Sayfa editörü Müvekkil Numan Aydın'ın kolluk mensupları tarafından evinden alınarak vatan emniyete götürüldüğü bilgisini aldım.
Süreçle ilgileniyorum.
Kamuoyunun süreci yakından takip etmesi önem arz etmektedir.
@dailyislamist
🔴 Çin ve Godiva eleştirilerini hazmedemeyen Taha Hüseyin Karagöz, Çin'in 'Suriye'deki yabancı savaşçıları' hedef alan açıklamasının ardından oklarını Suriye'ye çevirdi.
Karagöz, Suriye'de Ahmed Şara ile birlikte Esed rejimine karşı savaşan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını hedefe koymaya başladı.
İçişleri Bakanlığı'nın 'Arananlar Listesi'nden cımbızla seçtiği isimleri 'terör' ile itham eden Karagöz; aynı listede bulunmasına rağmen bugün Suriye ordusunda önemli bir konuma atanan Ömer Çiftçi'nin, Türk Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile karşılıklı oturması hakkında herhangi bir yorum yapamadı.
Afyon’da Ali Çetinkaya adına park açmış,
ırkçılıkta sınır tanımayan,
Suriyeli muhacirlere düşmanlıkta Ümit Özdağ ile yarışabilecek kapasiteye sahip,
böylesine zalim zihniyet sahibi bir ismi saflarına katmakla
AK Parti gerçekte ne kazanmış oluyor?
Bursa 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/704 nolu dosyadan verdiği ve sonradan istinaf mahkemesince kaldırılmış kararının bir kısmı....5816'dan uygulanan kayıtdışı hukukun sadece bir örneği
5816'DAN YARGILANACAĞIM!
Geçtiğimiz günlerde 5816'dan ifade vermiştim. Savcı M. Kemal'in kendi sözlerine dava açmış yazık. M. Kemal "Dini ve namusu olanlar kazanamaz, fakir kalmaya mahkumdur." demiş Kazım Karabekir'e. Mustafa Kemal'in din konusundaki görüşleri savcıyı neden rahatsız ediyor acaba? Ayrıca M. Kemal hayatı boyunca savunduğu dini pozisyon itibari ile kafirdir bu İslam itikadına göre açık ve nettir.
Savcı, benim bu sözlerim karşısında birinin kafir olup olmadığının yargısını laik mahkemelerde yapmak istiyor anlaşılan. Birinin kafir olup olmadığı Laik mahkemelerin yetki ve yargı alanı içinde değildir. Mahkeme günü netleştiğinde tüm Anti Kemalist arkadaşlarımızı mahkememe davet edeceğim. Siyonizm'den de Kemalizm'den de Emperyalizm'den de korkmadığımızı her şart ve durumda size göstereceğiz.
MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!
Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar.
Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.
“GÖREVLİ” BİR ADAMDI
Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı.
Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti.
Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.
İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.
UCUZ KAHRAMAN
Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti!
Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı!
Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı.
İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi.
Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü.
O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.
FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!
Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum.
Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir.
Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!
Herkes İran’a odaklanmışken İsrail Lübnan’da büyük bir katliam gerçekleştiriyor. 2 marttan bugüne Lübnan’da günde 100’den fazla insan katlediliyor. Katledilenlerin büyük çoğunluğu tıpkı İran ve Gazze’de olduğu gibi sivillerden oluşuyor.
Sekülerlerin, Kemalistlerin kalesi olan Yeditepe Üniversitesi yıllardan beri Müslüman öğrencilerin çalışmalarını engellemeye çalışmış, engelleyemediğine de tutanak tutup mobing uygulamıştır.
@YeditepeUni 'ye sesleniyoruz:
İslami Hareket Engellenemez! Engellemeye Çalışmayın!
BOYKOT MARKALARI ARTIK DENETLENİYOR !
Görseldeki örnek dilekçelerle CİMER üzerinden veya doğrudan ilgili kuruma şilayette/talepte bulunabilirsiniz.
Soykırıma finansal destek sağlayan markalar denetlensin, kontrol edilsin.
Müslümanların nefesini her daim enselerinde hissetsinler.
Sağlık Bakanlığı, İtfaiye Daire Başkanlığı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Zabıta/Ruhsat Denetim Müdürlüğü gibi kurumlara hitaben oluşturulmuş dilekçe örneklerine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://t.co/GZGrnvx0Yt
#boykot
İran halkı ABD ve İsrail’in yoğun saldırılarına rağmen meydanlarda işgalci katillere meydan okuyor. Mazlumun Müslümanı-kafiri, Şiisi-Sünnisi olmaz. Dün Suriye halkı mazlumdu bugün de İran halkı mazlum. Mezhep meşrep, inanç ve düşünce ayırmadan mazlumların yanında durma çabası gösteren tüm vicdanlı insanlara, peygamberimizin hak ve adalet mesajını doğru anlayan tüm Müslümanlara selam olsun!
https://t.co/eLhJW9tPkL
Milli Eğitim Bakanı @Yusuf__Tekin in suç duyurusu sonrasında 168 kişi ifade vermeye başladı.
