İşte AKP belediyeciliği!
AKP dönemi Tuzla Belediyesi’nin⬇️
Tuzla Tepeören’deki park ve rekreasyon alanlarına hobi bahçesi yapıyoruz diye karar alıp, bu bahçelere usulsüz olarak 154 villa diktiğini tespit ettik.
Bu villaların, kelepir fiyatlarla peşkeş çekilmesiyle birlikte;
2025 yılında, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün, bu kaçak villaları meşru hale getirmek ve değerini katlamak için imar durumlarını ‘konut alanına’ çevirmeye çalıştığını belgeledik.
Rantın tutarı: 3 Milyar Lira!
154 adet kaçak villanın özellikleri⬇️
2 katlı, 100m2 net, 300 m2 bahçeli, yerden ısıtmalı, kapalı ve açık otoparklı
🔴Villalar kaçak!
🔴İmara aykırı!
🔴Tapu yok!
🔴Yapı kullanım izin belgesi yok!
Bakalım bu soyguna bulaşanlara operasyon yapılacak mı?
Bu villaların kimlere peşkeş çekildiği açıklanacak mı?
Kaçak villaları gidip yerinde görmek isteyenler için adresi paylaşıyorum⬇️
https://t.co/kfotJucesk
Devlet Bahçeli: "Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım.
Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır."
Çerçeveyi okudum. Anladığım şu: PKK’lı bir terörist isen ceza almıyorsun, mahpus yatmıyorsun, işlediğin suçların önemi yok.
O halde neden binlerce vatan evladı şehit oldu, genç yaşında gazi oldu, bir ömrü yarım bedenle yaşadı. Aybikeler, Neşeler, Seraplar neden öldü?
#Referandumİstiyorum
Öcalan’ın onayladığı (!) çerçeve yasa nedir? Öcalan’ın “Cumhuriyet kadar önemli dediği demokratik cumhuriyet” nedir?
AKP-DEM-MHP-CHP ve YENİ Partinin yeşil ışık yaktığı; “eşit yurttaşlık”, “ana dil” ve “yerel yönetimlere özerklik” nedir? Projenin başında kim var?
Kütahya'da 35 dönüme 550 bin TL teklif edip sahiplerini satışa zorlamışlar. Tahliye kararına direnen 74 yaşındaki kadını yaka paça uzaklaştırmaya çalışmışlar. Bir gün size olmayacak sanmaya devam ettiğiniz her hukuksuzluk sizi de bulacak!
Sınıf sınıf inceledim: Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi bu yıl 128 mezun verdi. Bu 128 öğrenciden 21’i üniversite sınavında ilk 100’e girdi. Bu durum, hayatın olağan akışına aykırı görünmektedir. Konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla mutlaka adli ve idari soruşturma başlatılmalıdır.
Ülkede ciddi anlamda özentilik, aşağılık kompleksi var. Yani bu kadar insanın bir anda sup aşkı olmuş olamaz😀Sosyal medyanın getirdiği son durum bu. Herkes her şeyi denemek ve yapmak zorunda değil, artık bunu bir kabullensek mi?
Siyasal islamcıların, Kemalistleri yıllarca "batı özentisi, batı hayranı" diye eleştirdikten sonra, sırf batılı efendilerine "şirin" gözükmek için kırk takla atmaları fena ibretlik.
Şunu artık anlamak lazım: Mevcut iktidar Türkiye’nin sorunlarını ''çözemiyor'' değil, ÇÖZMÜYOR.
İşte iktidarın, bu ülkenin en temel sorunlarını çözmemek için BİLEREK ve İSTEYEREK yapmadıklarının ''kısa'' bir listesi:
- Kışın milyonlarca vatandaşın karanlıkta evden çıkıp karanlıkta eve dönmesine sebep olan kalıcı yaz saati uygulamasını kaldırmak.
- Gıda denetimlerini artırarak vatandaşların içinde ne olduğu belirsiz ürünler tüketmesinin önüne geçmek.
- Tekelleşen ve vatandaşa diğer ülkelerdekinin çok üzerinde fiyatlandırmalar sunan GSM operatörlerini sıkı denetim altına almak.
- Cumhurbaşkanlığına bağlı VIP uçak filosuna her sene yeni uçaklar eklemek yerine ihtiyacımız olan yangın uçaklarını temin etmek.
- Temu, Uber, PayPal, Apple Pay, Google Pay, Booking, Roblox, Airbnb, Wattpad, Starlink, Discord, Samsung Pay, Threads, Amazon Global gibi global platformları yasaklamak yerine dijital erişim özgürlüğünü güvence altına alan düzenlemeler yapmak.
- İlköğretim öğrencilerine bir öğün ücretsiz yemek vererek yabancı yaşıtlarına kıyasla bilişsel ve fiziksel gelişimde geri kalmalarının önüne geçmek.
- Verilen mide bulandırıcı yemekleriyle, 6-7 kişinin kalmak zorunda kaldığı daracık odalarıyla, her yıl düşen asansörleriyle, rezil haldeki KYK yurtlarına el atıp yaşanabilir yurtlar inşa etmek.
- Vatandaşların yanı başımızdaki Avrupa ülkelerinde seyahat özgürlüğü elde etmesi adına resmi adımlar atmak.
- Öğrencilere verilen günlük 133 TL gibi saçmalık derecesindeki devlet bursunu insani seviyelere çekmek.
