@yelovvv@blackfish41 Tamamını izle ne dediğimi anlarsın. Toplam 3 top vardı. İlkini BJK seçti, 2.sini FB seçti. Geriye kalan top GS'ye düştü. GS seçmedi, sona kalan topu aldı sadece.
Geçen sene GS fikstür çekimine bile katılmadı, yine de son maçı GS sahasında oynadı. Erdal beye göre bu anormal ama FB müdahale edip 2. maçı sahasına alırsa normal ona göre. Fenerbahçelilik enteresan bir hal almaya başladı. Don Kişot gibi sonları iyi gözükmüyor.
@erdalvahd Hocam gerçekten anlamıyorum. Burda ya müdahale yok ya da Hulusi Bengü GS'nin adamı. Sanırım sizin de kastettiğiniz de bu olsa gerek. O zaman size hak verebilirim ama Hulusi Beyi de kulüpten ihracı için çalışma başlatmanız gerekmez mi?
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
1973 Ahmet Türk'ün abisi Abdurrahim Türk bu kan davası sonucu öldürülür. Onun ölümünden sonra Ahmet Türk hem aşiret lideri olur hem de siyasete atılır. Kan davası da 1998 yılında son buldu. Necimoğulları değil, Necimoğlu olacak.
Geneli doğru olsa da düzeltme yapalım. Ahmet Türk Hacı Sinan'ın oğludur. Hacı Sinan Hüseyin Kanco'nun ilk başta oduncusu sonradan Hüseyin Kanco'nun kızı Türkiye ile evlenerek damadı ve mirasçısı oldu.
Ahmet Türk kimsenin malına çökmemiş . Yaşadığı konak Ezidi Mîr nenesi ve dedesinden kalma. Mir aileleri konak yaparlardı.Ailesi Milli aşiret konfederasyonunun parçası.Bu yapının içinde Kürtler, Ermeniler, Araplar ve Rumlar bile vardı.
Ahmet Türk Türkiye türk'ün oğlu değildir, kumasının oğludur. Hacı Sinan kuma getirince Türkiye Derik'teki Necimoğulları ailesine sığınır. Türkler Derik'te Türkiyeyi öldürür ve Necimoğulları ile Türkler arasında kan davası başlar.
50 yabancısı bulunan FB'nin tüm taraftarları aynı nakaratı okuyor. Kuralın 10+4 olmasından yanayım açıkçası, ne FB ne de BJK transfer yapabilir böylelikle. Aziz de GS'nin zararına olacağını bilse ülke yansın der öyle bir nefret onunki. Kural değişirse FB için değişir.
Fenerbahçe şampiyonluk yarışı yaparken Gsyle ortak bir çıkarı olamaz matematik belli bu kural bir tarafa daha çok yarıyordur . Karnımızdan konuşmayalım bu kural Galatasaray’a daha çok yarıyor . Kural böyleyken transfer yapamıyorlar .
"Hz İdris"
Yabancı dilde bir belgeselde dinlemiştim bunu, hatta tivit atmıştım.
İlk yazıyı icad eden kişi diye biliniyor. Astronomi, matematik ve çok sayıda dili biliyor.
Astronomi ve matematik deyince akla Sümer, Babil, Asur geliyor.
İdris, Arapça öğrenen, ders alan, araştıran.
İbranice Enoch. Öğretilen, eğitilmiş anlamında.
"Hz. İdris, sadece manevi yüceliği değil, aynı zamanda entelektüel ve ilmi kapasitesi yüksek bir peygamber olarak kabul edilir."
@onurmeral@bayar_atilgan Bir yanlışı başka bir yanlışla mukayese etmek yanlış hocam. Kadın açık açık Ermeni-Kürt karışımı, şiveden de vurmuş. Oysa eleştirilecek o kadar şey var K.O'nun. Her kesimden her eğitim seviyesinden o kadar dönek var ki onu da Türk diye tanımlasak ne düşünürsünüz hocam?