Deniz Göktaş'tan, Kemal Kılıçdaroğlu ile arasında geçen diyalogla ilgili açıklama:
"Sulh Cezaya çıkmadan önce emrivaki bir şekilde görüştük. Geçmiş olsun dedi, teşekkür ettim. Bir ihtiyacım olup olmadığını sordu, yok dedim. Aslında kendisiyle görüşmek istemediğimi söyledim. ‘Madem geldiniz, milyonlarca gencin bir ricası var; lütfen CHP'yi salın’ dedim. Ben bunu söyledikten sonra başını salladı, sonra da gitti. 2023'te Cumhurbaşkanlığı için oy verdiğim insan, 2026'da yüz yüze nezaketsizlik yapmak zorunda kaldığım ilk insan oldu. Avukatımın söyledikleri doğrudur"
https://t.co/Oe82GKtfzf
Ne güzel…
Önce Twitter’daki bütün paylaşımlarını siler sonra da hesabını kapatır! Film çekimleri biter bitmez geri döner; fragmanlar, reklamlar, şakalar, kahkahalar… Sonra da o meşhur alt perdeden, sözde empatik sesiyle birkaç cümle kurar, “neydi o çocuğun adı Deniz miydi.. Severim ben Deniz’i yanlış yaptılar çocuğa.. Ama çocuk da yanlış yapmış” (burda gülüyor) ….
Bakın kimse Cem Yılmaz’dan adliye önünde pankart açmasını, miting meydanlarında slogan atmasını beklemiyor! Beklenen tek şey, mesleğini yaptığı için hedef alınan bir meslektaşına iki cümleyle sahip çıkmasıydı.. Ama belli ki keyfini kaçırmaya değmiyor! Bu toplumun sevgisiyle, ilgisiyle milyon dolarlar kazanacaksın, bütün itibarını bu ülkeden devşireceksin, ama memleketin en temel meselelerinde tek kelime etmeyeceksin! Madem hayat tercihin “apolitik” kalmak, yarın bir gün yaptığın bir şaka yüzünden seni de hedef aldıklarında kimseden yardım beklemeyeceksin! Bu ülkede Müjdat Gezen, Ferhan Şensoy, Levent Kırca, Tarık Akan, Selda Bağcan, Edip Akbayram, Cahit Berkay, Kadir İnanır gibi sanatçılar, bedel ödemeyi göze alarak yaşadılar! Müjdat Gezen hala Silivri’de genç insanların davalarını takip ediyor! Sen ise meslektaşının mesleğini yaptığı için yaşadığı hukuki sürece dair iki cümle kurmaktan bile imtina ediyorsun!
Neden?
Çünkü korkaksın! Çünkü omurgasızsın! Bu omurgasız terimini de kötü algılama, hani solucan, sülük, asalak gibi demek istiyorum! Sadece sen değil; başta Yılmaz Erdogan, Ata Demirer, Şahan Gökbakar, Okan Bayülgen, Beyazıt Öztürk, Hasan Can Kaya…. hepiniz cidden beş para etmeyen, gencecik bi meslektaşlarına destek olmaktan aciz rezalet insanlarsınız!
Nabzım sinirim fırladı. Böyle pişkinlik böyle onursuzluk olmaz. Üç gündür ruh hastası gibi obsesif gibi peşine düşmüşler çocuğun, önce Deniz reddediyor, sonra ailesine ulaşıyorlar, aile reddediyor, sonra adliyede savcı oluruyla zorla görüşüyorlar. Ne biçim insanlarsınız siz ya?
Siz ne utanmaz insanlarsınız? Şunları yaşayan bir insandan PR çalışması yapmaya çalışacak kadar sefilsiniz. Üstelik @idgoktas cevabını da yüzüne karşı vermiş. Onu bile inkar edecek kadar yalancısınız. Zübükler ordusu…
#TurkeyWatch🇹🇷: Today, Turkish comedian Deniz Göktaş was arrested for insulting President Erdoğan. He was immediately marched into court.
ERDOĞAN'S TURKEY = NO FREEDOM OF SPEECH = NO PROBLEM.
ASELSAN, Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD’nin ambargolarına karşı, Türk milletinin bağışları ile kurulmuştur.
ABD’li bir şirkete satmak!
Bence vatanı satmakla eş değerdir.
Turkey arrested a stand-up comedian on charges that his jokes insulted President Recep Tayyip Erdogan and incited the public to hatred of religion https://t.co/2XzuDx3xmx
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
Koskoca yargının uğraştığı şeye bak; komedyen şakası. Aynı yargı daha geçen gün 6 yaşındaki kızını evlendiren tarikatçıyı serbest bıraktı, kahraman gibi karşılandı herif. Milleti dinden soğutan kim acaba? Yine aynı yargı bir gecede 50 bin mahkumu şak diye dışarı saldı. Aynı yargı Kemalistler P..tir diyen ucubeye dokunmadı bile.
Şakadan alınan incinen varsa eleştirirsin kınarsın, gitmezsin, bilet almazsın, gülmezsin. Çocuk zaten her gösteriden sonra geri bildirim kutusu açıyor sosyal medyasında, neyi sevmediniz diyor. Eleştirin beni diyor. Şak diye tatilden dönüp geliyor ifade vermeye. Hemen kodese tıkmak neyin kafası yahu ne yaşıyorsunuz siz? Bu günler için mi saldınız onbinlerce mahkumu bir gecede? Komedyene, gazeteciye, seçilmişlere, muhaliflere yer açmak için mi?
Gencecik bir komedyen Deniz Göktaş…
Kimseyi öldürmedi, saldırmadı, hırsızlık yapmadı, milletin hakkını yemedi.
Ak Parti’nin kara düzeninde bir gösteri yaptı diye hakkında soruşturma açıldı. Ama kaçmayıp ülkesine dönen Deniz, bugün “kaçma şüphesiyle” tutuklandı.
Karşımızda, kendinden olmayana nefretle muamele eden bir rejim var. Halkın rızasından vazgeçmişler, dünyadaki tüm otoriterlerin yaptığı gibi zorbalıkla milleti sindirmeye çalışıyorlar.
Millette huzur da refah da bırakmadılar.
Deniz, bu kara düzenin mağdurlarından sadece biridir.
Ama artık bir dönüm noktasındayız.
Ya bu kara düzene kul olacağız ya da hep beraber Atatürk’ten miras Cumhuriyetimizin kazanımlarını savunacağız.
“Neşemizi çalamayacaklar” Deniz…
Ya otokrasi ya demokrasi!