@mustafaciftcitr Barinaklarinizin mevcut kapasitesini de aynı metne yazsaydınız yuzbinlerce canımızın ortadan kaldırıldığını da öğrenmiş olurduk. Ankara nin göbeğinde, Yakacık ta bile barınak inşaatınız bitmedi 2 yıldır. Yenimahalle ilçesindeki candostlarimizi hangi yaşam alanına koydunuz peki?
Yunusemre Belediyesi Başkanı Semih Balaban:
“4.000 köpeğe her gün bakmak; onun iğnelerinden mamalarına, temizliğine kadar müthiş bir olay.
Yaşam merkezinin bize bir liralık geliri yok,
Ama uçsuz bucaksız bir gideri var…
Bu bile en büyük hizmettir arkadaşlar…
Biz bu işe çok büyük yatırım yaptık…
3 yıl sonra bu popülasyonu kontrol altına alacağız…
Nedeni de oraya gelen her canlıyı kısırlaştırıyoruz.”
Sokak köpekleri kayboluyor birer birer. Vedalaşamadan gidiyor gariplerim. İktidarı, muhalefeti yok işbirliği içerisindeler. Sinsi bir kötülük, kolkola girmiş, geziniyor bu ülkenin sokaklarında. Köpekler yok artık.
📌DUYURU
İzmir/Dikili’deki soykırım kampını, hayvanlara işkence edilerek katledildiklerini ve yaşatmaya yönelik hiçbir çalışma yapılmadığını kendi gözlerimizle görmek için ziyaret ettik.
Belediye, işkence görüntülerini kaydettiğimiz gerekçesiyle “izinsiz görüntü almak” ve “izinsiz giriş” suçlamalarıyla hakkımızda şikayette bulundu. Bu nedenle şu an karakoldayız.
Ayrıca Belediye yetkilileri kaymakamlığa ve savcılığa hakkımızda asılsız bilgiler vererek gözaltına alınmamız için yoğun çaba harcıyorlar.
@izmirvaliligi@DikiliKaymakam
#DikilideKatliamVar
Bunu paylaşırken canım yanarak paylaşıyorum
SOKAĞA TERKEDİLMİŞ BİR KIZ!
Atıldığı zaman bembeyazdı😒
Tahmini 2 yaşlarında Dişi
Kısırlaştırma ve aşıları karşılanacak
Ankara Altındağ
İnstagram @patilicanlar06#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
@ankarabbld 10 ayda 18000 köpek nasıl öldü? Olayın patlak verdiği gece neden karartma yapıldı? Onlarca personel o saatte ne yaptı kapalı kapılar ardında? Ve saatler sonra, ortam temizliği yaptıktan sonra mi gönüllüyü içeri aldınız?
Ankara'da bir süredir iyiden iyiye ötenazi konuşulmaya başlandı. Belediyelerin inkar politikası da malumunuz. Yine bir süre sonra bir sayfada, sayfanın mesaj kutusuna gönderilen ''Ankara Büyükşehir Belediyesi Karataş barınağında, Veteriner Hekim S. ve İşçi E. günlük 50-60 köpek öldürüyorlar'' mesajı yayınlandı. Bunun üzerine bir gün sonra Karataş barınağına giderek, barınaktan sorumlu veteriner hekim ile tanıştım, barınağı dolaştık, sormam gerekenleri sordum ve sayfada yayınlanan mesajı anlattım. ''Mesajdan haberim yok'' dedi. Üstüne videoyu gösterdim ve şaşırdı. ''Bizim burası mı?'' dedi, ''öyle değilse öyle olmadığına bakabiliriz'' dedim. ''Peki ben bu konuda ne yapabilirim'' diye sordu ''soruşturma başlatmalısınız'' dedim, ayrıldım ve beklemeye geçtim. 1 hafta geçti. Tarafıma sözlü de olsa sonrasında bir bilgilendirme yapılmadı.
İddia şu; ''biz bu kadar köpekle uğraşamayız, Ankara'nın yükü üzerimizde. Kim ötenazi yapabilir'' diye soruluyor, sadece adı geçen kişiler ''biz yaparız'' diyor.
Bu videoda gördüğünüz yer soğuk hava deposu. Poşettekilerin tamamı ölü köpekler. Soldaki köpeğe dikkatlice izlerseniz yaşıyor ama yaşayan ölü gibi. Ben o köpeğin hemen önündeki poşetten can havliyle çıktığına inanıyorum çünkü sadece o poşetin ağzı açık. Yani başarısız bir ötenazi olduğunu düşünüyorum.
Şimdi, belediye bir açıklama yaparsa muhtemelen şöyle yapacaktır ''ABB olarak Ankara'nın tüm belediyelerine hizmet veriyoruz. Barınağımızda binlerce köpek var ve her gün sokaklardan da ölü köpekler topluyoruz. Söz konusu canlı köpek yükleme/boşaltma yapıldığı sırada açık kalan kapıdan soğuk hava deposuna girmiş ancak sağlıklı şekilde çıkartılmıştır''
Eğer böyle bir açıklama gelirse köpeğin içeri giriş ve çıkış videolarının TARİH de gösterir şekilde yayınlanması gerekir. Buna ek olarak her şey konuşulduğu gibi ise, gereğinin yapılması gerekir.
