Öğrendiğim kadarıyla ceza sadece 1.4 milyar dolar da değil.
Bu cezanın birikmiş faizleri de var. Onlarda ödenecek.
Türkiye bu cezaya itiraz edince olay Tahkim'e taşındı ve yıllar geçti. Şimdi buna faizler de eklenecek.
Bu zavallı halk bunu da ödeyecek.
Ne kadar kısmetli bir ülkeyiz, siyasette Bay Kemal, afet anında Haluk Levent, futbolda ibrahim Hacıosmanoğlu, yorumda Rasim Ozan Kütahyalı, yandaşda Cem Küçük, muhalefette Yılmaz Özdil, ekranda Hakan Ural, eğlence programında Sinan Akçıl ve Demet Akalın, dizide Gassal, pahalılıkta dünya rekoru söyleyin var mı bize yan bakan?
Merhaba ben Bukalemun Cüneyt. "Türkiye, Irak’a 1.471.000.000 Dolar tazminat ödeyecek" haberiyle ilgili tek bir şey yazmadım, gündemi Haluk Levent olayına çevirmekle görevliyim.
Murat Bardakçı:
"Sultan Abdülhamid darbe ile tahta çıkmıştır. Tahtı kaybetmemek için, Fransızlara iltica eden Mithat Paşa'yı Fransızlardan teslim almak için Tunus'u Fransızlar'a vermiştir."
ABD'Lİ savcı BHARARA Osman Gökçek'in Reza Zarrab'dan aldığı 350 milyon $ rüşvetin SWIFT dekonutlarını yayınladı.
Osman Gökçek şikayetçi, İZMİR'in eski Büyükşehir Belediye Başkanı ise tutuklu.
Adalet bu mu?
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
Ölüp gidiyorsun bu memlekete zerre yükümlülüğün yok mu? Senin gibi biletle gelen insanlara stand up yapan gencecik adamı bile içeri atan iktidarın kendini meşrulaştırmak için dış misafirlere yaptığı showa alet oluyorsun. Aferin böyle hatırlanacaksın
Atatürk’ün öfke ve intikam dolu o fotoğrafı!
2 Şubat 1931’de çekilen bu fotoğraftan tam bir gün sonra, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı şehit edenler idam edildi.
Atatürk'ü daha çok öfkelendiren durum ise Menemen halkının bu vahim olay karşısında sessiz kalmasıydı!