@GunerYonel@emraslnn Evlenecek kadar büyükse misafirine -kim olduğunun bir önemi yok- nasıl davranacağını bilmeli. İlk kez yapıyorum bi dahakine daha duru yaparım ama beğenmemenize çok üzüldüm sizin için yapmıştım hevesim kırıldı dese karşı tarafı mahçup bırakırdı.
@GunerYonel@emraslnn Kadın da zaten bu ne böyle yenecek gibi değil iğrenç dememiş ki. İlk seferde tutturmak zor olur demiş. Kıvamı yoğun olmuş demiş. Hem gelin hem anne olarak söylüyorum evine misafir gittiğim insan nasıl davranacağını bilmiyorsa ben de bir daha gitmem.
@nkgjyhpxwk@emraslnn Bunu da belirttim zaten aslında eşinin hiç ses etmemesi gerekti. Burada şayet bir tepki verecekse eşine verecekti o da misafirinin yanında değil elbette o gidince. Siz birbirinizi doğrulayın bu olay için -öncesinde bir şey yoksa- gereksiz tepki.
@emraslnn Kendi adınıza özrünüzü dileyin. Fakat evinize gelen misafire karşı, sanki ona cephe alınmış gibi soğuk ve sert tepkili yanıtın yanlış olduğunu da ifade edin. Aynı şekilde kendi annesi kızım biraz yoğun olmuş dese böyle alınacak mıydı? Bunu da sorabilirsiniz.
@emraslnn Ses çıkarmamanız daha iyi olurdu ama annenizle ilgili bir durum yok. Annenizin yanında, siz birbirinizi doğrulayın tribi -olay tamamen bu şekildeyse- çok çocukça olmuş. Tavsiyem kendinizi ifade edin aslında dün söylemeniz gerektiğini yanlış zamanda söylediğinizi+
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
@dmtevgar Tekrar sorayım belki cevap verirler. Bakara suresine Makara diyene bir sözünüz oldu mu? Olduysa ne oldu? Dini değerlerle ilgili küçük düşürücü şakaları eleştirebilirsiniz ama hapse atamazsınız. İşinize geleni eleştirip, işinize gelmeyeni kulak ardı edemezsiniz.
@AtillaTasNet Şu dini değerlere laf ettirmeyen tayfadan biri de çıkıp Bakara suresine Makara dedi diye isyan edip hesap sordu mu? Sormadı. Soramaz. O kadar dindar değiller. Karşı mahalleye saldırmaya yetecek kadar dindarlar.
@denizakb33 Doktora götürüyorsun tahlil yapılıyor. Kan düşük, demir düşük… Ama diyorsun bu çocuk hiç durmuyor çok az uyuyor durmadan hareketli. Sonra öğreniyorsun ki bu eksiklikler yetişkinlerde uyku ve halsizlik yaparken bebek ve çocuklarda tam tersi uykusuzluk ve kudurukluk yapıyor☺️
@FortunaNoctis Egeliyim salça dahil bir çok kışlık yiyeceği, yazdan kendimiz hazırlarız ama salçayı asla bu şekilde yapmayız. Eskisi gibi doğrayıp bekletmiyoruz zaten artık. Üç dört su yıkayıp fabrikaya götürüp sıktırıyoruz. Sonrada içine bol tuzla birlikte paslanmaz kaselere güneşe koyarız.
@Ceylanmed Ceylan hanım siz ayda 30 gün mü çalışıyorsunuz? İsterseniz çamaşırlarınızı yıkayıp ütülesin siz gelene kadar da iki kaşık yemek yapsın. Camlar silinir koltuk altları beyaz eşya altları süpürülür silinir ve dolap üstleri silinir. Tuvalet banyo temizlenir.
@denissyavuz@ajansmuhbir1923 Annede babada kalan da oluyor. Gelinle damada takılan da oluyor bizim buralarda. Anneye babaya takılan onların borcu oluyor, gelinle damada takılanlar da kendilerinin borcu oluyor. Aynen öyle tomarla para harcamadığın anı oluşturabildiniz ucuz yollu düğün ideal.
@kullaniciadi05@burcusavcii Şöyle ki; Kadın zaten o sıra yönetimle de konuşup onlara da kızıyordu. Arada biz kalıyoruz buna çözüm bulmanız gerek diye. Yani tam zamanına denk geldim. Şayet hakkını aramayı bilmeyen sadece karşısındakine öfke kusan biri olsaydı zannediyorum kustuğunu yutmak zorunda kalırdı.