@isikhanvedat@myksosyalmedya Nitelikli,belgeli,yetkin işgücü hastanelerde taşeron firma eline bıraktığınız bizlerdedir.önce bizlere verilen sözler var.Hbys ihalesi diye sürekli işçi saymadığınız bizler dururken yanımıza işkurdan kura ile aldığınız işçilerin hangi belgesi,niteliği,yetkinliği var? @vedatbilgn
CENAZE EVİNDE DÜĞÜN OLMAZ!
Bugün 1 Mayıs’ı kutlamak içimden gelmiyor. Bu gün, benim için artık anlamını ve önemini yitirmiş durumda. Sebebini uzun uzun anlatmak istiyorum.
Bugün 1 Mayıs 2026. Çok uzağa gitmeye gerek yok; 1 Mayıs 2023’e, seçimden sadece iki hafta öncesine dönelim. Herkesin dilinde aynı kelimeler: işçi, emekçi, taşeron… Sendikalar bir yanda, siyasi partiler bir yanda. İktidarıyla muhalefetiyle herkes ekran ekran gezip aynı kitleye sesleniyor, aynı vaatleri sıralıyordu.
Sonra ne oldu? Seçim bitti. Herkes payına düşeni aldı ve bir köşeye çekildi. İktidar yerini sağlamlaştırdı, muhalefet kabuk değiştirdi, sendikalar ise üyelerinin maaşlarıyla birlikte aidatlarını artırdı. Mutlu olan çoktu… ama söz verilen kesimler hariç.
Aradan 3 koca yıl geçti. Yine 1 Mayıs. Yine miting alanları kuruluyor, yine aynı konuşmalar yapılıyor. Otobüslerle taşınan kalabalıklar, kürsülerden yükselen tanıdık cümleler… Bir gövde gösterisi, ardından sessizlik. Her yıl aynı sahne, aynı replikler. Değişen hiçbir şey yok.
Aslında bu sadece 3 yılın meselesi de değil. Neredeyse on yıldır meydanlarda aynı konular konuşuluyor. Taşeron hâlâ taşeron, işçi hâlâ eziliyor. Ama kamuda sendikası olanlar daha çok özlük haklarının peşinde: çalışma saatleri azalsın, tayin hakkı genişlesin… Çünkü onların geçim derdi, diğer işçilerinki kadar yakıcı değil.
Gerçek bu. Kimse darılmasın, kimse kişisel olarak üzerine alınmasın.
Şimdi önümüzde yine bir seçim, yine toplu iş sözleşmeleri var. Yine maaş artışlarıyla 3 yıl daha “rahatlama” dönemi başlayacak. Çünkü sendikalar çalışıyor(!) İşçinin cebine giren 1 lira, bazıları için milyonlara denk geliyor.
Siyasi partiler yine vaatlerle sahnede olacak. Seçime kadar işçi hatırlanacak, sonra unutulacak. Taşeron yine seçim malzemesi yapılacak. Bu bir parti meselesi değil, bu bir düzen meselesi.
Elbette istisnalar var. Gerçekten derdimizi dert eden, yol açmaya çalışan sendikacılar, siyasetçiler, bürokratlar var. Onların yeri ayrı. Sayıları arttıkça umut da artacak.
Ama bugün tablo bu.
1 Mayıs “İşçi Bayramı” deniyor. Neyin bayramı?
Daha dün maaşını alamadığı için eylem yapan maden işçileri vardı. Yanlarında kim vardı? Aylarca çalışıp ücretini alamayan insanlar, hakları olan üç kuruşu aldığında sevinmek zorunda kaldı.
Yarın da birçok işçi çalışmaya devam edecek. Bu ülkede kurban edilecek hayvanlara gösterilen özen, çoğu zaman işçiye gösterilmiyor.
Ben kendi adıma; verilen sözler tutulana, herkes görevini gerçekten yapana, göstermelik değil gerçek bir mücadele başlayana kadar 1 Mayıs’ı bayram olarak kutlamayacağım.
