bu şarkı, hiç yetişemeyeceğini bildiğin bir yere koşmayı bıraktıktan sonra gelen o hüzünlü ve mahzun serinlik gibi hissettiriyor.. https://t.co/HNTKBmgW3k
heves sanirim hayattaki en degerli sey, seni yataktan cikariyo, hevesin yokken en cok istedigini sandigin seylerden bile gram keyif alamiyosun, hevesin olunca en basit seyler bile cok degerli oluyo, yurudugun yol, attigin adim gulumsetiyo seni
bi seyin olmasini istiyosan kalkip yapman gerekiyo, bi sey senin olsun istiyosan gidip alman gerekiyo, emek vermedigin hicbir sey sana ait degil, sevdigin insanlardan, seni seven insanlardan ve sahip oldugun zamandan baska hicbir seyin yok, her sey gercekten sana bagli
kendimizi gerçekten korumak zorundayız.. çok fazla insanla konuşmaktan, bize akıl vermelerinden, oluşturdukları etkilerden korumak zorundayız, o kadar çok ses var ki kendimizi duyamıyoruz gürültüyü kendi sesimiz sanıyoruz
bir insan, kendisine gösterilen samimiyetten cesaret bulup sınırlarını aşmıyorsa, orada incelikle yoğrulmuş bir karakter vardır. çünkü samimiyet, haddini bilenlerde zarafet bilmeyenlerde taşkınlık yaratır. ve bunu ayırt edebilen insan, gerçekten kalitelidir.
Yaş aldıkça dramadan uzaklaşıyorsunuz. “Bu bana neden böyle yaptı, neden saygısız davrandı” değil, “demek kaliteli iletişim zemininden yoksun biriymiş, öyleyse benim seviyemde değil ve odağımı hak etmiyor” deyip mesafe koyuyorsunuz. Böylece başa daima kendi huzurunuz geliyor.
Benimle aynı derecede bana aşık olan birine aşık olmak istiyorum ve bunun sadece aşk olmasını istemiyorum. En iyi arkadaş olmamızı, birbirimize hayran olmamızı, saygı duymamızı ve yapboz parçaları gibi birbirimizi tamamlamayı istiyorum. Bunu bulacağıma inanıyorum.
Kendi yolunu kabullen. Kendi hikayeni sev. Olduğun yeri oldur. Olmayanı yok say. Hayat, olmayana ağıt yakacak kadar uzun değil.
https://t.co/5lwyJiOvW2
Keşke herkese gerçek sevginin yormadığını anlatabilsem. Saçma sapan duyguların aşk olmadığını, birinin sana kıyamadığında, sana özendiğinde, seni önemsediğinde asıl güzelliklerin ortaya çıktığını ve ancak böyle bir ilişkinin ömürlük olabileceğini anlatabilsem.
Çok rahat oldukları için mi işleri tıkırında gidiyor yoksa işleri tıkırında gittikleri için mi rahatlar... Sen çok kaygılı olduğun için mi her şeyin çok zor yoksa hep zor olduğu için mi kaygılısın. Büyük bir muamma.
Sahi nedir bizi korkutan zamandan yana? Elimizdeki silüetin aşınarak silinmesi mi? Alıştığımız şeylerin öylece yitimi mi? Zamanın akışkanlığı nerede durmamız gerektiğini sorgulatırken elimize tutuşturulmuş o emanetin bizi savuruşunu bizden başka kimse bilmiyor. +