Sevgili Mauro,
Bugün ayrılıktan değil, mirastan söz ediyoruz.
Artık Galatasaray formasını giymiyor olman, kalbimizdeki yerini değiştirmeyecek. Çünkü sen, 7’den 70’e her Galatasaraylının gönlünde taht kurdun.
Attığın goller, yaşadığın gol krallıkları, kırdığın rekorlar ve kaldırdığın kupalar bir yana; Galatasaray tutkusunu yaşadın ve milyonlara yaşattın.
Sen artık yalnızca kulüp tarihine adını altın harflerle yazdıran değil, Galatasaray’ın unutulmaz efsaneleri arasında sonsuza dek yaşayacak bir değersin.
Bir nesli Galatasaraylı yapan sevgili kaptan, bugün çocuklar “Galatasaraylıyım.” demekten gurur duyuyorsa bunda senin de büyük payın var.
Tüm Galatasaraylılar biliyor…
Böyle bir aşk unutulmaz.
Bu hikaye hiç bitmeyecek
ama devam da etmeyecek.
Ne unutacağım seni, ne
tekrardan kavuşacağım sana.
Bir yerlerde adın
geçtiğinde, hep aynı sızıyla
hatırlayacağım.
bir yere varayım diye
çıkmadım ben yola,
bulayım diye de değil arayışlarım. kaybolduğumu da düşünmedim hiç, sadece yürüyorum.
şayet bu bir kayboluşsa
şunu da itiraf etmeliyim ki; bulunmak da istemiyorum.
varılacak bir yer olduğu inancını kaybedeli uzun zaman oldu,
ama yürünecek
çok yol var,
biliyorum…
"iyi birisi miyim bilmiyorum ama hiçbir zaman istenmediğim yerde durmadım, hiçbir zaman insanlara taktiklerle yaklaşmadım, içimden ne geldiyse onu yaptım, karşımdaki insan hiçbir zaman benden yana zarar görmesin diye uğraştım."
Çok özür dilerim ama madem bu kadar vatanseverdiniz; bir şehit verildiğinde, apo konuşma yaptığında, bir kadın öldürüldüğünde, Atatürkçü teğmenler ihraç edildiğinde neden sokağa çıkıp hak hukuk adalet aramadınız? Samimi değilsiniz, provokatifsiniz.