Unfortunately, I couldn’t make it to the Final Four in Athens this year, but my heart is there. 💛💙
Her zaman, her yerde, en buyuk Fener!
Adamsin! 🔥
Good luck @FBBasketbol 💪
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
Dünden beri sadece oyunlar, diziler gibi toplumun dikkatini çeken ama olaya etkisi çok daha az olan olaylar konuşulup köpürtülüyor. Problem çok daha büyük ve ciddi.
Saldırgan şahıs, teröristlerin ve okul baskınları yapan katillerin övüldüğü, idol olarak görüldüğü global gruplarda ciddi zaman geçiriyor ve bu saldırganları kendisi de örnek alıyor.
Radikal beyaz üstünlükçü, aşırı ırkçı, İslam düşmanı, AŞIRI nefret dolu, antisosyal bir saldırganla karşı karşıyayız ve takıldığı sanal gruplardaki insanlar da kendisi gibi. Birbirlerini övüp teşvik ettikleri global topluluklar mevcut.
Mevzu iki oyun üç saçma diziyle açıklanabilecek bir olay olmanın ötesinde. Şahsın arkasında bıraktığı ve bu gruplarla paylaştığı yazılarda okuyunca inanamayacağınız fikirler de var. Kutsal gördükleri saldırganlar, tarihler ve mekanlar mevcut. Bu imgelerin saldırılarında etkileri var.
Tüm detayları güvenlik sebebiyle ve özenilmemesi adına paylaşmıyorum lakin sorun sözde uzmanların televizyonlarda anlattığından çok daha ciddi ve farklı konularla bağlantılı.
Uzmanların, yetkililerin ve topluluğa hitap eden insanların magazinsel, dikkat çekebilecek saçma mevzuları bırakıp işin tehlikeli ve ciddi kısmı hakkında ebeveynleri uyarması ve bilinçlendirmesi gerekiyor.
Derdimiz daha fazla tık veya gündem olmak değil, bu problemlerin ardının gelmesini engellemek olmalı.
Lütfen oyunlara elleşmeyin. Kontrol edelim, denetleyelim derken gün sonu iş keyfinize göre yasak koymaya dönecek.
“Ama o oyunda da bilmemne varmış.” diyerek işi mantıklıymış gibi göstermeye çalışacaksınız ama oyuncu adam bunu yemeyecek; kendini korsana verecek ya da saçma sapan VPN kullanımı artacak.
Virüsünden tut da kullanıcı datalarının yurtdışına sızmasına kadar bir ton işle uğraşacağız.
- “Eskiden dışarıda oyunlar oynardık artık oynamıyoruz”un bahanesi milletin oyun oynaması değil. Milletin sokağa güvenip çocuğunu bırakamaması. Sorunun çözümünü farklı yerlerde arıyorsunuz.
- Aileleri bilinçlendirelim ile başlamamız gereken işe “bi temsilci atayın da biz şu oyunlara bi bakalım” kafasıyla yaklaşınca kimse yapılacak olan işe güvenemiyor.
- Türkiye’de çok yaygın bir denetlenmeyen sanal kumar problemi varken, millet bu yüzden hayatını yitirecek noktaya gelirken, aileler paramparça olurken bana gelip de “oyunlar da bağımlılık tetikliyo…” demeyin rica ediyorum.
#OyunHakkımaKarışma
#OYUNUMADOKUNMA