- Çok basit düzenlemelerle farklı sosyo-ekonomik seviyedeki vatandaşlar arasında vergi adaletini sağlamak.
- Kadın cinayetlerini ''münferit olay'' diye geçiştirmemek ve İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemek.
- Kamuda mülakatı kaldırarak torpilin önüne geçmek.
- Kamu kurumlarında çalışıyor gibi gözüken ama vatandaşı tersleyip hiçbir işe yaramayan bankamatik memurlarının iş akdine son vermek.
- 174 MİLYAR TL ile 8 bakanlığın ödeneğini geride bırakan Diyanet'in akıl almaz bütçesini mantıklı seviyelere çekmek.
- Gençlik festivallerini, konserleri, kültürel etkinlikleri yasaklamayarak zaten umutsuzluk içinde olan gençleri daha da karamsarlığa sürüklememek.
- Devlet okullarına yeterli TUVALET KAĞIDI ve SABUN temin etmek.
- Her mahalleye ihtiyacının dışında onlarca cami inşa etmek yerine; hiçbir sosyal alanı bulunmayan, sınıflarında 30-40 öğrencinin bulunduğu, iç karartıcı devlet okullarını yenilemek, fiziki kapasitelerini artırmak.
- Özel sektörde torpilin, adam kayırmanın önüne geçmek için caydırıcı cezalar ve denetimler getirmek.
- Her felakette aynı kaosu yaşamak ve ''KADER PLANI'' demek yerine bu felaketleri yaşamadan önce doğru kriz yönetim planları geliştirmek.
- ''Her yere üniversite açacağız, herkes üniversite mezunu olacak'' gibi salak saçma bir anlayış yerine, yeterli sayıda ama eğitim kalitesi yüksek, dünya ile yarışır üniversiteler hayata geçirmek.
- İktidara yönelik eleştirilerini dile getiren gençleri, muhalif siyasetçileri, hakkını arayan işçileri-emekçileri yaka paça gözaltına almak yerine, sokakta elini kolunu sallayarak dolaşan 32327812 sabıkalı gerçek suçluları hapse tıkmak.
- Kendi partisinin iki bin nüfuslu kıytırık ilçe başkanının dahi onlarca koruma ve mersoyla gezmesinin önüne geçerek kamuda gerçekten tasarruf sağlamak.
- İmar aflarıyla şehirleri mezarlığa çevirmek yerine, riskli yapıları gerçekten denetlemek ve dönüştürmek.
- CB kararıyla eski iktidar vekillerini üniversitelere rektör olarak atamak yerine, üniversitelerin bağımsız yönetimlere sahip olmasını sağlayarak bu eğitim kurumlarını siyasileştirmemek.
- Halihazırda çarpık kentleşmenin pençesindeki şehirleri Hindistan’dan farksız hale getiren çirkin ve devasa tabelaları tek bir düzenlemeyle ortadan kaldırmak.
- Anayasa ile tüm vatandaşların ortak malı haline getirilmiş olan sahillerimizi mafyaya, rantçılara teslim etmeyerek üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde vatandaşın denizle arasına engel koymamak.
- Yeterli öğretmen ataması yaparak bir öğretmene 40 öğrenci düşmesinin önüne geçmek.
- Muhalif siyasetçilere ağzına geleni söylemek ve kaybedeceğini anlayınca onları hapse atmak yerine devlet adamı olmanın ilk şartı olan ''siyasi etik'' bilmek.
- Tarımı bitirip çiftçiyi ithal ürüne mahkûm etmek yerine, üreticiyi destekleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına almak.
- Kendi destekçilerine gül dağıtırken muhalif vatandaşları düşmanlaştırmamak ve böylece aynı topraklarda yaşayan insanları kutuplaştırmamak.
- Daracık sokakların, birbirinden alakasız çirkin binaların ve çarpık kentleşmenin hâkim olduğu şehirleri; geniş sokakları, sıkı yapı denetimi ve birbiriyle uyumlu yapıları olan düzenli şehirlere dönüştürmek.
- Koca bir ülkede yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı tek bir kişinin talimatına bağlamak yerine, yönetim mekanizmasının liyakat ve kurumsal akılla işlemesini sağlamak.
- Kamu ihalelerini yandaş ve sürekli aynı şirketlere dağıtmak yerine, şeffaf ve denetlenebilir ihale sistemi kurmak.
- Yargının siyasallaşmasının önüne geçerek bağımsızlığını sağlamak ve vatandaşın adalete duyduğu güveni yeniden tesis etmek.
- Kendi cenahında yetişen gençleri TÜGVA etkinliklerinde ağırlayıp “TEKNOFEST gençliği” olarak tanımlarken, kendisi gibi düşünmeyen gençleri düşman görmemek.
- Bu ülkede doğmuş, bu ülkede yetişmiş ve zaten birçok zorlukla mücadele etmek zorunda kalan sağlık çalışanları için “giderlerse gitsinler” dememek ve bu şekilde ortadoğulu sağlıkçı ithal etmek zorunda kalmamak.
- Bir skandal, ihmal ya da felaket yaşandığında hatayı başka yerlerde arayıp sorumluluktan kaçmak yerine, bir kez olsun adam gibi İSTİFA edebilmek.
Sadece herhangi bir şehit ailesinin yolda yürürken şunu gördüğünü düşünsenize.
Uğruna evladını verdiğin devletin, evladının katilinin propagandasının yapılmasına göz yumuyor.