Hay mübarekler
İsrailli silah üreticisi Elbit Systems'in Almanya'daki tesisine baskın düzenleyerek oradaki ekipmanları imha ettiler. Elbit Systems'in silahları Gazze soykırımında kullanılmıştı.
Ulm5 olarak bilinen beş aktivist bu suçtan yargılanıyor. Mahkeme salonu alkışlarla yankılanıyor.
Filipinler'de yanardağ patladı: 54.000 kişi tahliye ediliyor | Euronews
2024/12/09/filipinlerde-yanardag-…Filipinler'in orta kesimindeki Kanlaon yanardağının Pazartesi günü patlaması sonucu gökyüzüne büyük bir kül bulutu yükselirken, hükümet çevre kasaba ve köylerde yaşayan binlerce kişinin tahliyesini emretti
KİMLER KİMLERLE BERABER???
Gölge CIA olarak bilinen düşünce kuruluşu görünümlü istihbarat şirketi Stratfor’un bazı belgeleri Wikileaks tarafından sızdırıldığında ögrenmiştik TR705 kod’ un kim olduğunu.
1980 öncesi, Diyarbakır’da, eşi ve çocuklarıyla Dilan Sinemasına giden bir subay, ailesinin gözleri önünde vurularak şehit edilmişti. Bu terör eylemini yaptığı iddia edilen kişi, TR705 kod’un abisi Vildan Saim Tanrıkulu’ydu. Olay sonrası İsviçre’ye kaçırılmış, 6 şubat 1993 tarihli resmi gazetede ise bakanlar kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılmıştı.
TR705 buralarda fink atarken abisi de Avrupa’daki PKK terör örgütü toplantılarında boy göstermeye devam ediyor.
Satıldın ey Türk milleti. Sana düşen hala Nenni nenni….
KORKUNÇ
Türkiye'de bir kadın, kendisine tecavüz eden adamla evlenmeye zorlandı. Adam daha sonra kadının 4 yaşındaki kızına da tecavüz etti ve mahkeme davayı düşürdü. Kadın, adalet talebiyle sokaklarda protesto gösterilerine başladı. Daha sonra kendisi ve kızı ölü bulundu!
Lütfen, “Altı Ok”u yakanızdan ve ambleminizden çıkarın!
Şeyh Sait’le, İkinci Cumhuriyetçilerle ve Tom Barrack’la kucaklaşın.
Ve partinizin adını değiştirin…
Mesela, “Osmanlı Millet Partisi” olsun.
-CIA Orta Doğu Direktörü Graham Fuller, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını taklit etmiş gibidir. 1990’da şunları söyler:
“Kemalizm bitti… Bu nedenle, kendisine entelektüel güven duyan Türkiye, İslam’ın günlük yaşamdaki yerini almasını yeniden düşünmelidir.”
Hedef, Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in olmadığı bir ümmet anlayışı…
-“Butlan vakası” sanıldığı gibi yalnızca koltuk ya da makam meselesi değil...
Önce federasyon, ardından parçalanmaya uzanan hüzünlü bir yolculuğun kilometre taşıdır…
Ve bu süreçte, Atatürk’ün vasiyeti, kendi evi kullanılarak çiğnenmektedir.
Biri Yahudi diğeri Hristiyan giyimli iki dilenci Kilise önünde dileniyormuş.
İnsanlar Yahudi dilenciye hiç para vermezken hatta Yahudi dilenciye inat Hristiyan dilenciye daha da fazla sadaka veriyormuş.
Olayı gözlemleyen birisi Yahudi dilenciye gidip, istersen Yahudi olduğunu bu kadar belli etme, bak Hristiyan dilenci ne kadar çok kazanıyor.
O sırada sohbeti dinleyen Hristiyan giyimli dilenci Yahudi dilenciye dönüp
-Şuna bak Moshe abi, bize işimizi öğretiyor.
Türkiye siyasetinin Moshe abisidir Kılıçdaroğlu.
Telegram'ın kurucusu ve CEO'su Pavel Durov her şeyi açıkça ortaya koyuyor: "Özgürlüklerimiz batıyor!" "Sözde demokratik hükümetler, sosyal ağları sansürlemek ve muhalifleri zulüm etmek için tüm numaraları kullanıyor!" "Avrupa Komisyonu, AB'deki herkesin sosyal medyaya giriş yapmak için kimlik göstermesini zorunlu kılmak istiyor!" "Çocukların korunması bahanedir; Kamusal söylemin kontrolü gerçek sebeptir! »
À voir et relayer ! (cf vidéo ⤵️)
Le fondateur et PDG de Telegram Pavel Durov balance absolument tout :
« Nos libertés sont en train de sombrer ! »
« Des gouvernements dits démocratiques sont en train d’utiliser toutes les astuces pour censurer les réseaux sociaux et persécuter les opposants ! »
« La Commission européenne veut forcer tout le monde dans l’UE à présenter une pièce d’identité pour se connecter aux réseaux sociaux ! »
« La protection des enfants est le prétexte ; le contrôle du discours public est la vraie raison ! »
Seçim mi dediniz?!
Seçmen sadece figüran mı?....
Fransız yetkililer, yürütülen soruşturma sonucunda İsrail merkezli Blackcore adlı kuruluşun dünyanın birçok ülkesindeki seçimlere müdahale ettiğini ortaya çıkardı.
Reuters’ın aktardığına göre, Blackcore’un faaliyetleri farklı bölgelerdeki seçim süreçlerini etkilemeye yönelik girişimleri içeriyor.
Fransız makamları, bulguların uluslararası düzeyde yankı uyandırdığını belirtti.
Ekrem İmamoğlu’nun CB adaylığı için imza veren, “Neden tutuklu?” diye soran, yazılar yazan, açıklamalar yapan kişi bugün kayyımın gölgesine sığınmış durumda. İnsan ister istemez soruyor: Bu keskin U dönüşünün sebebi ne? Hangi vaatler, hangi hesaplar bu değişimi getirdi?
Ama şaşırmıyoruz. Çünkü mesele fikir değil, duruş meselesi. Rüzgâr nereden eserse oraya savrulanlar, günü geldiğinde yine yön değiştirir. Karakter müsait…