Türkeş'in, hasta yatağında "bu bir ajan,partiden uzaklaştırın" dediği ,Türk devleti'ni Amerikan-İsrail örgütü pkk'ya pay eden,kökü tescilli Ermeni totoşun kıçını yalayan Türk maskesi takmış parlak erkeğe bak.
Aslan gibi kükrediğini sanıyor çakal.
Sen aslan görmemişsin oğlum.
Dilersen gösteriverelim de Yörükoğlu Sinan Ateş'in kan hesabına senden başlayalım.
Sadece şu soruyu sorun;
"Koltuk sahibi olduğu partiyi kuran,düne kadar "Başbuğ" dedikleri adamın kızına ,ailesine bunu yapan çakallar Türk milletine ne yapar?"
Yapıyorlar da zaten şerefsiz oğlu şerefsizler!
Asıl çakal vallahi Kürt maskesi takan Ermeniler değil,onlar kendini pek saklamıyor;asıl çakal Türk maskesi takan bunlar.
ama ??
Filmin sonunda analarınız bellenecek.
uyandırayım dedım..
2023’te rakibini PKK ile gizli iş birliği yapmakla suçla, “Bunları seçerseniz Apo’yu serbest bırakırlar” diyerek milleti korkut.
Aradan üç yıl geçsin…
Bugün, dün suçladıklarınla aynı süreçte buluşup PKK’lıları affetmek için yasal düzenleme yap.
Peki şimdi ne oldu ?
Dün söylediklerin mi yalandı, bugün yaptıkların mı?
Eğer bugün yaptığın doğruysa, 2023’te millete anlattıkların neydi?
Terörün bitmesini herkes ister. Benim itirazım buna değil.
Benim itirazım; “terörü bitiriyoruz” paketi ile sunulan ülkeyi bölünmenin eşiğine sürükleyen bir sinsi planın ilk adımının atılmasınadır.
Daha önce de “merak etmeyin, böyle olmayacak” denildi ve defalarca aldatıldınız.
“Hayır öyle değil” diyenlerin hepsi ileriyi göremeyen daha önce de defalarca aldatıldık diyenlerdir.
Devlet yönetiminde sizin saflığınızın bedelini millet ödemek zorunda değildir!
Bu ülke sizin deneme tahtanız, milletin iradesi de siyasi hesaplarınızın malzemesi değildir!
Ülkenin geldiği durum.
Gözaltına alınan ultrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin, adliyeye sevk edilirken zafer işareti yaparak "Sayın Öcalan'a özgürlük" sloganı attı.
İYİ Parti’den AKP’ye geçen ve “Türk Milliyetçiliği” konu olunca mangalda kül bırakmayan Ünal Karaman, PKK’lı teröristlerin lehine düzenlenen Çerçeve Yasa’ya “EVET” oyu verdi.
📍Bakırhan 'ana dil' dedi, Kürtlere statü istedi: Bahçeli alkışladı!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürtlere statü isteyerek "Anayasada kimlikler üstü bir dil kullanabiliriz. Anadilde eğitimi güvence altına alabiliriz. Demokratik entegrasyon yasalarıyla toplumsal uyumu güçlendirebiliriz” diye konuştu.
Bakırhan'ın konuşmasını, MHP lideri Devlet Bahçeli de alkışladı.
Dem'li Tuncay Bakırhan, Atatürk dönemini kastederek "100 yıl önce Kürtler hukuk dışına itildi" dedi. Mecliste hiç ses çıkmadı.
Bakırhan ardından "Sayın Öcalan" dedi, vekil sıralarından alkış sesi geldi.
İşgal altındaki İstanbul’da görevli Fransız ve İtalyan polislerin 1922 tarihinde otomobiliyle Galata Köprüsü’nden geçen Halife Abdülmecid’e kestikleri trafik cezası.
Bu makbuzu Atatürk, ibret olması için Dolmabahçe Sarayı’ndaki çalışma odasının duvarına astırmıştı.
@zgkzlky Siz nasıl utanmaz arlanmaz adamlarsınız ya, siz Allah'a nasıl hesap vereceksiniz. Bu nasıl Müslümanlık bu nasıl bir iftira bu nasıl bir arlanmazlıktır.
1) PKK’nın kurucularından Mustafa Karasu’nun bacısı Çanakkale’de DEM Parti’nin il eş başkanıymış.
2) Karasu’nun anasıyla, bacısı Çanakkale’de yaşıyorlarmış.
3) Karasu’nun anası 94 yaşına gelene kadar sakince ve huzurlu bir yaşam sürebilmiş.
4) Hastalanınca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hastanesinde tedavi görebilmiş.
5) Bu ülkede bir cemevinde cenaze töreni yapılmış.
6) Cenazesine katılan insanlar olmuş ve defnedilmiş.
