Hükümet aynı anda 2 hukuksuz girişimde bulundu.
Belki de asıl hedef doğudur.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır Atanı,
Verme dünyaları alsanda bu cennet vatanı!
CHP yetersiz kaldı. Yıllar önce en ufak haksızlıkta sonuna kadar direnmeliydi.
https://t.co/ME4WadnLds
🔴 Cihat Yaycı ; Bize gelen bilgilere göre, bu rezaletin yaşandığı yer Türkiye Cumhuriyeti toprağı Ağrı ilinin Doğubeyazıt ilçesinde İshak Paşa yolu imiş.…
Burada ellerinde BARZANİSTAN paçavrası ile yürüyenler ise Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları…
❗️MİLLİ ÇÖZÜM SÜRECİ, YİNE OLDU ÇÖZÜLME SÜRECİ…
❓TÜRK BAYRAĞI YERİNE BARZANİ BAYRAKLARI SALLAYANLAR HAKKINDA VALİ BEY NE DÜŞÜNÜYOR ACABA?
🤲 Bunların gerçek olmaması, sadece bir kabus olup, uyanmak için dua ediyorum..
@AgriValilik
@lordsinov Türkiye'nin 2,5 cephede savaşmasını istiyorlar. Batıda Yunanistan, güneyde Kıbrıs ve güney doğuda İsrail. Aynı anda bu cephelerin hepsini açmayı hedefliyorlar. Sanırım Türkiye'nin son yüzyılın en zayıf, en kalitesiz dönemini yaşadığını düşünüyorlar ve cesaretliler.
@NaimBaburoglu@gazetesozcu Amerika’da
milyonlarca kisi tarafindan izlenen bir haber kanalinda Turkiye ile ilgili bir haber yapildi:
https://t.co/2ElCukJFdR
13 üründen yalnızca 2 tanesi EU ve 1 tanesi İspanya'da kurulu şirketlerden gönderilmiş görünüyor. Her mesaja yalnızca 4 resim ekleme hakkım olduğundan hepsini bu mesaja ekleyemedim. #temu#yasak
#TEMU kararına farklı açıdan bakabileceğiniz bir bilgi. ABD'de yaşıyorum. Temu'dan 13 adet balıkçılık ürünü aldım. 10 tanesi Türk şirketinden gönderilmiş gibi görünüyor:
1. Döviz girişi 💵
2. Türkiye'yi çok ürün satın alıyor gösterir 🛬
2. ABD vergi kuralları deliniyor⚖️
demek...
@CHPAlerts@Oakland I saw a girl she got off the BART train at Mac Arthur station a short while ago. She was look like Amarie in the picture. She had a backpack and another navy color cylindric bag. She was wearing a black tee.
Zamanın meşhur cemaati sonraların FETO’sunun önce düşünmeyi bırakmış insanlara ve sonrasında tüm ülkeye Türkan Saylan’ı kötülemiş, itibar ve hukuk suikasti düzenlemişti.
İnsanlığa ve Türkiye’ye büyük faydaları dokunan Prof. Türkan Saylan’ı özlemle anıyorum.
#TürkanSaylan
"Bu ülke bize saraydan sultandan miras kalmadı. Bu ülke, saraya sultana rağmen sokaktan cepheye uzanan bir milli (ulusal) direnişle kuruldu."
Türkiye'de ulusal direniş ve Türk Kurtuluş Savaşı, köylerden kentlere, sokaktan cepheye uzanan geniş bir sahada gerçekleşti.
Ulusal direniş SOKAKTA başladı.
15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgaline karşı çıkan, Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, 16 Mayıs sabahı, belediye binası önüne, sokakta, topladığı halka şöyle seslendi:
“Her ne pahasına olursa olsun Yunanlara karşı koymak gerekir... Hiçbir silahı olmayan bir Müslüman dahi yerden üç taş alarak düşmana atmaya mecburdur.”
İzmir'in işgalini kınayan direniş mitingleri sokakta yapıldı.
17 Mayıs 1919’da İstanbul Darülfünunu ’nun hocaları ve öğrencileri, üniversitede İzmir’in işgalini kınadılar.
19-22 Mayıs 1919’da İstanbul’da Fatih’te, Kadıköy’de, Üsküdar’da 30 bin ile 200 bin kişi arasında değişen yüksek katılımlarla direniş mitingleri düzenlendi. Fatih mitinginde kürsüye çıkan Halide Edip Hanım şöyle diyordu:
“Türk ve Müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. Memleketimiz paylaşılma tehlikesi karşısında... Yarın var, çocuklarımız var. Buradaki Türkler, Müslüman aleminin kalbidir. Siz düştüğünüz zaman birçok şeyler düşecektir...”
Hüseyin Ragıp Bey’in ağzından ise bir ara şu sözler döküldü:
“Biz kendi yurdumuzda hiçbir milletin bize hakim, bize efendi olmasına tahammül edemeyiz...”