Bu isimler romantik çıkış yaptılar ve şimdi ''Aydın Sorumluluğu (!)'' ile ifade veriyorlar.
Meselenin Laiklik Bildirisine uzandığını ifade etmiştik.
28 Şubat'ın sene-i devriyesinde bu azgın azınlığın Devlet eliyle terbiye edilmesi anlamlıdır.
#laiklik
SOL Parti, alıntıda belirtilen kişi/kurumlar hakkında aşağıda belirtilen maddelerden suç duyurusunda bulunmuş.
6 tane SOL Parti mensubu ev hapsinde olunca böyle sansasyonel bir çaba akıllarına gelmiş. Mesele Laiklik bildirisine de uzanıyor tabiki.
Sol çevreler 28 Şubat'a doğru romantik girişimlerde bulunuyor. İzleyelim bakalım..
Müvekkil @dailyislamist adına dosyanın takipçisiyiz.
İddia edilen maddeler:
TCK 106 - Tehdit suçu
TCK 114 - Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu
TCK 214 - Suç işlemeye tahrik suçu
TCK 216 - Halkı kin ve düşmanlığa tahrik/aşağılama suçu
TCK 257 - Görevi kötüye kullanma suçu
"Gencecik Türk Kızı" olarak tanıttığınız şahsın siyonizm'e dair görüşleri size sunuldu. @OzlemGurses Kamuoyu sizden cevap bekliyor.
Bu arada siz suç duyurusunda bulunun. Bizi de yormamış olursunuz.
Böylelikle Müvekkil @dailyislamist sayfasının siyonist uzantılarıyla nasıl mücadele ettiğini de öğrenmiş olacaksınız.
bir süredir kimliği belirsiz ve hangi ‘odak’lar @OdakTV1 tarafından yönetildiği belli olmayan ve İngilizce isimli ‘daily’ sayfalar @dailyislamist beni yalan videolarla hedef gösteriyor… bu alçaklığa artık bir yanıt vermem gerekir, buyrun bakalım ben yayınlarımda ne demişim ? gencecik bir gazetecilik öğrencisini bir Türk kızını ‘siyonist olduğunu açıkladı’ yalanıyla şerefsizce hedefe koymak hangi ahlaka sığar ? yazıklar olsun bu karanlığa !! bu güzelim Ramazan gecesinde sizi Allah’a havale ediyorum ve hemen yarın gerekli tüm yargı süreçlerini başlatıyorum… @ersanbarkinn 👈🏻 TC kimlik nosu isteyen yeni yasa çıktığında kaçacak delik arayacaksınız ! utanmazlar ! iki video var yayının kesilmemiş hali, ikisini de izleyin lütfen… iyi geceler, hayırlı sahurlar.
Maalesef savaş başladı. Allah ABD ve destekçilerini zelil eylesin. Bu savaşta ABD’ye karşı İran’ın yanındayız. İnşallah İsrail ve ABD büyük kayıplar verir. Allah İran halkını muhafaza etsin.
Müzakere diye teslimiyeti dayattılar.
Boyun eğdiremeyince saldırıya geçtiler.
ABD-İsrail şeytanlık sistemi bir Ramazan sabahı İran’a karşı saldırıyla İslam coğrafyasına yönelik saldırganlık zincirine yeni bir halka ekledi.
Allah Teala zalimleri zelil,İslam Ümmetini aziz eylesin!
7 sene önce @ilkeHaberAjansi na demeç vermiştik.
28 Şubatta Fetöcü askerler kendini gizledi. 15 Temmuzda ise darbeye yeltendi.
28 Şubat davasında mahkeme tutanak ve arşivlerine de geçen bu olgu Türkiye darbeler tarihinde yerini aldı.
#28şubat
SOL Parti, alıntıda belirtilen kişi/kurumlar hakkında aşağıda belirtilen maddelerden suç duyurusunda bulunmuş.
6 tane SOL Parti mensubu ev hapsinde olunca böyle sansasyonel bir çaba akıllarına gelmiş. Mesele Laiklik bildirisine de uzanıyor tabiki.
Sol çevreler 28 Şubat'a doğru romantik girişimlerde bulunuyor. İzleyelim bakalım..
Müvekkil @dailyislamist adına dosyanın takipçisiyiz.
İddia edilen maddeler:
TCK 106 - Tehdit suçu
TCK 114 - Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu
TCK 214 - Suç işlemeye tahrik suçu
TCK 216 - Halkı kin ve düşmanlığa tahrik/aşağılama suçu
TCK 257 - Görevi kötüye kullanma suçu