Yıllardır gerçeğin peşinde koşarken baskının, iftiranın, karalama kampanyalarının ve kurulan kumpasların nasıl işlediğini defalarca gördük. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık, bugün de atmayacağız.
SÖZCÜ’ye yönelen saldırıların amacı belli …
Hedef, bağımsız gazetecilik; halkın doğru bilgiye ulaşma hakkı ve gerçekleri yazmaktan ,söylemekten vazgeçmeyen gazetecilerdir.
Sözcü grubu dün olduğu gibi bugün de korkmadan yazmaya, konuşmaya ve gerçekleri anlatmaya devam edecek. Hiçbir baskı, hiçbir iftira, hiçbir kirli hesap Sözcü grubunun doğru bildiği yoldan döndüremeyecek.
Sözcü susarsa Türkiye susar!
EKREM İMAMOĞLU B YÜZÜ'NE KONUŞTU...
"Bana, hayatımda ilk kez duyduğum, “havala” diye bir yöntemle milyonlarca avro para verilmiş(miş)!
Eğer serbest kalmasına faydası olacaksa, böyle taksit taksit değil de bir seferde ne söyletmek istiyorlarsa önüne koyup imzalatsınlar da bari bir işe yarasın.
Gayet zeki olan milletimiz; bu kötü aklı kağıda yazıp hasta döşeğindeki bir adamın önüne şantaj ve tehditle koyanlar için, “demek ki bunlar yıllardır bu yöntemlerle parayı götürüyor” demeden edemiyordur.
Allah bunları ıslah etsin!"
Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş: “Van Baro Başkanı beni azarladı, barodan ağlayarak ayrıldım"
🔸 “Rektör bir numara örtbasçıdır Van Baro Başkanı da onun destekçisidir!"
🔸 “Van Barosu Başkanı dosya için hiçbir çalışma yapmadı. Tam tersine delilleri karartmaya çalıştı.”
🔸 “Defalarca ‘gerçeklerin peşine düşün’ dedim. Sonunda vekâletimi geri çektim. Baro dosyadan ayrıldı, ben de rahatladım.”
🎙️ Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş, Van Barosu'nun dosyadan çekilmesi sonrası yaşanan süreci ve soruşturmayı Radyo Sputnik'te Gazeteci Mustafa Hoş'a (@mustafahos) anlattı.
Deniz Göktaş'ın Kur'an'ı kastederek söylediği sözler üzerine...
1- En favori kitap...
2- Benim de favorim diyor.
3- Çevirisi başarısız diyor. Her çeviren başka türlü çeviriyor ve herkes başka seyler anlıyor diyor...
4- Son kitap denilmesi çok iddialı zira o dönemde kitaplar daha yeni yeni yazılıyor diyor. (Kur'an'a inanmadığını belirtiyor aslında)
5- 1200'lü yıllarda yine böyle bir kitap yazılmalıydı diyor. (Zira insan yaşamı çok değişti demek istiyor.)
6- Ama kitabın yazarı (İslam'ın Allah'ı) Kur'an'a son kitap dediği için yenisini göndermiyor, diyor.
7- Domuz da yeneyiversinler derken de yeni kitap gelseydi bu yasağı kaldırırdı ve başka pek çok yeni düzenleme yapılırdı iddiasında bulunuyor.
Bir inançsız olarak Deniz Göktaş'ın bunları söylemesi doğal degil mi?
Biz de inananlar olarak, yanılıyorsun Deniz, bu sözlerine kesinlikle katılmıyoruz, demeliyiz. Konu işte bu denli basit. Bunda soruşturma açılacak ne var?
Bir de kimileri çıkıp dinî konularda şaka yapılmaz diyor.
İyi de Anadolu halk kültüründeki dinî konularla ilgili yüzlerce fıkrayı nereye koyacaksınız? O fıkralar hâlâ anlatılmaya devam ediyor.
Buluttan nem kapar gibi her şakadan inanç krizi çıkarmak pek sağlıklı bir tutum değil. Zira bu, inanç zayıflığına delalet eder.
Türk Milleti, ulus ve vatandaşlık temelinde kurulan devletin yıkılması ve yerine etnik temelde bir devlet kurulmasını neden kabul etsin? Teröristin onurundan bahsedildiği yerde Türk Milleti’nin onurunun hiçe sayılması akıl ve mantıkla bağdaşır mı?
https://t.co/cHKl1caalq
TERÖRİSTBAŞI “ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK” MİTİNGLERİNE HAYIR!
ANAYASAMIZIN DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDELERİNE SALDIRILARA HAYIR!
PKK’yı ve teröristbaşını kimse normalleştiremeyecek.
İmzalayarak destek olabilirsiniz.
