Gün gelir.
Çivisi çıkar dünyanın.
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur.
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır.
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur.
Özgür Özel kahramanca yönetiyor bu çok zor süreci.
“Bize bina değil mücadele lazım” dedi ve yürüyor.
Yarın her ne olursa olsun, gerçek bir lideri oldu CHP’nin.
İnanılmaz bir dönemden geçiyoruz.
Bu günlerde şu yaşananlar utanç olarak geçecek tarihe.
Ama biz umudumuzu kaybetmeyelim. Umutlar yüreğimizdedir…
Bravo Özgür Özel
🔴 #SONDAKİKA | CHP’den çağrı:
“Saray’ın yargısının hukuksuz kararını tanımıyoruz, kabul etmiyoruz.
Demokrasiye yönelik bu müdahaleye karşı tüm üyelerimizi babaocağımıza, 81 ilde il ve ilçe başkanlıklarımıza ve Genel
Merkezimize çağırıyoruz.
Geri adım yok, mücadeleye devam.”
İBB duruşmasının 39. günündeyiz.
Murat Kapki “Daha önce verdiğim beyanları hür irademle vermedim. Avukatım dahil tüm yakınlarım tutuklu. Eşimin içeri girmesine razı olamazdım, o anda bana Roma’yı sen mi yaktın diye sorsalar ‘ben yaktım’ derdim” dedi.
Milli iradeye çöküyorsunuz.
Milletin belediyelerine çöküyorsunuz.
İstanbul’un, İzmir’in malına çöküyorsunuz.
Milletin malına, mülküne, parasına, diplomasına çöküyorsunuz.
Daha kötüsü: Siz böyle yaptıkça,
adalet çöküyor,
ekonomi çöküyor,
eğitim çöküyor.
Huzur, barış, güven çöküyor!
Millete ait olan her şeyi kendine ait zanneden zihniyet; yüzyılın hukuksuzluğunu ve arsızlığını Türkiye’ye yaşatıyor.
Aklı, cesareti, azmi ve kararlılığı kuşanma zamanıdır.
Cumhuriyetin, demokrasinin, Türkiye’nin muhafızı olma zamanıdır!
Suçları o kadar büyük ki, kaybedeceklerini; çok ağır yargılanacaklarını hiç hesaba katmadan oyverenlerinin sayısı ve fikri sabitine güvenerek işlediler o suçları. O yüzden kaybetme korkusuyla en ağır şekilde tepki veriyorlar.
İBB Kumpas Davası için salona getirildi, Ramazan Gülten.
Tam o anda kalabalığın arasından eşi Pınar Çalışkan Gülten’in sesi yükseldi.
“Ramazan… Maya baba dedi!”
Belki de o an, demir kapıların ve soğuk duvarların ardında kalan en ağır şey özgürlük değil; bir babanın, kızının ilk “baba” deyişini duyamamış olmasıydı.
Bazı cümleler kısadır…
Ama insanın içine koca bir sızı bırakır.
“Ramazan… Maya baba dedi.”
Bir çocuğun ilk kelimesi, bir babanın hayatındaki en kıymetli anlardan biridir.
Parçaladığınız ailelerdeki masum insanların, bebeğinin dünyaya gelişini göremeyen, “baba” deyişini duyamayan babanın ahı hep üzerinizde olacak!