15 Temmuz gecesi, sözde “darbe girişiminin merkezi” olarak gösterilen Beştepe Jandarma Karargâhı’nda gerçekte neler yaşandı?
Emniyet Müdürü Turgut Aslan’a yönelik suikast girişimi, nasıl oldu da masum insanlara işkenceyle “itiraf” ettirilmek istendi?
O gece hayatını kaybeden asker ve sivillerin üzerinden çıkan mermiler kime aitti?
Yargı süreçlerinde mahkemeler hangi yöntemlerle baskı altına alındı?
🎥Karanlıkta kalan gerçeklere ışık tutan çarpıcı bir yapım:
BEŞTEPE, 6️⃣ Temmuz’da yayında.
@MANSURTURGUT Yani madem bunların düşmanlıklarını adınız kadar iyi biliyordunuz, niye bu kadar masumu bu aşağılık siyasi islamcılarının arkalarından sürüklediniz? Kapı kapı oy toplattınınız? Çarşaf çarşaf listelerinizle mv.lerine, il başkanlarına brifing verdiniz? Yapmayın gözünüzü seveyim😔
FETHULLAH GÜLEN HOCAEFENDİ’NİN SON GÜNÜ…
Fethullah Gülen Hocaefendi çarşamba günü hastaneye yatırılıyor. Hastane ortamlarını sevmediğinden perşembe günü hastaneden çıkmak istiyor. Normalde işlemler gayet iyi ilerliyor, hatta yanındakiler Hocaefendi’nin hastaneden çıkınca yeniden sohbetlerine başlayacağını düşünüyor.
Ancak vefat edeceği pazar günün sabahında enteresan bir olay gerçekleşiyor. Hocaefendi, hastane odasında beyaz saçları ve sakalları olan bir doktora yaşını soruyor. Doktor çok genç, ama saçları erken beyazlamış. Doktor yaşını söylüyor. Sonra yanında bulunan Cevdet Türkyolu’na dönüyor. Cevdet Bey yaşını söylüyor. Sonra Hocaefendi şöyle devam ediyor:
“Ben 86 yaşındayım. Allah bana da bu kadar ömür verdi…” Sonra hastalıkların verdiği beden yorgunluğundan bahsediyor: “Ama sizlerle olmaktan çok bahtiyarım” diyor.
Öğlen vakti, Hocaefendi bir ilaç istiyor. Bu ilaç biraz geç gelince, “Bu ilacın hazırlanması bu kadar uzun mu sürer” diye latife yapıyor.
Aynı günün akşamında Hocaefendi biraz gezdirilmek üzere hastane odasından çıkarılıyor. Dışarıda rahatsızlanınca hemen odaya getiriliyor ve yatağa yatırılıyor. İki defa kalp masajı yapılıyor, yaklaşık 10 kişilik bir tıbbi ekip müdahale ediyor. Ancak netice alınamıyor.
Son zamanlarda Hocaefendi daha sık hastaneye gidiyordu. Son gidişi dahil; yerli ve yabancı çok güçlü ve ehil bir doktor ekibinin gözetiminde idi. Önemli bir kısmını tanıyorum. Ne kadar manidardır ki, Hocaefendi’nin yerli tıbbi ekibinin başında bir kadın doktor vardı. Daha 1966’da İzmir’e gitmeden Edirne’de iken kadınlara da vaaz vermeye başlayan ve hayatı boyunca kız çocuklarının okumasına ayrıca önem veren Hocaefendi’ye ne kadar yakışan bir tavır…
Cevdet Bey ve Hocaefendi’nin hizmetinde bulunan talebeleri de bu vazifelerini müstesna bir şekilde icra ettiler. Hususiyle yıllardır Hocaefendi’nin gölgesi gibi hizmetinde bulunan Cevdet Bey ve son yıllardaki büyük fedakârlığı ile Muhammed Yeşilyurt… Hocaefendi vefatından bir gün önce talebesi Muhammed’in son yıllardaki hizmetini hayırla yad ediyor. Bir kaç defa; “Bu dairede herkes ile helalleştim; Cevdet hariç…” diyor.
Bu vesileyle çok yakın bir zamanda ögrendiğim bir hususu sizinle paylaşmak istiyorum. Birkaç yıl önce Hocaefendi, Hizmet’in istişare heyetinde bulunan kişileri davet ediyor ve onlara şöyle diyor: “Cevdet size bir şey anlatacak.”
Cevdet Bey, karşıdaki ekrana yansıtarak, malvarlığı ile alakalı tek tek açıklama yapıyor. Sonunda Hocaefendi, “Arkadaşlar, işte Cevdet bu… Şimdi herkes istediği soruyu sorsun…” diyor. O gün herkes için bu mesele orada, Hocaefendi’nin huzurunda kapanmış oluyor.
Çok iyi hatırlıyorum. Bir gün Hocaefendi salonda otururken şöyle dedi: “Arkadaşlar arasında vifak ve ittifak (birlik ve beraberlik) olmadığına dair bir şey duyunca bu beni çok yaralıyor…” O günkü büyük üzüntüsünü müşahede etmiştim.
Eğer Fethullah Gülen Hocaefendi’nin yazılı bir vasiyeti olsaydı, zannediyorum en başa bunu koyardı.
Bana Hocaefendi’yi iki kelime ile tarif et derseniz, “O, bir şefkat ve merhamet insanı idi” derim. Hocaefendi çok affedici idi. Bugün kampta Cuma hutbesinde ifade edildiği gibi, “Bu dünya darılma dünyası değil, dayanma dünyasıdır” diyordu.
Dargınlık ve kırgınlıkların hemen telafi edilmesini isterdi. Zannediyorum Hocaefendi’nin hatırasına en büyük saygı, bu prensibin icra edilmesi olacak.
Hiçbir dargınlık ve kırgınlığın Hocaefendi’nin hatırasından ve Hizmet düşüncesinden daha önemli olduğunu düşünmüyorum.
İnsanlar farklı fıtratlarda yaratılmıştır, ama herkes Hizmet düşüncesini en öne alınca, istişare ile halledilmeyecek bir mesele kalmıyor. Son zamanlarda, Hizmet dairesi içindeki bütün müşahedem de bu istikamettedir. Endişeniz olmasın.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciun. Rabbim mekânını cennet eylesin. Geride boynu bükük kalan bizlere de emanetine en iyi şekilde sahip çıkmayı nasip eylesin.
#FethullahGüleneVeda
Tarih bir gün gelecek, kim haklı, kim haksız ortaya çıkacak. Ama bugün küfredenler, o gün geldiğinde yine bugünkü hırsızlara ilk taşı atan olacaklar.
#FethullahGüleneVeda
Ağzı salya akıtanlara bakmayın. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Dünyanın her tarafından taziye mesajı yağıyor. Bu kadar insan aynî yanlışta hemfikir olamaz
#FethullahGüleneVeda
@yazserap01 Lütfen hakaret olarak algılamayın, ama lüzumsuz bir soru...Sadece Antalya havalimanı ihalesinden 1Milyar dolar rüşvet alan babası ona para harcatır mı?
https://t.co/Tr5AJCiUi3