insan zamanla olaylara karşı daha az tepki veriyor. eskiden olsa kıyameti koparacağın şeyleri artık sadece sessizce izliyorsun. bu duygusuzluk değil neyin ne olduğunu anlamakla ilgili. beklenti bittikçe tepkiler de yerini sessizliğe bırakıyor ve insan artık hiçbir şeye şaşırmıyor
Ancak, kendi içinizde sevgi üretmeyi öğrendiğinizde,dışarıdan gelen o kısıtlı ve şartlı sevgilere muhtaç olmazsınız.
Sevgi, başkasının size sunacağı bir lütuf değil, kendi içinizde üretebileceğiniz bir güçtür.
ne kadar güzel sözler söylenirse söylensin, birinin hayatındaki yerini her zaman davranışları belirler. çünkü zaman geçince hatırlanan, ne söylediği değil nasıl hissettirdiği ve davrandığı oluyor.
‘hayat yolunda binlerce kılığa bürünmüş olarak kendimizle defalarca karşılaşırız.’ der jung.
zira ruhun bu bitmek bilmez aynalar koridorunda her yeni suret aslında henüz tanışmadığımız bir parçamızdır. mesele, o yabancıya bakacak cesareti bulup her seferinde yeniden doğabilmekte.
Her şeyle savaşamazsın.
Her konuda en iyisini yapamazsın. Her zaman mantıklı davranmak
mümkün değildir.
Bazen akışına bırakmak
gerekir. Bazen savaşmak yerine yenilmek
gerekir, huzurlu
olabilmek için.
kargaşadan uzak durmak, tefekkür etmek, içimizi dinlemek, faydası olacak kitaplar okumak, notlarımızı tekrar tekrar okumak ve hangi davranışımızın nasıl bir tehlike yaratabileceğini somut olarak derinlemesine düşünmek..