut Özal tarafından Türk pasaportu verilmiştir.
Bunlar daha sonra pkk ile mücadele Türkiye aleyhine faaliyet bulunmuştur .
.........................................................
"Turgut devletin çivisini çıkarmıştır."
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel
Sahte Osmanlı dizileri üzerinden yürütülen süreç , Atatürk, Cumhuriyet ve Türk düşmanlığına dönüştü!
Oysa Osmanlı kadar Türk'ü ezip, aşağılayan başka bir devlet tarihte yoktur!
Vahdettin dua etsin Lenin'in yaptığı gibi Hanedanın, hepsinin kellesini almadı Atatürk. Dinletelim🔽
Prof. Yusuf Halaçoğlu: Atatürk'ten sonra Türkiye'yi Türkler yönetmedi.
Türkiye'yi Türkler yönetmeli, çünkü baştaki yöneticiler Türklerin haklarını yabancılara veriyorlar.
Atatürk’ün ölümüyle ABD'ye teslim edildik! Onlarda Ulus bilincimizi yok ediyorlar!
38 yıl önce Demirel,
Özal'a diyor ki; borçlanarak yol yapmayın, devleti iflasa sürmeyin! Hatırlayın Cumhuriyetin ilk yılları İstanbul'un Elektriğini, Suyunu yabancı şirketlerden geri alıp Millileştirmek için Atatürk'ün ne kadar büyük uğraş verildiğini..⤵️