Bu elemanın ciddi psikolojik sorunları var şimdide et yiyen çocukları öldürmeyi konu aldığı videosu ortaya çıkmış. Deniz Göktaş adlı ruh hastası tedavi olup toplumdan uzaklaştırılmalı.
- Hakan Fidan NATO toplantısı öncesi mesajı çok net verdi: Uluslararası hukuk ve düzen Israil'in başındaki çete tarafından bitiriliyor.
- İbrahim Kalın'ın Irak ziyareti ve Terörsüz Türkiye
İzlemek için 👇🏽
https://t.co/4Mtb0sdjIK
Yuh ulan CHP'nin muhaliflerinin savunduğu kişiye bakın ❗❗
Deniz Göktaş'ın babasının Çorum'da polis memuru Muzaffer Yeşilyurt'u şehit ettiği,
aynı saldırıda polis memuru Mehmet Bektaş'ı yaraladığı ortaya çıktı.
Sivaslı Alevi bir ailenin babası, Ankara'da geçirdiği bir ameliyatın ardından paraları olmadığı için hastanede rehin kalır.
Alevi oldukları için önce CHP'ye giderler. Ancak CHP'den geri çevrilirler. O dönemde DYP'nin, ANAP'ın ve diğer partilerin de kapısını çalarlar; fakat hiçbiri yüzlerine dahi bakmaz.
Adamlar kara kara düşünürken hastanenin hademesi durumu fark eder ve der ki:
"Bu derdinizden sadece Muhsin Yazıcıoğlu anlar. Hemen ona gidin."
Alevi kardeşlerden biri korkuyla:
"Ya biz Aleviyiz. Muhsin bizi keser." der.
Hademe de gülerek:
"Dört kardeşsiniz. Birinizi keser, üçü kaçar. Babanızı da kurtarırsınız." diye karşılık verir.
Artık yapacak başka bir şeyleri kalmayan kardeşler, korka korka BBP Genel Merkezine giderler. Üzerlerindeki eski elbiseleri ve başlarındaki sekiz köşeli kasketleri gören BBP'liler, onları güler yüzle karşılar.
Şehit Muhsin Başkan'a dertlerini anlatırlar.
Muhsin Yazıcıoğlu, "Hele bir oturun, önce yemeğinizi yiyin. Bizim etimiz ne, budumuz ne; o parayı bulabilir miyiz, bakalım." der.
Adamlar içlerinden, "Bundan da bir hayır yok galiba." diye geçirirler.
Ancak Muhsin Başkan, onlarla konuşurken bir yandan da parti teşkilatındaki arkadaşlarına kaş göz işareti yaparak, "Gidin, hastayı çıkarıp getirin." talimatını verir.
Misafirler yemeklerini yer, kahvelerini içerken Muhsin Başkan da onları oyalamaya devam eder.
Kahveleri bitince kapı çalınır ve içeri hastanede rehin kalan babaları girer.
O an aile büyük bir sevinç yaşar ve Muhsin Başkan'ın eline sarılarak kendisine teşekkür eder.
Aradan yaklaşık altı ay geçer. Seçimler yapılır. O Alevi ailenin yaşadığı 120 hanelik köyde başka hiçbir partiye tek bir oy bile çıkmaz. Oyların tamamı Büyük Birlik Partisi'ne verilir.
(Alıntı)
PİYERLOTİ İSMİ SİLİNSİN EYÜP SULTAN’DAN!
Piyerloti ismi silinsin Eyüp Sultan’dan.
Her yerinden İstanbul’un…
Bu adam Fransız istihbaratının adamı.
Bu adam adam değil, eş@insel bir s@pık!
Eyüp Sultan: Efendimizin (sav) emaneti bize! İstanbul’un manevî gökkubbesi.
Böyle bir adamın adının bu kadar kutlu bir mekâna verilmesi bu topluma bir tecavüzdür!
Artık yeter!
Tecavüz yok edilmeli!
Piyerloti ismi her yerinden kazınmalı İstanbul’un!
@RTErdogan@DIBSafiArpagus
https://t.co/uuwH9sEXjx
Temmuz ayı itibarıyla milletvekillerinin görev maaşı 310 bin 332 TL'ye yükseldi.
Milletvekili emekli ise emekli maaşı olarak da 200 bin 769 TL alacak.
Görev maaşı ve emekli maaşı alan bir milletvekilinin toplamda alacağı aylık ödeme 511 bin 101 TL olacak.
511 bin 101 lira🫢🫢🫢
Bir de ülkede geçim sıkıntısı var diyor birileri😎😎😎
İsrail yine müzakere heyetini öldürmek istemiş.
Bir devlet düşünün kendisiyle müzakere eden ya da kendi içinde olduğu savaşın sonlandırılması için müzakere edilen heyete saldırıyor.
Katar'da olduğu gibi...
Ya da bu haberde olduğu gibi.
Sonra DİB Hakan Fidan, bu konuyu gündeme getirip İsrail'in politikalarının insanlık için taşınamaz bir yük haline döndürüldüğünü söylediğinde konuyu hemen ve her zaman olduğu gibi Yahudi Nefreti ile izah edip herkesi susturmaya gayret ediyorlar.
