Söyleyecek söz yok, her defasında umutlanıp, umudunu yitirmenin tarifi de yok !
Anlayamıyorum !!!
Aklım, kalbim yetmiyor!!!
İnsanlar, sevdiklerinin i-canlarının bağıra bağıra öldüğünü dinledi, yine de oy aldı.!!! Asıl sözün bittiği yer budur!
CHP İstanbul İl Bşk. @Canan_Kaftanci , Ekrem İmamoğlu'nun 805 bin oy farkla kazandığı seçimde sandık güvenliğini büyük başarıyla sağlamıştı.
Millet İttifakı ülke genelinde sandık güvenliğini sağlama sorumluluğunu -vakit geçirmeden- engin deneyime sahip olan Canan Hanıma vermeli.
Partilerin listeleri felaket...Öyle isimler var ki, insan "biz neden bu isimleri hala milletvekili seciyoruz yahu?" diye sormadan edemiyor. Eli gitmiyor insanın. Değişim şart. O yüzden yutkunuyor herkes ama olmuyor. Bu ülkenin düzelmesi için çoook uzun bir yol var malesef.
Akp diyanetine bu yılın ilk Ramazan sorusu benden… Askıda ekmekle iftar yapabilen asgari ücretlinin, sahur için ucuz kıyma kuyruğunda bekleşen emeklinin, hava kararınca pazarda çıkma sebze toplayan işsizin kul hakkını yemek, orucu bozar mı?
Çok çok seveniniz var, şahane kişiliğinizi kaldıramadıkların yaşattıkları... ama elbet onlar da yaşayacaklar. (!)
Üzülmeyin. Biz çok seviyoruz sizi. İyi ki varsınız 🙏
@yilmazsozcu
Sözcü gazetesinde buraya kadar… Uğruna mücadele ettiğimiz insanlar tarafından taşlanmayı göze alarak, kalemin namusunu savunmak için elimden geleni yaptım, kariyerimi ortaya koyarak doğru bildiğimi dosdoğru anlattım, anlatmayı beceremediğimi hayat mutlaka anlatacak, hoşçakalın.
Evet hadi bakalım. Bu curcuna bittiyse, ülkemizin gercek gündemine DEPREM ve DEPREMZEDELERE geri dönelim. Acilen yaraları sarılması gereken yüzbinlerce insan var.
Sevgili madenciler hakkınız ödenmez. Kendi canını düşünmeden tehlikeye atan, gönüllülük esasına dayalı şekilde (bazılarının "yıllık iznini" kullandığı söyleniyor) her zaman “yardım” çığlığına koşan muhteşem insanlarsınız. Arama kurtarma faaliyetlerine katılan herkese minnettarız.
Yanlışlığı şöyle açıklamak istiyorum, yoksa içimde kalacak: DEV yanlışımız; sevdiğimiz kişinin, tuttuğumuz takımın, desteklediğimiz yöneticinin, dahil olduğumuz zümrenin "de" hata yapabileceğini kabul etmemek. Kabul etmenin vereceği yenilgi hissine, insanlığımızı kurban etmek.