“Yazmaya başlayan insanın egosu yüksektir; çünkü başkalarının onu okumaya değer bulacağını varsayar. Ama gerçekten iyi yazmaya devam eden insanın egosu zamanla küçülür; çünkü ne kadar az bildiğini, düşüncelerinin ne kadar eksik olduğunu sürekli fark eder.”
https://t.co/Bp2eNEELmc
allah'u ekber nidaları, tekbirler, bozkurt işaretleri, ülkücü bıyıkları, vatan millet sakarya edebiyatı, hamaset, goygoy, yaygara, şamata, şımarıklık ve sonuç: 48 takım içerisinde gol atmadan elenen ilk takım.
adı, hanaa ebu zeynep.
suriyeli bir üniversite öğrencisi. daha 19 yaşındaydı. konya meram’da sigortasız çalıştığı kafenin deposunda, "elleri bağlı" bir şekilde asılı bulunuyor ve "intihar" diye kayıtlara geçiriliyor. ailesi hanaa'yı; gelecek planları yapan, kardeşlerine harçlık veren, mezuniyet kıyafeti alan, araba kullanmayı hedefleyen ve ev sahibi olmak isteyen hayat dolu bir genç diye tanımlıyor. bu ölüm şüpheli bir ölümdür. hanaa'nın sesi olalım.
Oysa, yardım ettiğimiz insanlar da bizi dönüştürür ve hayatımıza anlam katar. Tıpkı, aslında Hogg’un yalnızca çocuklara yardım ettiğini değil, aslında çocukların da Hogg’a yardım ederek onun hayatını değiştirdikleri gibi.
https://t.co/JeUuInMdHk
@rualtun 85’liyim. 44 sayı satmıştı. Maç 102-87 bitmişti. Dün gibi hatırlarım.
Yıllar sonra (sanıyorum 2008’di) Harun Erdenay’ı kadın basket takımımızın bir maçında gördüğümde kendisine bu maçtan bahsetmiştim. Asla unutulmaz.
Amasra’da 13 yaşındaki kız çocuğu, 26’sı yetişkin, 36 erkeğin cinsel istismarına uğradı. Amasra’da 13 yaşındaki kız çocuğu, 26’sı yetişkin, 36 erkeğin cinsel istismarına uğradı. Amasra’da 13 yaşındaki kız çocuğu, 26’sı yetişkin, 36 erkeğin cinsel istismarına uğradı.
1989’daki Hillsborough faciasında 97 Liverpool taraftarı hayatını kaybetti. O gün taraftarların ölümünden taraftarlar sorumlu tutuldu. Zaten İngiliz takımları Heysel’den dolayı Avrupa kupalarına katılamıyordu. Thatcher, "Bu hayvanların cezasını bizzat vereceğim" demiş ve ingiliz kulüplerinin süresiz men edilmesini istemiş, UEFA da 5 yıl ceza vermişti. Yani o gün, taraftarı suçlamak en kolayıydı.
2023 yılında İngiliz polisi Hillsborough nedeniyle özür diledi.
Türkiye 12 Mayıs’ı çoğunlukla ‘o gün statta olmayanlardan’ dinledi. Fenerbahçe kaybetmeyi hazmedemedi, olay çıkardı ana fikriyle.
Oradaydım, oradaydık.
Kimsenin ölmemiş olması Allah’ın lütfudur.
Ne o gün ne bugün olayın korkunçluğunu anlatamadık diye üzülüyorum.
Belki bir gün 4 Nisan ve 12 Mayıs gerçekleri tüm detaylarıyla ortaya çıkar.
İngilizler 34 sene beklemiş…
Başka bir versiyonumuzun mümkün olup olmadığı sorusu… Gerçekten de insanı en çok sarsan sorulardan biri bu. Çünkü bunun net bir cevabı yok ama hissi çok güçlü. “Ben gerçekten ‘ben’ miyim, yoksa yaşadığım şeylerin toplamı mı?”
https://t.co/wwQD51V8B7
Aziz Yıldırım, Nihat Özdemir’le bir araya gelmiş. Hayatta bazı şeyleri merak ederim. Mesela, acaba bu buluşmada kendisi Özdemir’e, Fener 2019-20’de 2. yarının başında, içeride Başakşehir’i iyi bir futbolla yendikten sonra şampiyonluğun en önemli adayıyken birkaç maç üst üste hakem kararlarıyla göz göre göre kırılmasının hesabını sormuş mudur? Ya da bundan önce herhangi bir yerde kendisiyle bunu konuşmuş mudur? Malum, o dönemde Federasyon Başkanı Özdemir’di.
Cevap: Hayır, sormamıştır. Zira o dönemlerde ve hiçbir zaman kendisinin yönetmediği bir Fenerbahçe maalesef umrunda değil.
En çok da 2023-24’ün sonunda, Gs derbisinin olacağı hafta sezonu temize çıkaran açıklamaları ve burada tutmayacağı gayet net olan Mourinho’yu ortaya attığı için affedemiyorum.
Hafızasız ve günlük yaşayan bir toplumuz. O yüzden burun pek boktan çıkmıyor.
Efendilere köle gerekir, köleler ne kadar çoksa efendiler de o kadar çok zenginleşir, yeter ki kadınlar doğursun ve çocuklar doğsun, gerisi vız gelir onlara, nüfusun azalması onların yıkımı olacağından evrenin parçalanmasını tercih ederler, -dünyayı kurtaracak olan- hareketin durması onların zararınadır. Bizler bu dünyada derimizi yüzen soygunculara kanmışız ve Tanrı'ya itaat ettiğimizi sanırken aslında insanlara itaat ediyoruz...
Albert Caraco | Kaos'un Kutsal Kitabı
Sokrates bir gün evde yalnız başına otururken içeriye biri girer şöyle der: Yalnız başına burada ne yapıyorsunuz?Sokrates de şöyle cevap verir: “Yalnız değildim, kendimle birlikteydim sen geldin ve artık ben bu odada yalnızım.”
yalnızlık insanların yokluğu değildir, yalnızlık “anlayışın” yokluğudur. Zihnimizin uyuşmadığı her insan ile büyük bir yalnızlık yaşayabiliriz.