Son olarak; videoyu yayınlamadan önce DİKKAT TIBBİ ATIK başlıklı bir yayın yapmıştım. O yayından dolayı, kim olduğunu sonradan tespit ettiğimiz bir şahıs, beni Whatsapp aracılığıyla ölümle tehdit etti ve karakola giderek tehdit dahil toplamda 3 suçtan (Ölümle tehdit, KVKK, Hakaret) şikayetçi oldum.
Ankara'da bir süredir iyiden iyiye ötenazi konuşulmaya başlandı. Belediyelerin inkar politikası da malumunuz. Yine bir süre sonra bir sayfada, sayfanın mesaj kutusuna gönderilen ''Ankara Büyükşehir Belediyesi Karataş barınağında, Veteriner Hekim S. ve İşçi E. günlük 50-60 köpek öldürüyorlar'' mesajı yayınlandı. Bunun üzerine bir gün sonra Karataş barınağına giderek, barınaktan sorumlu veteriner hekim ile tanıştım, barınağı dolaştık, sormam gerekenleri sordum ve sayfada yayınlanan mesajı anlattım. ''Mesajdan haberim yok'' dedi. Üstüne videoyu gösterdim ve şaşırdı. ''Bizim burası mı?'' dedi, ''öyle değilse öyle olmadığına bakabiliriz'' dedim. ''Peki ben bu konuda ne yapabilirim'' diye sordu ''soruşturma başlatmalısınız'' dedim, ayrıldım ve beklemeye geçtim. 1 hafta geçti. Tarafıma sözlü de olsa sonrasında bir bilgilendirme yapılmadı.
İddia şu; ''biz bu kadar köpekle uğraşamayız, Ankara'nın yükü üzerimizde. Kim ötenazi yapabilir'' diye soruluyor, sadece adı geçen kişiler ''biz yaparız'' diyor.
Bu videoda gördüğünüz yer soğuk hava deposu. Poşettekilerin tamamı ölü köpekler. Soldaki köpeğe dikkatlice izlerseniz yaşıyor ama yaşayan ölü gibi. Ben o köpeğin hemen önündeki poşetten can havliyle çıktığına inanıyorum çünkü sadece o poşetin ağzı açık. Yani başarısız bir ötenazi olduğunu düşünüyorum.
Şimdi, belediye bir açıklama yaparsa muhtemelen şöyle yapacaktır ''ABB olarak Ankara'nın tüm belediyelerine hizmet veriyoruz. Barınağımızda binlerce köpek var ve her gün sokaklardan da ölü köpekler topluyoruz. Söz konusu canlı köpek yükleme/boşaltma yapıldığı sırada açık kalan kapıdan soğuk hava deposuna girmiş ancak sağlıklı şekilde çıkartılmıştır''
Eğer böyle bir açıklama gelirse köpeğin içeri giriş ve çıkış videolarının TARİH de gösterir şekilde yayınlanması gerekir. Buna ek olarak her şey konuşulduğu gibi ise, gereğinin yapılması gerekir.
Son olarak; videoyu yayınlamadan önce DİKKAT TIBBİ ATIK başlıklı bir yayın yapmıştım. O yayından dolayı, kim olduğunu sonradan tespit ettiğimiz bir şahıs, beni Whatsapp aracılığıyla ölümle tehdit etti ve karakola giderek tehdit dahil toplamda 3 suçtan (Ölümle tehdit, KVKK, Hakaret) şikayetçi oldum.
Ankara'da bir süredir iyiden iyiye ötenazi konuşulmaya başlandı. Belediyelerin inkar politikası da malumunuz. Yine bir süre sonra bir sayfada, sayfanın mesaj kutusuna gönderilen ''Ankara Büyükşehir Belediyesi Karataş barınağında, Veteriner Hekim S. ve İşçi E. günlük 50-60 köpek öldürüyorlar'' mesajı yayınlandı. Bunun üzerine bir gün sonra Karataş barınağına giderek, barınaktan sorumlu veteriner hekim ile tanıştım, barınağı dolaştık, sormam gerekenleri sordum ve sayfada yayınlanan mesajı anlattım. ''Mesajdan haberim yok'' dedi. Üstüne videoyu gösterdim ve şaşırdı. ''Bizim burası mı?'' dedi, ''öyle değilse öyle olmadığına bakabiliriz'' dedim. ''Peki ben bu konuda ne yapabilirim'' diye sordu ''soruşturma başlatmalısınız'' dedim, ayrıldım ve beklemeye geçtim. 1 hafta geçti. Tarafıma sözlü de olsa sonrasında bir bilgilendirme yapılmadı.
