Bazı şeyler uzakta, kendi renginde ve varoldukları şekilde kalmalı. Her şeyi kendimize ait kılmak zorunda değiliz. Çünkü bazen onlara yaklaştıkça anlamını ve doğasını kaybedebiliyor
Üç buçuk evlilik hayatımda size vereceğim tek tavsiye evliliği kolay kılın ve kenara geçip rabbimin yuvanıza indirdiği bereketi boğazı izler gibi izleyin
Neşe, hüzün, beklenti, hayal kırıklığı, sevinç, aşk, özlem ve daha birçok duygu ile harmanlanmış onlarca tivit atmışım yeni gelişmelerle devam edeceğim
İnsanların kendi sergiledikleri davranışın katiyen doğru olduğunu savunurken bir başkasının davranışlarını eleştirip sonrasında da eleştirdiği şeylere evrildiklerini görmek gülümsetiyor :)
yanımda sevdiğim biri varsa yollar hep ışık dolu oluyor. ona güvenmek kalbimi kuşatıyor. nereye gideceğimize, hangi otobüse bineceğimize, nerede ineceğimize bakmıyorum mesela. o yanımda, ben ona yaslanınca bütün şüphelerden emin oluyorum.
çok uzun zamandır umduğum fakat artık bana faydası olmadığını fark ettiğim her şeyi yolumdan uzaklaştırıyorum, tutunduğum dalı kesiyorum bir nevi, çünkü insan bir şeye çok bağlanınca, bağlandıkları ayağına dolanıyor, beni sızlatan kendi umudum bile olsa uğurlamayı öğrendim
insan doğru kişiyle karşılaşınca kurulu bir düzene varmış gibi hissediyor; çocukluğuna dönmüş, hep aradığını bulmuş gibi.. sanki bunca zaman zaten berabermiş gibi ama hasretini de çekmiş gibi ..
Güvenini, özen ve emeğini her seferinde boşa çıkaran şeyleri kendi haline bırakman gerektiğini anladığında o ana kadar fark etmediğin, fark ettiysen de kayıtsız kaldığın bir değeri görürsün: Meğer dersin, burada ihmal ettiğim bir şeyler varmış…
Bazen neyi istemişsen burada olmaz, neyi dilemişsen aksi olur, neyi sevdiysen uzağında kalır. Hayatın böyle bir zaman dilimi vardır, ne yaptıysam olmadı, elimi neye attıysam kurudu dediğin bir zaman dilimi, bu da her şey gibi geçip gider, hatırlayacağın bir ân olarak kalır.