İşçinin bayram etmediği yerde, 1 Mayıs sadece bir tatil günüdür.
Taşeron, madenci, emekçi… Hepsi ayakta kalmaya çalışırken, hayatla ölüm arasında bir çizgide yürürken; bayram kutlamak bana doğru gelmiyor.
Yazımın başlığında belirttiğim gibi;
bizim oralarda bir söz vardır:
“Cenaze evinde düğün olmaz.”
Hadi size İyi bayramlar.
Sözde #1Mayıs
📌 TAŞERON MODERN KÖLELİKTİR, KABUL EDİLEMEZ
➡️ Bu kanun teklifimiz, taşeronda çalışan herkesin kamuda kadroya alınması içindir. 696 sayılı KHK ile bir kısım taşerona kadro verildi ancak çok sayıda emekçi dışarıda bırakıldı.
➡️ Taşeron; düşük ücret, tayin hakkı yok, terfi hakkı yok demektir. Kamu kurumunda taşeron çalıştırmak, çalışma barışını bozmaktır.
➡️ Belediye şirket işçileri dâhil olmak üzere, taşeronda çalışan herkes çalıştığı kurumun kadrosuna alınmalıdır.
➡️ Kadro dışında kalanlar arasında çağrı merkezi çalışanları, hastane bilgi ve destek personeli, PTT, Karayolları, Demiryolları, şehir hastaneleri, TELEKOM, KİT’ler, aile sağlığı merkezi çalışanları ve daha birçok emekçi vardır.
➡️ 4 Aralık mağdurları ayrı bir adaletsizliktir. Bir günle kadro dışında bırakılanlar yıllardır mağduriyet yaşamaktadır.
➡️ Ülkede hem emekli olmak zorlaştırıldı hem de emekli yaşamak. Haklar budandıkça mağduriyet büyüdü.
➡️ Asgari ücretli, taşeron, staj ve çırak mağduru, kademeli emekliliğe takılanlar görmezden geliniyor.
➡️ Bu düzen, sadece emekçiyi değil toplumu çökertiyor; huzursuzluk, yoksulluk ve umutsuzluk büyüyor.
✅ Çözüm nettir: Kamuda taşeron olmaz. Tüm taşeronlara kadro verilmelidir.
#StajÇıraklıkSgkBaşlangıcıOlsun
#taşeronkadro
@CirakStajFED
#Taşeron
#TaşerondaKalanlar #TaşeronaKadroSözüNerde #TaşeronModernKöleliktir
@sabantck
22 yıldır aynı kurumda HBYS personeli olarak Taşeron bırakıldık. tam 22 yıl oldu... Sağlık sektörünün en nitelikli bilişim personelleri itina ile kapsam dışında bırakıldı.. bu mağduriyetin son bulması lazım
@MhpTbmmGrubu@PrfDrFilizKilic@MHP_Bilgi@PrfDrFilizKilic Sn Vekilimiz sağlık bakanlığında hala ihaleyle çalışan sürekli işçi sayılmayan tüm sistem emanet edilip onyıllardır hastanelerde hiçbir özlük hakkı olmayan bilgi işlem personelleri olarak 2026 bütçesinde bizlerde 7yıllık bekleyişin sonlanmasını istiyoruz artık😔
@bakigulbaba Sn başkan hani Hbys bilgi işlem çalışanlarına bir sözünüz vardı bir Taşeron bilgi işlemci kalmayana kadar gece gündüz mücadele verecektiniz bizler hala taşeronuz ?
Başhekim Dr. Perver YETİZ, hastane yönetimi ve ilgili çalışanların katılımıyla Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen online toplantıya katılım sağlandı. Toplantı sonrası hastanemizi, iyileştirme ve geliştirme faaliyetleriyle ilgili hazırlıklar değerlendirildi.