Fatih Terim, yaşadığı krizleri anlattı.
"Vallahi birçok kriz yaşadık. Mesela Leeds maçı bence çok büyük bir krizdi.
Antrenman saat 11.00’deydi, hadise ise aşağı yukarı gece 01.00’e doğru yaşandı. Ertesi gün 11.00-11.30’a kadar, neredeyse 24 saat boyunca hiçbir yere bir şey çıkmadı. Hem de nasıl bir kavga… Bıçaklar çekilmiş, atılmış; ortalık kan revan içindeydi.
Olağanüstü bir krizdi. Kimsenin başına vermesin. İki insan hayatını kaybetti. Zaten daha önce de Juventus maçlarını terör olayları nedeniyle dışarıda oynamıştık. Dosyamız da kabarıktı. Buradaki en büyük endişemiz, bizi elemekten ziyade ceza olarak turnuvadan ihraç etmeleriydi.
Ben orada şu açıklamayı yaptım: ‘Keşke bu iki insan ölmeseydi de biz maçı kaybetseydik. İnsan hayatı her şeyden önemlidir.’
Allah’tan oradaki birkaç sağduyulu yazar da bunları dile getirdi. Çünkü sonrasında Türklere yönelik saldırılar başladı, dükkânlar yağmalandı. Sadece Türkler değil, Müslüman olan herkese karşı bir tepki oluşmuştu.
Ben oraya tek gittim. Bunların hiçbiri kolay değildi. 40 bin kişinin içinden, filmli bir arabayla Murat’la birlikte geçtik.
İngiltere’yi iyi bildiğimi her zaman söyledim. İngiliz antrenörlerle çalıştım, uzun süre İngiltere’de bulundum ve İngiliz futbolunu iyi tanıyordum. O gün de şunu söyledim: ‘Nasıl kaybettiğinizi anlayamazsınız.’
2-0’lık avantajla gitmemize rağmen çekincem buydu. Bu yüzden ben tek gittim. Sonra yine ceza verdiler; takımla beraber yaklaşık 80 kişiye izin çıktı. Ben ayrıca özel tim rica ettim, onu da verdiler.
Bütün bunları oyunculara psikolojik olarak ‘Size bir şey olmayacak’ duygusunu verebilmek için yaptım. ‘Bakın, ben tek gittim’ mesajını vermek istedim.
Allah’a şükür orada hiç kolay olmayan bir maçı oynadık. Hak ettiğimiz bir şeyi alamama ihtimalimiz vardı. Leeds maçı gerçekten çok büyük bir krizdi."