Allah'ım sen bizlerin yardımcısı ol. Hayırlısıysa inşallah önümüzü aydınlat, sırtımızdaki ağır yükleri sök al, vatanımıza, Anadolu'ya huzur, ferahlık, refah ve nice aklıma gelmeyen ancak bizler için hayırlı olacak şeyleri nasip et Allah'ım...
Yüz yıldır uygulanan medeni kanunu değiştiriyorlar. Şu madde öyle sorunlu ki mesela; zengin akraba garibanı ezebilisin diye konulmuş bir madde. Özellikle küçük ilçelerde kıymet takdirlerine nasıl müdahale edildiğini biliyoruz. Zengin akraba satışa girip %100 ü verdiği zaman satın alacak ve 3. Kişilere ihaleye giremeyecek. Maddenin önceki halinin derinliğini anlamak için tarih okumak, toprak reformunu, feodalite gerçeğini bilmek lazım.
Parçalanmış Hristiyanlık, “Haçlı ruhu” oluşturmak için İznik’te toplanıyor; rahibeler, papazlar topraklarımızda cirit atıyor.
Osmanlı’nın yıllarca izin vermediği, Atatürk’ün “Bu, devletin bütünlüğü için büyük tehdittir” diyerek kesin bir dille reddettiği İznik ziyaretine izin vermek hangi aklın ürünüdür?
Atatürk için mevlüt okutulmasına günlerce tepki gösterenlerden, ortalığı yakıp yıkanlardan ise bu konuya tek bir tepki gelmedi. Ne kadar ilginç değil mi?
Dumlupınar'da Atatürk'ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un bedeli can ve kan oldu. Tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Onlar sayesinde ne mutlu Türk’üm diyoruz ve bunun kıymetinin farkındayım; minnettarım.
Şimdi kazanmamız gereken savaş çok farklı. Cehaletin, yüzsüzlüğün, kanunsuzluğun prim yaptığı bir dönemden geçiyoruz. Çocuklarımızın hak hukuk ve adaletli bir ülkede yaşamalarını sağlamak zorundayız.
Fenerbahçe'ye Açık Mektup:
Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla Fenerbahçe'nin mevcut yönetimi iki Alman TD ile ilgileniyormuş. Görebildiğim kadarıyla ikisi de Türkiye liglerini hiç bilmeyen kişiler. Başkanlık için aday olan Saadettin Saran da teknik direktör adayını Conceseaicaou olarak açıklamış. İki taraf için de söylüyorum: Eğer yeni bir Mourinho macerası yaşamak ve yaşatmak istemiyorsanız kesinlikle bu kişileri getirmeyi düşünmeyin. Yıllardır sürekli yabancı teknik direktörlerle yaşanan hayal kırıklıklarından hala ders çıkarılamamış olmasını anlamak mümkün değil.
Tıp fakültelerinin %25 kontenjanını yabancılara ayırmışlar. Ortaokul bilgisiyle aldıkları bu öğrencileri doktor diye hastanelerimize yerleştiriyor, elimizdeki pırlanta gibi Türk çocuklarını ülkeden gitmeye zorluyorlar. Uyan Türk Milleti, derdini anlatacak doktor bulamayacaksın!
Yani çekişmeli boşanma için gelen her müvekkil istisnasız anlaşmalı boşanmaya ikna ve teşvik etmeye çalışıyorum gerçekten “çekişmeli boşanmak” hem mental hem zamansal olarak taraflara ve avukatlara bir işkence araci ..
"İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabb'ine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur…"
(Zümer, 39/8)
Şu ülkede hiçbir şeyi olmayan, okuyup maaşıyla insan gibi tertemiz yaşamaya çalışan herkese akıl sağlığı diliyorum gerçekten. Bu devranın döneceğini görebilecek miyiz bilmiyorum artık, gençliğim çürüdü şu kokuşmuşluk içinde.
’’ Barışa neden karşısınız’’
‘’Barışın adına bile tahammül edemiyorlar…” ,
Şimdi piyasaya sürülen yeni “Yetmez Ama Evetçilerin” ezberi bu!
Daha önce biz “FETÖ devleti ele geçiriyor, Cumhuriyet’le hesaplaşıyor” dediğimizde
“Ağzını çalkala, Hocaefendi’ye böyle denmez” diyenler, bugün de aynı özgüvenle bize “Barışa karşısınız” diyorlar.
Dün teröristler ile gizli kapaklı pazarlık olmaz dediğimizde ‘’faşist ‘’ diyenler
Sonra ne oldu?
Hendekler kazıldı, şehirler yakıldı, yüzlerce vatan evladı şehit oldu.
Hayır efendiler!
Bu ülkenin her vatanseveri silahların sustuğu, gençlerin şehit olmadığı bir Türkiye ister.
Ama sizin “barış” dediğiniz şey, hesapsızca teslimiyet, Cumhuriyetle yeni bir hesaplaşma ve suskunluk düzenidir.
“Kandırıldık, Allah affetsin” demeyin diye halk uyarıyor!
Dün “bebek katili” dediğinize,
Dün “DEM = PKK” diyerek suçladıklarınıza,
Bugün “kurucu irade”, “sayın” diyorsanız,
Bu dönüşümün açıklamasını yapacaksınız.
Süreç nedir, kim ne konuştu, hangi mutabakat yapıldı, bilmiyoruz.
Ama halktan koşulsuz, sorgusuz destek isteniyor.
40 bin kişinin katilleriyle ilgili tek bir yargılama yapılmadan ,tek bir eleştiri bile getirmeden,televizyon programlarında teröristlere methiyeler düzülüyor.Milletin onuruyla, hafızasıyla alay ediliyor.
Kusura bakmayın.
Ama 40 bin şehit vermiş, 15 Temmuz’u ve hendek savaşlarını yaşamış bir millete, aynı senaryoları bir kez daha şeffaflık olmadan anlatamazsınız!
Hakime içtihat anlat.
Muvvekile hakimi anlat.
Meslektaşa nezaket anlat
Hayatın sorumluluklarına parayı anlat
Nefsine imkanları anlat
Anlatmakla gecinecek bir hayat icin ne kadar cok şeyden vazgeçiyoruz
Paris'te 164 Fransız barosunun çatı örgütü Baro Başkanları Birliğinin Genel Kurulundaki bu alkışlar, yalnızca "onursal üye" seçilmem nedeniyle değil. Aynı zamanda başta İstanbul Barosu avukatları olmak üzere tüm Türkiye'de her gün her saat meslektaşlarımızın maruz kaldığı saldırılar karşısında gösterilen samimi dayanışmanın bir ifadesi. Sözkonusu saldırılara rağmen, hukukun üstünlüğünü savunma ve insan haklarını koruma mücadelesi veren tüm Türkiyeli avukatlara gönderilen bir selam!
Düğün saçı : 40.000 TL minimum 2 yıl sürecek sulh hukuk davası asgari tarife; 18.000 TL 😂😂😂😂 CMK’yı hiç demiyorum 🤡 Türkiye’de her bakımdan ilginç bir süreç var pandemiden bu yana. Sonumuz hayır olsun
Beyler bu hayat ile ölüm dengesi çok tuhaf lan, giyinmiş kuşanmış koca adam 2 gün önce gömüldüğü yerde dolaşıyor, 2 gün sonra kefenle gelip oraya gömülüyor. Yemin ederim iğneden ipliğe, yerden göğe kadar saçma sapan bomboş bir düzen içinde oyalanıyoruz. Ölüm var lan ölüm..