Güven konusunda söylediklerine %100 katılmakla beraber, ne zaman kendisini dinleyecek olsam karşısındakine olan üsttenci tavrı nedeniyle rahatsız olup yarıda bıraktım. Öldükten sonra hakkında bazı yazılanları okuyunca da haklılık payım olduğunu anladım. Yine de rahmet olsun.
İonna Kuçuradi’nin sadece güven üzerine söylediği üç beş kelam bile 7-8 terapi seansına bedeldi benim için. Hayatın inceliklerinin, değerlerin altını çizme biçimi, insan olmaya dair çok şey anlatıyordu. Kıymetli bir düşünür ayrıldı aramızdan. Tüm yakınlarına sabır dilerim.
Kırılmış patisini kaldırıp küçücük haliyle korkmuş, çaresiz, yapayalnız başına türlü türlü işkencelere maruz kalan ve ağır cinsel istismara uğrayan Miniği SAKIN UNUTMAYIN
Lütfen Miniği UNUTMAYIN
Biz onun duyulmayan sesi olacağız o yüzden LÜTFEN
MİNİĞİ UNUTMA
#minikiçinadalet
Takvimler 1994’ü gösteriyor. Tarkan henüz yolun başında 22 yaşında, Aydan Şener Tarkan’ı evinden alıyor ve stüdyosunda röportaj yapıyor.. Tarkan nasıl da toy ve heyecanlı, samimi ve doğal bir sohbet.
MİNİĞİ UNUTMA Bugün 33 gün oldu. İki mamayla kandırıp süt kokulu pespembe ağzından işkence üstüne işkence yapıp kan kusturdular hayatını soldurup yok ettiler. Bu döl israfı canilerin aynı acı, çaresizlik, korkuyu yaşamaları temennisiyle🤲 Beni alıntıla ve devam ettir.
Şu çocuğu bi salın ya kalabalığa girince daha çok stres altında hissediyo her halinden belli. 90’lardaki parodilere konu olan ilk yardım müdahalelerine benziyo yaptıklarınız.
Atatürk ingilizlerle taşak geçiyor
İngilizler, Türklere karşı mücadele için Ermenilere 40.000 silah ve mühimmat göndermiş, Gümrü antlaşması ile bunlara el konmuştu. Atatürk derhal İngilizlere alaycı bir mektup yazar:
“Ermenilere verdiğiniz 40 bin mühimmat için teşekkür ederiz, hepsini teslim aldık.”
Bu fotoğrafta gördüğünüz kedi evleri, Akasya Acıbadem yönetimi tarafından alınan karar doğrultusunda belirlenen bölgelere yerleştirilmiş mama istasyonlarıdır. Bütün bakım ve temizlikleri yönetim tarafından üstlenilmektedir.
Ülkemizin sembolü haline gelen ve global basında da milyonlarca yabancı turistin paylaştığı kedilerimiz, onları sevmeyen birkaç blok temsilcisi yüzünden evleri yıkılarak dışarı atıldı.
Şuan kediler yağmurun altında blokların girişine sığınır şekilde aç susuz duruyor.
Çünkü blok yöneticilerinin sayı fazlalığından dolayı aldığı oy kararları ile mama verene 5.000 TL ceza kesilmesi kararlaştırıldı. Artık kimse ne su ne de mama verebiliyor.
Bu kedilerin hepsi kısırlaştırılmıştır. Tedavileri dahil her türlü ihtiyaçları hayvansever grubu tarafından karşılanmakta ve sahiplendirmeleri de yapılmaktadır.
Buna rağmen o birkaç kişi, kimseye haber vermeden aldıkları karar ve uyguladıkları zorbalıklarla kedi evlerinin hepsini çöpe attı ve hayvanları bu soğuk kış aylarında ölüme terk etti.
Ve bu durum Akasya AVM AKİŞ Yönetimi tarafından uygulanmış. AVM'yi yöneten Raif Dinçkök, bu durumdan haberiniz var mı? Muhtemelen yoktur.
Her yere inşaat yaptınız, bu evcil hayvanları bir yere sığdıramıyorsunuz, bakmıyorsunuz ve onların yaşam alanlarını işgal ediyorsunuz. Yakışıyor mu size, umarım bu hatadan çabucak dönülür.
Çok yerinde çünkü İstiklal’daki en sevdiğim bina ☺️
“Hangi İstanbul binasısın?” testinde Botter Apartmanı çıktım (%90 uyum). Art Nouveau. Yıllarca unutuldun, sonunda hatırlandın.
Kişilik profilim: Dobra Kâşif.
Sen hangi binasın? @Bujgan
https://t.co/ZlrWpluI77