Daha da normalleşme falan diyorlar.
#SONDAKİKA | İYİ Parti'nin Meclis'e davet ettiği gazilerimizin İhanet Süreci Komisyonu sebebiyle binaya girişi engellendi.
İYİ Partili vekillerin tepkisi sonucunda gazilerimiz binaya girdi.
Ayyüce Türkeş, yaşanan bu ihanet tablosu sebebiyle gözyaşlarına hakim olamadı.
Bakın size pek bilinmeyen bir meseleyi anlatayım. Dikkatle okuyunuz.
Ermeni çeteler, Türkleri koyun gibi boğazlamış. Canice yok etmişler. Buraya kadarını biliyoruz. Ama dahası var. Geride kalan Türk çocuklarını da Ermenileştirmek için papazlara teslim etmişler.
Bunu nasıl yapmışlar biliyor musunuz?
Mondros Ateşkesi imzalandıktan ve İngilizler kontrolü ele aldıktan sonra, meydan Ermeni çeteler kaldı. Çok güçlendiler. Sözlerini geçirir isteklerini yapar oldular. Mesela tehcir olaylarını bahane ederek, Boğazlıyan Kaymakamı Mehmet Kemal'i astırmak için mahkeme kurdurdular, hakim değiştirdiler, idam kararı çıkardılar, Beyazıt Meydanı'nda gündüz gözüyle astırıp bir de kutlama yaptılar.
O dönemde bilhassa doğu cephesinde ailesini katliamlarda kaybeden pek çok yetim Türk çocuğu vardı. Subaylar, buldukları bu çocukları evlat edinmeyi adet edinmişti. Mesela Mustafa Kemal de cepheden bulduğu Abdürrahim'i evlat edinmiştir.
Fakat bu Ermeni çeteler, ailelerini katlettiği çocuklara da musallat oldu. Onları "ailesi katliamda yok edilmiş Ermeni çocukları" kisvesi altında toplamaya ve kiliselerde Hristiyanlaştırıp Ermenileştirmeyi amaçladılar.
Yani eğer Milli Mücadele olmasaydı, sadece topraklar gitmeyecekti, şehit çocukları bugün Erzurum'da Ağrı'da ne bileyim Van'da hüküm süren katıksız Ermeni milliyetçileri olacaktı.
Bu kapsamda 339 yetim Türk çocuğu patrikhane tarafından toplanıp Beyoğlu'nda bulunan Balıkpazarı Kilisesi'ne götürüldü.
Meraklı olanlar bilir, Atatürk, cepheden İstanbul'a geldiğinde, henüz Samsun'a çıkmadığında Akaretler'de ikamet ederken evi basılmıştır. Fakat bunun nedenini çoğu insan bilmez. Sebep, evlat edilien şehit çocuklarıydı. Atatürk'ün cephede Ermeni çocuğu kaçırdığı ve evde sakladığı ihbar edilmiş ve çocuklara el koymak istenmişti. Şehit çocuğu Abdürrahim'i kilisede Ermeni yapmak istiyorlardı ve bu nedenle ordu komutanının bile evi basılmıştı.
Celal Bayar da bu meseleyle ilgili mühim bir hadise aktarır:
Birkaç arkadaşla Beyler Sokağı’ndaki büromuzda toplantı halindeydik. Jandarma Yarbay Muhittin Bey’in sayın eşi ansızın içeri girdi. "Güya milletle ilgilisiniz dışarıda neler oluyor haberiniz bile yok" eleştirisi ile söze başladı. Temiz kalpli hanımı tanıyorduk. Hürmetle dinledik.
Vali Nurettin Paşa’dan geliyorum o da aciz o da zavallı derdimi dinlemekten bile çekiniyor bu ne hal ya Rabbi diye, gözyaşı döküyordu.
Mesele şu idi: Ailenin çocuğu olmadığı bir evlatlık alırlar büyütürler. Terbiye edip evlendirirlerdi. Bu tarzda bir hayli hayırları vardı.
Doğu vilayetlerinde bulundukları zaman usulüne göre kimsesiz bir yavruyu evlatlık edinmişlerdi. Ermeni komiteleri bu yavrunun annesini, babasını öldürmüşler kendisi de bu arada bir küp içinde saklanmak suretiyle hayatını kurtarmıştı. Ailesini, dinini biliyor faciayı bütün dehşetiyle hatırlayıp anlatıyordu. Anadan babadan tam Türk Müslüman bir ailenin evladı olduğuna şüphe yoktu. İşte bu çocuğu Ermenidir diye Ermeni papazlarının idare ettiği kampa teslim etmişlerdi.
İşte, tarihte bunlar olmuştu. Milli mücadele olmasaydı o çocukların torunları, bugün nerede ve nasıl olacaktı?