Kadıköy mitinginde konuşan Münevver Saime Hanım, “Ben hürriyeti gasp edilmiş bir milletin kızı olarak istiklalime nasıl yürüyeceğimi söyleyeceğim” dedikten sonra sözlerini şöyle bitirdi:
“Efendiler! Az söylemek, çok iş görmek zamanı gelmiştir. Biz yalnız ağlıyoruz. Ağlamakla kazanılacak hak, hıçkırıklarımızı işitecek kalp yoktur. Teşkilat yapmak... Nihayet işe başlamak lazımdır."
İstanbul Saray Hükümeti, sokaklardaki bu direniş mitinglerini yasakladı.
Mustafa Kemal (Atatürk), 19 Mayıs 1919'da Anadolu'ya geçip ulusal direnişi örgütlemeye başladığında halkı sokağa çağırdı. Havza Genelgesi'nde, ülke genelinde mitingler yapılarak işgalin protesto edilmesini istedi. Mustafa Kemal Paşa’nın isteği üzerine halk sokaklara çıktı ve her yerde işgale karşı direniş toplantıları yapılmaya başlandı. Bazı yerlerde işgalciler tarafından engellemelere rağmen, Türk halkı Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye cemiyetlerinin yönlendirmeleriyle 29-31 Mayıs 1919 tarihleri arasında ülkenin pek çok yerinde sokaklarda işgalleri protesto mitingleri gerçekleştirildi.
Mustafa Kemal Paşa da Havza'da, 30 Mayıs ve 3 Haziran 1919'da büyük iki direniş mitingi düzenledi.
Harbiye Nezareti'nin "mitinglerin yasaklaması" isteğine Mustafa Kemal Paşa, 3 Haziran 1919'da şu cevabı verdi: "Milletin heyecanını ve tezahürat-ı milliyeyi (millî gösterileri) men ve tevkif için (durdurmak için) hiç kimsede kudret ve takat göremem."
Ulusal direniş sokakta başladı. Kuvayı Milliyeciler, İzmit'te, Eskişehir'de, Urfa, Antep, Maraş'ta, Karadeniz'de, Doğu Anadolu'da, Marmara'da emperyalizme, yerli ve yabancı işbirlikçilerine karşı sokaklarda da mücadele ettiler.
Kuvayı Milliye ve Müdafaai Hukuk hareketi sarayda organize edilmedi. Hatta,"Sokağa çıkmayın, işgale direnmeyin!" diyen sarayın Nasihat Heyetlerine, Hilafet Ordularına, idam fermanlarına, ihanet fetvalarına rağmen Türk milleti sokak sokak mahalle mahalle örgütlendi, Müdafaai Hukuk Cemiyetleri kuruldu. Örneğin, İzmir Reddi İlhak Cemiyeti, İzmir'in işgal edileceğini öğrendiğinde toplanıp bir bildiri yayınladı. Buna göre İzmir halkının işgale karşı olduğunu göstermek için Maşatlık’ta (Yahudi mezarlığı) bir miting düzenlenecekti. Çağrı yapıldı ve halk Maşatlık'ta toplandı. İşgale karşı sokak sokak mahalle mahalle yerel direnişler başladı. Mustafa Kemal (Atatürk) Anadolu'ya geçtikten sonra bu yerel direnişleri örgütleyip Ulusal Direniş haline getirdi.
Sonuç olarak bu ülke, kadın-erkek, genç-yaşlı bu ulusun (Türk milletinin) sokaktan cepheye ortak mücadelesi ile kuruldu.
Bugün Silivri Cezaevi'nde rehin tutuluşumun 92. günü...
Bugün İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği üye ve yöneticileri Silivri Cezaevi önündeki Zafer Otağı'na gelerek bana, Sayın Ekrem İmamoğlu'na ve tutuklu gençlere uygulanan hukuksuzluğa karşı basın açıklaması yaptılar.
Adalete sahip çıkan Kadın Kuruluşları Birliği Yöneticileri E. Devlet Bakanı Av. Önay Alpago, Prof. Dr. Necla Arat, Av. Aydeniz Alisbah Tuskan başta olmak üzere tüm İKKB üyelerine, yine bugün beni ve tutuklu muhalifleri yalnız bırakmayan Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz'a, bugün ziyaretime gelen Genel Başkan Yardımcımız Av. Özcan Pehlivanoğlu ve Suzan Küçüksaraç'a, 92 gündür Silivri Otağı'nda bulunan tüm Zafer Partisi mensuplarına teşekkür ediyorum.
@zaferpartisi@AliSehirlioglu
Görüntüler depremin vurduğu Hatay’dan, bugüne ait…
Samandağ Mağaracık’ta “acele kamulaştırma” kararı ile köy sakinlerinin tapulu arazilerine el konuluyor. İnsanlar narenciyelerine, zeytin ağaçlarına, suyuna toprağına sahip çıkmak için kepçelerin önlerine yatıyorlar.
Jandarma genç yaşlı demeden müdahale ediyor; fenalaşanlar, baygınlık geçirenler, yaralananlar, hastaneye kaldırılanlar var.
Depremin üzerinden 800 gün geçmesine rağmen Hataylıların çilesi de mücadelesi de bitmiş değil.
Video: @gulnursaydam