İddia şu; ''biz bu kadar köpekle uğraşamayız, Ankara'nın yükü üzerimizde. Kim ötenazi yapabilir'' diye soruluyor, sadece adı geçen kişiler ''biz yaparız'' diyor.
Bu videoda gördüğünüz yer soğuk hava deposu. Poşettekilerin tamamı ölü köpekler. Soldaki köpeğe dikkatlice izlerseniz yaşıyor ama yaşayan ölü gibi. Ben o köpeğin hemen önündeki poşetten can havliyle çıktığına inanıyorum çünkü sadece o poşetin ağzı açık. Yani başarısız bir ötenazi olduğunu düşünüyorum.
Şimdi, belediye bir açıklama yaparsa muhtemelen şöyle yapacaktır ''ABB olarak Ankara'nın tüm belediyelerine hizmet veriyoruz. Barınağımızda binlerce köpek var ve her gün sokaklardan da ölü köpekler topluyoruz. Söz konusu canlı köpek yükleme/boşaltma yapıldığı sırada açık kalan kapıdan soğuk hava deposuna girmiş ancak sağlıklı şekilde çıkartılmıştır''
Eğer böyle bir açıklama gelirse köpeğin içeri giriş ve çıkış videolarının TARİH de gösterir şekilde yayınlanması gerekir. Buna ek olarak her şey konuşulduğu gibi ise, gereğinin yapılması gerekir.
Son olarak; videoyu yayınlamadan önce DİKKAT TIBBİ ATIK başlıklı bir yayın yapmıştım. O yayından dolayı, kim olduğunu sonradan tespit ettiğimiz bir şahıs, beni Whatsapp aracılığıyla ölümle tehdit etti ve karakola giderek tehdit dahil toplamda 3 suçtan (Ölümle tehdit, KVKK, Hakaret) şikayetçi oldum.
@simgefstk@szctelevizyonu Sahipsiz ya da tehlikeli ırk olduğunu bilmeyen canlar ile ilgili yaptığınız taraflı haberlerden #bıktık
bakım evi dediginiz yer barınak yani ölüm kampı. Sahibinin hatası yüzünden kuyruk sallayarak başını okşayacak birini arayan pitbul oradan çıkamayacak.
“Bugün beni derinden sarsan bir ana şahit oldum.”
Karton toplayıcılarının elindeki zincirli bir köpeğin zincirini çıkardım.
O ise hâlâ bağlı olduğunu sanarak o bir metrelik hayali sınırın dışına adım bile atmadı.
Bir süre öylece durdu.
Sonra bir anda…
Özgür olduğunu hissettiği an, hiç durmadan koşmaya başladı.
O koşuş sadece ayaklarının değil, kalbinin de ilk kez özgürlüğe kavuşmasıydı.
Gözlerim doldu.
Çünkü özgürlük, her canlı için nefes kadar kıymetli.
Bu anları sizlere de göstermek, bu mucizeye sizin de şahit olmanızı istedim.” @patiizi06
Barınaktan çıkardığımız bu dört yavru şu an, birçok barınak çocuğuna geçici yuva olan bir şirketin bahçesinde güvendeler. 🐾
Anneleri öldü, biz büyütüyoruz… ama artık bu çocukların yuvası olması gerek.
Şirin, cana yakın, oyuncu bu dört yavru sevgiyle büyümeyi hak ediyor.
Lütfen satın almak yerine sahiplenin. 🙏
📍İzmir
İletişim Instagram ➡️ Sametzybek
#ZulmeOrtakOlmayacağım
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
Türkiye’nin dört bir yanından 150 avukat olarak, Vali Davut Gül hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz.
İstanbul Valiliğinin, hiç alınmamış bir toplantı kararını masa başında meşru kılarak,sokak köpeklerinin beslenmesini yasaklaması; hukukun üstünlüğüne karşı bir meydan okumadır, vicdana,kültürümüze bilinçli bir saldırıdır.
Bu topraklarda hukuksuzluğa teslim olmayacağız.
Canların yaşam hakkını, sokakların vicdanını ve hukukun onurunu savunmaya devam edeceğiz. #valikanunyaratamaz #beslemeyaşamsalhaktırengellenemez
6 Kasım 2025 (bugün) saat 14:00’da Ankara Valiliğinde yapılacak İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında, gündemin 4. maddesi olarak, “Kontrolsüz Beslemenin Önlenmesi”nin görüşüleceği tarafımıza bildirilmiştir.
5199 sayılı Kanuna açıkça aykırılık teşkil eden bu hususun ahlaki, vicdani, insani ve islami değerler yönünden kabulü mümkün değildir.
Hayvanları açlığa ve sefalete sürükleyecek böyle bir kararın alınmasını engellemek ve gündemden çıkartılmasını sağlamak için, tüm haklı argümanlarımızı, en güçlü şekilde, üyesi olduğumuz Kurul'un dikkatine sunacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.