Bizler varsak, hala umut var. Birlikte güçlüyüz:
https://t.co/4Uaeo97WjM
95 yaşındaki Rahmi Koç'un lüzumsuz fıkrası için "cinsiyetçi hakaret, Kürt kadınını aşağılama" falan diyerek suç duyurusunda bulunurken önden gidiyorlardı. Oraya kadar gidebiliyorlar demek ki. Buradaki cinayetin ucu kime dokunduysa gidememişler. Genelde öyledirler.
Bakırköy’ün ortasında, 2 yaşındaki bir çocuk da dahil olmak üzere 12 insanı yakarak katleden bir terörist, “Dönüp dolaşıp pişmanlık yasasına gelecekseniz dönüp bize bakın meydandaki onbinlere bakın biz de pişman olmuş bir hal var mı? Bu meydanda evladım pişman olarak gelsin pişman olsun onu evlat olarak kabul eden var mı ? diyor ve onurdan söz ediyor.
Oysa bu ülkeyi var eden; Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Abazasıyla milyonlarca onurlu insandır.
Onur; masum canlara kıymakta değil, birlikte yaşama iradesinde, vicdanda ve insanlıktadır.
PKK; kadın, çocuk, yaşlı demeden insanları katleden, kan ve şiddetten beslenen, hiçbir halkın onurunu ve iradesini temsil etmeyen bir terör örgütüdür.
⚠️ “İbrahim Hacıosmanoğlu, eşinin jinekoloğunu bile TFF’ye soktu!”
👉🏻 Fatih Altaylı, Hacıosmanoğlu’nun TFF’deki kadrolaşmasını ortaya döktü:
• Futbol Federasyonu Başkanı Hacıosmanoğlu, Erman Toroğlu’nu aramış. Hakkındaki iddialara yanıt vermiş.
• Federasyonu çiftliğe çevirdiği, yakınlarını federasyona doldurduğu iddialarını yalanlamış ve “Sadece bir kişi aldım.” demiş.
• Ben size söyleyeyim. Yalan söylüyor, kelime oyunu yapıyor.
• “Akrabalarımdan bir kişi aldım.” diyor ama tüm yakın çevresini, eşinin jinekoloğunu dahi federasyona doldurduğunu gizlemeye çalışıyor.
• Bakın, bundan neredeyse 2 yıl önce, 2024 Ekim ayında, Hacıosmanoğlu’nun federasyona doldurduğu yakınlarının ve onların da doldurduğu kendi yakınlarının sıralı tam listesini vermişim:
• Hacıosmanoğlu'nun şahsi avukatı Fuat Göktaş başkan vekili.
• Eşinin doktoru Zehra Neşe Kavak başkan vekili.
• Ablasının oğlu Abdullah Ayaz federasyonda genel sekreter.
• Dahası var.
• Federasyon genel sekreteri ve yeğeni Abdullah Ayaz daha önce Üsküdar Belediyesinde başkan yardımcısı idi.
• Bir diğer eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Abdurrahman Alp Beyaz şimdi TFF Tahkim Kurulu Üyesi.
• Yine eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Vefa Yunus Taylan şimdi TFF Denetleme Kurulu Üyesi.
• Ve bir başka eski Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Eroğlu, TFF İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörü ve Denetleme Kurulu Üyesi.
• Son olarak da eski Üsküdar Belediyesi İşletme Müdürlüğü çalışanı Hakkı Yıldırım da TFF Satın Alma Direktörü.
• Bu liste yalanlandı mı! Hayır elbette.
• Ama bu listeyi bana sızdırdığını zannettikleri federasyon yönetim kurulu üyesini yönetimden uzaklaştırdılar.
• Ama nepotizm devam ediyor. Tabii yalanlar da.
• Yani Erman Hocam anlayacağım bu adam sana doğruları söylemiyor. Haberin olsun.
Muhtarlık Kaldırılmalı!
🌑Türkiye’de 50.428 muhtar var.
🌑Bir muhtarın sadece aylık maaş maliyeti: 39.470 TL
🌑Yıllık yük: 23,9 milyar TL
Dijital çağda Vatandaş e-Devlet’ten işini hallediyor, vergiler muhtara maaş ve prim olarak ödeniyor!
▶️Kaldırmaz orası ayrı!
Terörist dediler, hırsız dediler, FETÖ’cü dediler… Tutmadı!
İftira listesi uzun ya… Şimdi de “dış mihrak” diyorlar.
Ben iki öğretmenin evladı, bir bahçıvanın torunuyum. Beni bu devlet parasız yatılı okuttu.
Devlet üniversitesinde okudum, askerliğimi Mavi Vatan’da uzun dönem yaptım. Ailesi Balkanlardan göç etmiş bir Balkan Türküyüm.
Devletin varlığının ne demek olduğunu Erdoğan’dan çok daha iyi bilirim.
Bize dış mihrak tarif edecek adamın da alnını karışlarım!