Bu düzen bu şekilde devam edemez.
İsrail'in bu saldırganlığı ve zulümleri daha fazla sürdürülemez.
Coğrafyanın gözünü açacak hamleler arka arkaya Türkiye'den geldikçe, kudurma haline giriyorlar.
Bu şartlar altında küçük hesapları bir kenara bırakarak aklımızı başımıza almalıyız. Hala içeride İsrail'e köpeklik yapacak sayısız insan yaşıyor bu coğrafyada.
Su uyur Siyonistler uyumaz.
"Recep Tayyip Erdoğan bu ülke için ne yaptı?" diye soranlara verilecek cevaplardan biri de budur.
Yıllarca gizlenen, üzeri örtülen nice zihniyetin ve niyetin görünür hâle gelmesine vesile oldu. Kimin nerede durduğu, neyi savunduğu, hangi değerlerin karşısında saf tuttuğu artık herkesin gözleri önünde..
Bazen bir ülkeye yapılabilecek en büyük hizmet, maskelerin düşmesini sağlamaktır.
Allah ömrünü uzun, sağlığını daim etsin.
KARIŞIK İŞLER
Şaşırmayı bırakalı çok oldu da kilise avlusunda kadın erkek karışık programlar sizce de biraz fazla değil mi? Ne bu nizam şeriatı mı?
Vaktiyle nizam demişti ki;
“Kardeşlerim, biz Trabzon’da denedik, büyük irşad oldu. Kadın erkek karışık kermes yaptık, burada da yapacağız. Alışverişe hiç mi gitmiyorsunuz? Oralar da karışık.”
Demek ki “irşad” anlayışınız buymuş!
Fakat insanın aklına şu soru geliyor:
Bir yere mecburen gitmek ayrıdır; o ortamı bizzat senin hazırlaman, organize etmen ve buna öncülük etmen apayrıdır.
Size yakışır size artık her kötü iş yakışıyor.
Sofilerden faiziyle kira alırsınız, mahkemede devrim kanunlarına sığınırsınız, dergahı yapan sofilerin %90'ını mahkeme kararıyla atıp dergaha kiralık ilanı asarsınız, hatme yapılan yurdu içkili otele satarsınız her türlü karışık iş size çok yakışıyor.
Fakat bir uyumsuzluk var. Nizam bey başındaki o koca sarığı, sırtındaki bol gelen cübbesini çıkarsın da bu işleri öyle yapsın. Ve dahi sakal da bu işe yakışmıyor. Hülasa diyorum ki bu karışık işler yeni bir tarz, imaj gerektirir. Eğer bunu da yaparsanız size her şey daha da yakışır.
Milletvekili maaşı Temmuz itibariyle;
310 bin liraya yükseldi, ayrıca 2 yıl vekillik yapınca emekli vekil maaşı da ekleniyor 200 bin lira.
Toplamda 510 bin lira alacak çoğu aktif vekil.
Yılda 6 milyon küsür TL
Asgari ücretli yılda 336 bin TL
Vekili seçenle seçilen arasında bu kadar korkunç bir uçurum olmamalı.
Tamam vekil yüksek alsın fakat bu rakamlar bu ortamda hiç vicdani değil,..
Sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda?
🗣️Özgür Özel:
Deniz Göktaş kardeşimin şakasından din düşmanlığı çıkaramazsınız.
Bugün Cuma namazı kıldım, benim bildiğim bir şey var: İslam dini hoşgörü dinidir.
İslam dini kin gütmez, hedef göstermez.
Tek suçu gösteride Atatürk’ü konu edinmekti.
Sahnede kaldığı 20 dakikalık gösteri için 3.5 yıl hapis cezası aldı.
Tek bir CHP’li, tek bir muhalif kılını kıpırdatmadı.
Demek ki mesele, özgürlük meselesi değil.
Eğer siz sadece kendi kutsalınıza dokunulmasın diyorsanız özgürlükçü değil faşist olursunuz.
Kusura bakmayın buna müsade edilmez, herkes kendi hakkını ve hukukunu korur.
Gerçek manada demokrasiye inanıyorsak; toplumun ortak değerleri, kutsalları ve inançları üzerinden ayrıştırıcı bir dil kullanmayalım, aşağılamayalım, birbirimize tahammül edelim.
UYARI / YORUM
İstanbul Havalimanı’nda da Sabiha Gökçen’de de iki büyük “cinayet” işleniyor:
• Neredeyse içkisiz mekân yok!
İnanılır gibi değil ama gerçek böyle.
• Ve neredeyse her yerde boykot ürünleri satıyor bütün işletmeler!
Katilleri besleyerek kandan beslendiğinizi göremeyecek kadar ruhunuzu mu yitirdiniz siz?
Burası Müslüman bir ülke miydi?
Tecavüze uğramış, zihnen köleleştirilmiş sahipsiz, zavallılar ülkesi mi?
Bu iki hayatî yanlıştan derhal dönülmeli!
Vesselâm.